DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Teslim Abdal/Arzulamış Gelmiş Koca Bağdad’ı
Nefes · 17. yüzyıl

Arzulamış Gelmiş Koca Bağdad’ı

Bağdat'a doğru yürüyen bir ordunun görüntüsü, her dizede yenilenen "yüz bin" sayısıyla kalabalıklaştırılıyor. Son dörtlük bu şişen sayıyı bir anda ters çeviriyor: bunca Süleyman geldi geçti, hani nerede.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Arzulamış gelmiş koca Bağdad’ı

    Şah Süleyman başı telli geliyor

    Yardımcısı ola on iki imam

    Önü sıra Ali geliyor

    1Koca Bağdat'ı arzulamış, gelmiş

    2Şah Süleyman başı telli geliyor

    3yardımcısı on iki imam olsun

    4önü sıra komutan Ali geliyor

    Dörtlük bir yürüyüşü ortasından yakalıyor: özne daha adlandırılmadan fiil geliyor. "Başı telli" gelinlik süsünden alınma bir deyiş, sefere çıkan orduyu düğün alayına yaklaştırıyor. Ali'nin ordunun önünde serdar olarak yürütülmesi tarihsel bir kayıt değil, Alevî-Bektaşî anlatısının her seferi Ehl-i Beyt'in himayesine bağlayan alışkanlığıdır.

  2. 2

    Yüz bini birden der Allahım Allah

    Yüz bini der Lâilâheillâllah

    Yüz bin katarı var yüz bin de

    Yüz bini de sallı geliyor

    1Yüz bini birden "Allahım Allah" der

    2yüz bini "Lâ ilâhe illallah" der

    3yüz bin kafilesi var, yüz bin de atlı askeri

    4yüz bini de vuruşlu silahlı geliyor

    "Yüz bin" burada sayı olmaktan çıkıp bir ölçü birimine dönüşüyor: dört dizede altı kez geçiyor ve her geçişte orduyu bir kat daha büyütüyor. Ses de aynı yönde çalışıyor — önce nidâ, sonra kelime-i tevhid, ardından silah şakırtısı. Dizeler kalabalığı anlatmıyor, tekrarla kalabalığı kuruyor.

  3. 3

    Mü’minler çeker erir

    Mü’minin muradın ol Huda verir

    Yüz bin de zırh giymiş sipahi gelir

    Yüz bini de bahar ballı geliyor

    1Müminler "Hû" çeker, iki yüzlü olan erir

    2müminin dileğini o Tanrı verir

    3yüz bin de zırh giymiş süvari gelir

    4yüz bini de bahar ballı geliyor

    Ordunun sesi burada silaha değil zikre bağlanıyor: "Hû" çekmek düşmanı kılıçla değil erimeyle yeniyor. "Münafik erir" deyişi, savaş sahnesinin ortasına bir iç ayıklama getiriyor — asıl ayrılan saf, müminle münafığın safıdır. Son dizedeki "bahar ballı" kaynağın en tutarsız yeri; okunuşu kesinleşmediği için olduğu gibi bırakıldı.

  4. 4

    Teslim Abdal der ki hep canlar canı

    Bunca Süleymanlar Dünyâda

    Yüz bin nutku vardır yüz bin de canı

    Yüz bin de kolu kolçaklı geliyor

    1Teslim Abdal der ki: hepsi canlar canı

    2bunca Süleymanlar hani nerede dünyada

    3yüz bin sözü vardır, yüz bin de canı

    4yüz bin de kolu kolçaklı geliyor

    Mahlas dörtlüğü şiiri tersine çeviriyor: üç dörtlük boyunca büyütülen ordu, tek bir "kani" sorusuyla eriyor. Bu, divan şiirinin de bildiği fânilik sorusudur — bunca Süleyman nerede. Adın çoğullanması ("Süleymanlar") ikinci dizedeki Şah Süleyman'ı da tarihten çıkarıp geçip gidenlerin arasına katıyor; son dize ise yürüyüşü hiçbir şey olmamış gibi sürdürüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 163208 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa başındaki "— 14 —" antolojinin sıra numarasıdır, metne alınmadı; geriye dört dörtlük kalıyor. "Dünyâda" ve "Mü'min" imlâları, kesme işaretleri ve büyük harfler kaynaktaki gibi. On ikinci dizedeki "bahar ballı" tamlaması bugünkü Türkçede karşılıksızdır ve dörtlüğün öbür "yüz bin" sıralamalarına da benzemez; okuma güçlüğü olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBozuk Düzen Öyle Gelme Meydana
Bozuk düzen öyle gelme meydana
Teslim Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

serdar

Ordu komutanı, başbuğ

sipah

Atlı asker, süvari

katar

Sıra sıra dizilmiş kafile

darplı

Vuruşlu, vurup kıran

"O" demek; Tanrı'yı anmak için çekilen zikir nidâsı

münafik

İçi başka dışı başka olan, iki yüzlü

kani

Hani, nerede

kolçak

Kolu koruyan zırh parçası