DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/İsmail (Bektaşî şairi)/Aradılar Pir Sultan’ın aslını
Nefes · dörtlük düzeni · 17. yüzyıl; hayat tarihleri bilinmiyor

Aradılar Pir Sultan’ın aslını

İsmail, Pir Sultan’ın soyunu İmam Rızâ, Hacı Bektaş ve Horasan erleri üzerinden anlatır; Banaz’a yerleşme, elma ve darağacı menkıbeleriyle şehitliğe uzanır. Son bölüm, evlatlık iddiasının şahit, senet ve mühürle kesinleştirilmesi gerektiğini savunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Aradılar Pir Sultan’ın aslını

    Görelim ki ne söyletir Yaradan

    Dinleniz de eyleyim vasfını

    oldu Kâzım Mûsa Rızâ’dan

    1Pir Sultan’ın soyunun nereden geldiğini araştırdılar.

    2Bakalım Yaradan bize neler söyletecek.

    3Dinleyin de onun niteliklerini açıklayayım.

    4Kâzım Mûsâ, Rızâ soyundan ortaya çıktı.

    Pir Sultan’ın kökenini araştıran topluluğa şair açıklama sözü verir; soy Kâzım, Mûsâ ve Rızâ üzerinden görünür olur. Anlatı, kişisel kanaati Yaradan’ın söylettiği kutsal bir şecereye dönüştürür.

  2. 2

    Evvel Ali yerin göğün binâsı

    Kudret kandilinden çalınmış mayası

    Kâzım atasıdır Rızâ dedesi

    On iki İmam ile geldi sıradan

    1Ali, yerin ve göğün ilk dayanağıdır.

    2Mayası, ilahî kudret kandilinden alınmıştır.

    3Atası Kâzım, dedesi Rızâ’dır.

    4On İki İmam’ın silsilesi içinde dünyaya geldi.

    Ali yerin ve göğün temeli, kudret kandilinden alınmış maya olarak sunulur. Kâzım ile Rızâ’nın aile bağı ve On İki İmam dizisi, Pir Sultan’ın manevi soyunu yaratılışa kadar geri götürür.

  3. 3

    Şeyh Cüneyd’dir âşıkların atası

    Yine Şah’tan Pîr Sultan’ın putası

    Ummandır deryadır nurdur ötesi

    Bilir misin kimdir nârı nûr eden

    1Şeyh Cüneyd'dir âşıkların atası

    2Basılı “Şah’tan Pir Sultan’ın putası” ifadesindeki “putası” sözü açık değildir.

    3O, uçsuz bucaksız bir denizdir; ötesi nurdur.

    4Ateşi nura çevirenin kim olduğunu bilir misin?

    Şeyh Cüneyd âşıkların atası olarak anılır; “Şah’tan Pir Sultan’ın putası” ifadesindeki “putası” basılı yüzeyde açık değildir. Umman, derya ve nur imgeleri soyu yüceltirken son soru ateşi nura çeviren gücü düşünmeye çağırır.

  4. 4

    Hem Rızâ hem Hâşim hem Seyyid

    Bir başında vardır hem Ebû Tâlib

    Bektaş-ı Velî’de yazılı kayıd

    İnanmayan haber alsın oradan

    1Soy çizgisinde Rızâ, Hâşim ve seyyitlik birlikte anılır.

    2Soyunun başında Ebû Tâlib de vardır.

    3Bu soy kaydı Bektaş-ı Velî’de yazılıdır.

    4İnanmayan haber alsın oradan

    Rızâ, Hâşim, seyyitlik ve Ebû Tâlib adları soy kütüğünün halkaları gibi sıralanır. Kaydın Bektaş-ı Velî’de yazılı olduğu söylenerek inanmayan kişi sözden yazılı tanığa yönlendirilir.

  5. 5

    Seksen bin er Horasan’dan koptular

    İmam-ı Rızâ’yı tuttular

    Suluca kar - Öyük’te sohbet ettiler

    Erler meşverette kaldı orada

    1Seksen bin eren Horasan’dan yola çıktı.

    2İmam Rızâ’ya sıkıca bağlandılar.

    3Sulucakarahöyük’te sohbet ettiler.

    4Erenler orada danışıp karar vermek üzere kaldılar.

    Horasan’dan kalkan erler İmam Rızâ’ya bağlanıp Sulucakarahöyük’te sohbet eder. Büyük topluluk hareketi, yolun Anadolu’daki merkezine varan bir göç ve ortak karar sahnesi kurar.

  6. 6

    Güvercin donunda havadan indi

    çeçi üstünde namazın kıldı

    Doksan bin evliyaya oldu

    Mevlâm kısmetlerin verdi orada

    1Güvercin kılığında havadan indi

    2Darı yığınının üstünde namazını kıldı.

    3Doksan bin evliyaya baş kaynak oldu

    4Mevlâm onların kısmetlerini orada dağıttı.

    Güvercin donunda gökten inme, darı yığını üzerinde namaz ve doksan bin evliyaya kaynak olma menkıbeleri Hacı Bektaş kudretini büyütür. Kısmetin orada dağıtılması yeni merkezin bereketini açıklar.

  7. 7

    Uçurdular Pîr Sultan’ın kuşunu

    Seyrangâh eyledi Yıldız başını

    Hub gösterdi toprağını taşını

    Mevlâm kısmetini verdi orada

    1Uçurdular Pîr Sultan'ın kuşunu

    2Seyir yerine çevirdi Yıldız başını

    3Güzel gösterdi toprağını taşını

    4Mevlâm kısmetini verdi orada

    Pir Sultan’ın kuşu salınır ve Yıldız başını seyir yeri seçer; toprak ile taşın güzel görünmesi bu seçimin işaretidir. Kısmetin verilmesi, mekânın ilahî onayla yurt edinildiğini düşündürür.

  8. 8

    Şah Yıldız dağında sema’ eyledi

    Bir ayak üstünde bin bir kelâm söyledi

    İndi Banaz’ı hoş vatan eyledi

    Hayli devr ü zaman geçti orada

    1Şah, Yıldız Dağı’nda semah döndü.

    2Bir ayak üstünde bin bir söz söyledi

    3Banaz’a indi ve orayı güzel bir yurt edindi.

    4Orada uzun yıllar ve nice dönem geçti.

    Şah Yıldız Dağı’nda semah edip tek ayak üstünde bin bir söz söyler, ardından Banaz’ı yurt edinir. Manevi gösteri ile yerleşme kararı, Pir Sultan anlatısının coğrafi başlangıcını kurar.

  9. 9

    Koca Şah Urum’a bir elma saldı

    Dolandı Urum’u Banaz’a geldi

    Pîr Sultan elmaya bir tekbir kıldı

    İnsan taaccübde kaldı orada

    1Koca Şah Rum ülkesine bir elma gönderdi.

    2Rum ülkesini dolaşıp Banaz’a geldi.

    3Pir Sultan elmanın üzerine tekbir getirdi.

    4Oradaki insanlar şaşkınlık içinde kaldı.

    Koca Şah’ın Urum’a saldığı elma dolaşıp Banaz’a ulaşır; Pir Sultan’ın tekbiri karşısında insanlar şaşırır. Elma, uzak merkezle yeni yurt arasında tanınmayı sağlayan keramet işareti olur.

  10. 10

    Yüce gördü şehidliğin yolunu

    Mansur gibi kabul kıldı dârını

    Kokladı elmayı verdi serini

    Hırkasını asılı koydu orada

    1Şehitliğe giden yolu yüce bildi.

    2Mansur gibi darağacını teslimiyetle kabul etti.

    3Elmayı koklayıp başını verdi.

    4Hırkasını orada asılı bıraktı.

    Şehitlik yolu yüce görülür; Mansur gibi darağacı kabul edilir ve elma koklandıktan sonra baş verilir. Hırkanın asılı kalması, bedenden sonra da mekânda duran manevi bir hatıra bırakır.

  11. 11

    Seksen bin er Horasan’dan zuhûru

    Geldi Urum’a hatm eyledi zâhiri

    koltuğunda gitti âhırı

    Dört yolun dördüne gitti orada

    1Horasan’dan seksen bin erin belirdiği anlatılır.

    2Rum ülkesine geldi; görünür yolculuğunu tamamladı.

    3Sonunda altı dilimli topuz koltuğundayken gitti.

    4Basılı dize “dört yolun dördüne gitti orada” der; giden kişi veya topluluk açık değildir.

    Horasan erlerinin Urum’a gelişi görünür hayatın tamamlanmasına bağlanır; koltuktaki şeşper ve dört yola dağılma ifadeleri aktarımı kapalı bırakır. Dörtlük, yolun farklı yönlere yayılışını vurgular.

  12. 12

    Halîfeler bir araya geldiler

    Evlâd kimdir deye kıldılar

    İnce Mehemmed’i şâha saldılar

    On iki Şah’dan sened aldı orada

    1Halîfeler bir araya geldiler

    2Evlat kimdir diye danıştılar.

    3İnce Mehemmed’i Şah’a gönderdiler.

    4Orada On İki Şah’tan bir senet aldı.

    Halifeler evlatlığın kimde olduğunu görüşür ve İnce Mehemmed’i şaha gönderir. On İki Şah’tan alınan senet, soy ve temsil iddiasını topluluk kararıyla yazılı güvenceye bağlar.

  13. 13

    İsmâil’im ötesine ermezler

    Evlâd olmayana senet vermezler

    Senede mühüre itimad kılmazlar

    Aradan kaldırmazlar zann ü gümânı

    1Ben İsmail’im; onlar bu anlatının ötesine geçemezler.

    2Evlâd olmayana senet vermezler

    3Senede ve mühre güvenmezler.

    4Kuşku ile kuruntuyu ortadan kaldırmazlar.

    İsmail mahlaslı şair, evlat olmayana senet verilmeyeceğini fakat senet ile mührün tek başına kuşkuyu gidermediğini söyler. Kapanış, manevi soyun hem belge hem güvenilir tanıklık istediğini belirtir.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

İsmail başlığı ve görünür mahlas, farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Bektaşî Şairleri ve Nefesleri (19. asra kadar), 1955 baskısının Wikimedia Commons'taki tarihî taraması; PDF s.303–305; 13 birim/52 dize; özgün dizeler taramadan birebir korundu; günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Benzer bir okumaAlçaklı yüksekli gaib erenlerMiskin Âşık · Nefes · dörtlük düzeni

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

şeşper

Altı dilimli savaş topuzu.

şerh

Açıklama.

zuhûr

Ortaya çıkma, görünme.

darı

Küçük taneli bir tahıl türü.

umman

Engin deniz.

nâr

Ateş.

muhkem

Sağlam ve sıkı.

meşveret

Danışma.

don

Kılık, görünüş.

serçeşme

Baş kaynak.