Ağlarım
Âşık Kerem, sevgilinin uzaklığı karşısında çaresizliğini dört dörtlük boyunca ağlama nakaratıyla büyütür. Ayrılık acısı, Hakk'ın divanından kıyamete ve kefene uzanan güçlü bir ölüm imgesiyle kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ala gözlerine kurban olduğum,
Hep senin derdinden yanar ağlarım.
Kime arzedeyim garip halimi,
Ellerin yanında görür ağlarım.
1Ela gözlerine kurban olduğum sevgili,
2Hep senin derdinle yanar, ağlarım.
3Garip hâlimi kime anlatayım?
4Başkalarının yanında seni görür, ağlarım.
- 2
Benden kaçar sevdiğim, gayrden kaçmaz,
Dahi pek küçüktür, aşıkın bilmez.
Yalvarsam Mevla'ya dileğim geçmez,
Yüzümü yerlere sürer ağlarım.
1Sevdiğim benden kaçar, başkasından kaçmaz.
2Daha çok gençtir; âşığın hâlini anlamaz.
3Mevlâ'ya yalvarsam da dileğim kabul olmaz.
4Yüzümü yerlere sürer, ağlarım.
Sevgilinin âşıktan kaçıp başkasından kaçmaması karşılıksız aşkı keskinleştirir. Yaşının küçüklüğü anlayışsızlığa gerekçe edilir; dua da sonuç vermeyince yere yüz sürmek hem yalvarışın hem çaresizliğin bedensel işareti olur.
- 3
Yine düşt'ayrılık vücut şehrine,
Yürek mi dayanır dilber cevrine.
Sürülünce insan yerine,
Hak'kın divanına durur ağlarım.
1Ayrılık yine beden ülkesine düştü.
2Gönül sevgilinin eziyetine nasıl dayansın?
3İnsanlar mahşer yerine toplandığında,
4Hakk'ın divanında durup ağlarım.
Ayrılık, vücudu ele geçiren bir felaket gibi “şehir” imgesiyle anlatılır. Sevgilinin cefasına dayanamayan gönül, acısını dünya sınırından çıkarıp mahşere taşır; Hakk'ın divanında ağlamak son ve en yüce başvuru makamıdır.
- 4
Kerem der bu firkatla yanarsam,
Tükenir ömrümüz bir gün ölürsem.
Bu hasretle kıyamete kalırsam,
Kefenim boynuma sarar ağlarım.
1Kerem der ki: Bu ayrılıkla yanarsam,
2Ömrümüz tükenip bir gün ölürsem,
3Bu hasretle kıyamete kadar kalırsam,
4Kefenim boynuma sarılıyken ağlarım.
Mahlaslı kapanış ayrılığı ölüm ve kıyamet zamanına kadar genişletir. Kaynak son dizedeki özne-yüklem ilişkisini açık bırakır; modern karşılık bu belirsizliği kesin hükme çevirmeden kefenin boyunda sarılı olduğu sahneyi ve süren ağlayışı korur.
Metnin kaynağı
Sabit revizyonun eser sahibi alanı Aşık Kerem'dir ve son dörtlük Kerem mahlasını taşır. Halk hikâyesi geleneğinin aktarım niteliği nedeniyle bu bağ, tarihsel otograf iddiası değil kaynak-atıflı geleneksel kimlik olarak sunulur.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak oldid 142109'daki 16 dize kaynak yazımıyla korundu. Hatalı açılış etiketi gövdeye alınmadı; dört dörtlüklük tam sınır, baştan sona aynı şiiri veren bağımsız PDF tanığıyla doğrulandı. İkinci tanık yalnız sınır kontrolünde kullanıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dörtlük, doğrudan sevgiliye seslenirken yanma ve ağlama fiillerini aynı acıda birleştirir. Garip hâlini anlatacak kimse bulamayan âşık, sevgiliyi başkalarının yanında gördüğünde kıskançlıkla yalnızlığını birlikte yaşar.