Muhammed Ali postunda oturan
Ballı Baba, dört kapı ile kırk makamı öğrenmenin mürşidi bulmakla başladığını söyler. Şehir, pazar, bina ve duvar imgeleri yolun düzenini kurarken Ali ile Hacı Bektaş Veli bu manevi yapının merkezine yerleşir; kapanış insanın Hakk'ı kendi varlığında aramasını ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
oturan
Dört kapuyu kırk bilmeli
1Muhammed ile Ali'nin yolunda yer alan kişi,
2dört kapıyı ve kırk makamı bilmelidir.
- 2
’ye deyen
Evvel farzdır bulmalı
1‘Muhammed ile Ali'nin yolunu istiyorum’ diyen,
2önce mürşidini bulmalıdır.
Şair, sözle ‘talibim’ demenin tek başına yetmediğini belirtir; ilk görev kişinin kendisine yol gösterecek mürşidi bulmasıdır. Böylece istek, somut bir rehberlik ilişkisine dönüştürülür.
- 3
Bir bina yap dört duvarın üstüne
Bir selâm ver dört kapunun dostuna
1Dört duvarın üstüne bir yapı kur.
2Dört kapının dostlarına bir selam ver.
Dört duvarlı bina, yolun dengeli ve eksiksiz yapısını temsil eder; kapıların dostlarına verilen selam da bu yapının insan topluluğuyla kurulduğunu gösterir. İmge, öğreti ile görgüyü bir araya getirir.
- 4
Üç sünnetin, yedi farzın aslı ne
Gizli gizli bu sırlara ermeli
1Üç sünnet ile yedi farzın özü nedir?
2Bu gizli sırlara adım adım erişmelidir.
Üç sünnet ve yedi farzın ‘aslı’ sorularak ezberin ötesine geçilir. İkinci dize, bu sayıların ardındaki sırrın açık bir iddia ile değil, içten ve aşamalı kavrayışla öğrenileceğini söyler.
- 5
bul da müşkülün ara
Gene mürşidinden bulunur çare
1Mürşidini bul ve güç sorununun cevabını ara.
2Çare yine mürşidinde bulunur.
Müşkülün çözümü dışarıda rastgele aranmaz; soruyu doğru biçimde kurmak da cevabı bulmak da mürşitle ilişkilidir. İki dize, rehberin hem sorgulamayı başlatan hem çıkış yolu gösteren işlevini pekiştirir.
- 6
Kavuşturur seni ol şara
Ol şardaki pazarbaşın bulmalı
1Mürşit seni o şehre ulaştırır.
2O şehirde pazarın başındaki kişiyi bulmalısın.
Mürşidin ulaştırdığı ‘şehir’, manevi düzenin bütünlüğünü simgeler. Pazarbaşı ise bu düzenin merkezindeki yetkiyi gösterir; yolcuya sadece şehre varmak değil, doğru kişiyi tanımak görevi verilir.
- 7
Ol şardaki pazarbaşı ’dir
Orda açılan mahabbet gülüdür
1O şehirde pazarın başındaki kişi Ali'dir.
2Orada açan çiçek muhabbet gülüdür.
Önceki birimde aranan pazarbaşının Ali olduğu burada açıklanır. Muhabbet gülü, Ali merkezli yolun kuru bir hiyerarşi değil, sevgiyle açılan canlı bir bağ olduğunu görünür kılar.
- 8
Bu yolun evveli Bektaş Veli’dir
İsteyenin muradını vermeli
1Bu yolun başlangıcında Hacı Bektaş Veli vardır.
2O, isteyenin dileğini vermelidir.
Hacı Bektaş Veli yolun başlangıç otoritesi olarak anılır; ardından dilek veren kişi konumuna yerleştirilir. Birim, tarihî silsileyi talibin kişisel muradıyla doğrudan ilişkilendirir.
- 9
Hiç bina gördün mü duvarı üçlü
Nice sırlar vardır sırlardan içli
1Hiç üç duvarlı bir yapı gördün mü?
2Sırların içinde daha derin nice sır vardır.
Üç duvarlı bina sorusu, eksik temelin ayakta kalamayacağını sezdiren somut bir karşılaştırmadır. Derin sırların anılması, görünür yapının ardında katmanlı bir öğretinin bulunduğunu bildirir.
- 10
Cihanda var mıdır Ballı'dan suçlu
Herkes vücudunda Hak’kı bulmalı
1Dünyada Ballı'dan daha suçlu biri var mıdır?
2Herkes Hakk'ı kendi varlığında bulmalıdır.
Ballı Baba kendisini suçluların en büyüğü gibi göstererek alçak gönüllü bir öz eleştiri yapar. Son dize çözümü dışarıdaki bir makamda değil, insanın kendi varlığında Hakk'ı bulmasında gösterir.
Metnin kaynağı
balli-baba bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Muhammed Ali postunda oturan kaydıdır. 20 özgün dize ve 10 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ben âşıkım deyu da’vâ kılarsınKâtib · Nefes→
Açılış, Muhammed ile Ali'nin postunu yalnız bir oturma yeri değil, yolun öğretildiği manevi makam olarak kurar. Dört kapı ve kırk makamı bilme şartı, bağlılığı bilgi ve eğitim yükümlülüğüne bağlar.