Seni Sevdim, Başkasına Yönelmem
Tekrarlanan ‘sevdiğim sensin’ sözü, kapıyı terk etmeyen kulun kesin sadakatini taşır. Aşk ateşi, mirac ve cennet giysileriyle genişler; Nakşî kendi yabancılaşmasını kabul edip günahları örten zengin Tanrı’dan bağışlanma ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevmişem ben seni gayra itmem
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Seni sevdim; başkasına yönelmem.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
- 2
Bendenim kapunu terk idüb gitmem
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Ben seninim; kapını terk edip gitmem.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
Kapıyı terk etmeme kararı, sevgilinin eşiğinde bekleyen kul tavrını gösterir. ‘Ben seninim’ sözü sahip olma iddiasını ters çevirir; âşık sevgiliyi değil, kendisini ona ait sayar.
- 3
Gerçi kim sevgini çün mihman ettim
Zulm idib kendime çok ziyan ettim
1Sevgini gönlüme konuk ettim.
2Kendime zulmedip çok zarar verdim.
Sevgiyi konuk etmek huzur getirmek yerine benliğin kendi kendine verdiği zararı açığa çıkarır. Şair aşkın sorumluluğunu sevgiliye yüklemez; yaşadığı yıkımda kendi davranışını da görür.
- 4
Âhır nideyin dîdeler kan ettim
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Sonunda ne yapayım, gözlerimi kanlı yaşla doldurdum.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
Kanlı gözyaşı, önceki zararın bedensel sonucudur. Buna rağmen nakarat değişmez; acı sadakati bozmaz, tersine sevilenin hâlâ tek kişi olduğunu her dönüşte yeniden doğrular.
- 5
Sanma kim aşk odu âşıkı yakmaz
Ol meğer sel gibi çağlayup akmaz
1Aşk ateşinin âşığı yakmadığını sanma.
2Yakmazsa o da sel gibi çağlayıp akmaz.
Aşk ateşinin yakması zorunlu bir özellik gibi sunulur; yanmayan aşk, çağlamayan sele benzer. Birim gerçek bağlılığın sessiz ve etkisiz kalamayacağını, mutlaka kişiyi dönüştüreceğini söyler.
- 6
Sendedir bu gönlüm gayriye bakmaz
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Bu gönlüm sendedir, başkasına bakmaz.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
Gönlün sevgilide oluşu bakışın başka yöne kaymasını engeller. Nakaratla birlikte bu yoğunlaşma, dış yasaktan değil, içeride bütün ilgiyi tek merkezde toplayan aşktan doğar.
- 7
Anlar kim ettiler zâtına
Giydiler cennette burak tac
1Onlar senin özüne manevi yükseliş yaptılar.
2Cennette giysi, Burak ve taçla donandılar.
Manevi yükseliş, cennet giysisi, Burak ve taç imgeleriyle ödüllendirilen bir yakınlaşmadır. Şair sevgilinin özüne yönelenlerin sıradan ölçüleri aşarak kutsal bir yolculuğa çıktığını anlatır.
- 8
Lîkin bilmez bunu her muhtâc
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Fakat bunu her aşağı ve muhtaç kişi bilmez.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
Bu yolun her aşağı niyetli kişi tarafından anlaşılamayacağı belirtilir. Nakarat burada bir üstünlük böbürlenmesi değil, kavrayış eksikliğine rağmen sadakatini sürdürme cevabı olur.
- 9
Bilmedim ben sana olmışam ağyar
Suçumı afv eyle ey Settar
1Bilmeden sana yabancı olmuşum.
2Ey zengin ve günahları örten Tanrı, suçumu bağışla.
Şair sevgiliye yabancılaştığını fark edip bağışlanma ister. Settar adı günahların örtülmesini, ganî sıfatı ise affın insanın değerine değil, Tanrı’nın sınırsız lütfuna bağlı olduğunu gösterir.
- 10
NAKŞÎYÂ eyleme kesret-i
Sensin a sultanım sevdiğim sensin
1Ey Nakşî, sözü gereksiz yere çoğaltma.
2Sultanım, sevdiğim sensin.
Mahlaslı kapanış gereksiz söz kalabalığını bırakmayı öğütler. Bütün şiirin sık tekrarlanan tek cümlesi böylece anlam kazanır: çok konuşmak yerine sevilenin kim olduğunu kararlılıkla söylemek yeterlidir.
Metnin kaynağı
Akkirmanlı Nakşî isnadı basılı bölüm, görünür mahlas ve kamu akademik kimlik otoritesiyle bağlandı. Eş ad uyarısı: Nakşî mahlaslı başka divan ve tekke şairleriyle birleştirilmez; Akkirmanlı/Akkirmânî nitelemesi ve Ali adı zorunlu kimlik sınırıdır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun tarihî baskısı; Akkirmanlı Nakşî bölümü, basılı No. 2; 10 birim/20 dize; sabit sürüm Ergun-1938-AKKIRMANLI-NAKSI-2. Özgün yüzey ve apparatus korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Öttü yine can bülbüliAkkirmanlı Nakşî · Nefes/ilahi→
İlk birim sevgiyi kesin bir yön seçimi olarak kurar: anlatıcı başkasına dönmeyecektir. Yinelenen hitap, sultana duyulan bağlılığı duygusal bir an değil, sürekli bir sadakat sözü hâline getirir.