Bozuk Düzen Öyle Gelme Meydana
Bir mezhep polemiğinin dörtlüklere dökülmüş hâli: şiir baştan sona tek bir muhataba, yolu yadsıyan münkire seslenip onu Ehl-i Beyt'e çağırıyor. Nakarat çağrıyı dört kez tekrarlarken dörtlükler suçlamayı her seferinde başka bir yerden kuruyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bozuk düzen öyle gelme meydana
’e iman eyle gel
Ömer’den Osman’dan sana fayda yok
’e iman eyle gel
1Düzenin bozuk, öyle çıkma meydana
2Ehl-i Beyt'e iman et, gel ey münkir
3Ömer'den, Osman'dan sana fayda yok
4Ehl-i Beyt'e iman et, gel ey münkir
- 2
Ömer Osman Sıddik kulu nâroldu
Ana tâbi olanlar da hâroldu
Rûz-ı mahşerde yüzü kara oldu
’e îman eyle gel
1Ömer, Osman, Sıddîk kulu ateş oldu
2onlara uyanlar da hor oldu
3mahşer gününde yüzü kara oldu
4Ehl-i Beyt'e iman et, gel ey münkir
Dörtlük ilk üç halifeyi adlarıyla anıp mahşere havale ediyor; bu, Alevî-Bektaşî nefeslerinin en sert siyasî damarıdır ve tarihsel bir mezhep tartışmasının şiire geçmiş hâlidir. Kafiye üç dizeyi de aynı ekle bağlıyor: nâroldu · hâroldu · kara oldu. Son kelimenin ayrı yazılması, önceki ikisinin bitişikliğini bilinçli bir ses oyunu gibi gösteriyor.
- 3
Muaviyenin izine gidersin
Ehli tarikati inkâr edersin
Benlik dâvasile sen de nidersin
’e iman eyle gel
1Muaviye'nin izinden gidersin
2tarikat ehlini inkâr edersin
3benlik davasıyla sen ne yaparsın
4Ehl-i Beyt'e iman et, gel ey münkir
Suçlama burada tarihten kişiye iniyor: muhatap artık yanlış safta duran biri değil, yanlış safın izini süren biridir. Üçüncü dize sebebi söylüyor — benlik davası. Tasavvufta benlik yolun ilk engelidir; şiir böylece siyasî ithamını ahlâkî bir teşhise bağlıyor ve "nidersin" sorusuyla muhatabı boşa çıkarıyor.
- 4
Ham kalmışsın pişmemişsin kûrede
Tarikat düşmanı durmaz sırada
Eremez menzile kalırsan orda
’e iman eyle gel
1Ham kalmışsın, ocakta pişmemişsin
2tarikat düşmanı sırada duramaz
3orada kalırsan menzile eremezsin
4Ehl-i Beyt'e iman et, gel ey münkir
Son dörtlük mecazı ocağa taşıyor: kûre madenin eritildiği fırındır, insan da orada pişer. Ham kalmak yolun dilinde en ağır yargılardan biridir. "Sıra" cemde erenlerin dizildiği düzen, "menzil" ise yolun varış konağı; üç dize üst üste konarak münkirin nerede durduğunu ve nereye varamayacağını çiziyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 163184 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa başındaki "— 12 —" antolojinin sıra numarasıdır, metne alınmadı; geriye dört dörtlük kalıyor. Nakarat dört kez geçiyor ama ikinci dörtlükte "îman", öbür üçünde "iman" yazılmış; bu tutarsızlık düzeltilmedi. "nâroldu", "hâroldu", "dâvasile" ve "Ehli tarikati" de kaynaktaki bitişik ve ayrı yazımlarıyla korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dört duvar içinde olsa mekânımTeslim Abdal · Nefes→
"Bozuk düzen" bu şiirde iki şey birden söylüyor: hem çarpık gidişat hem de sazın bir akordu. Meydan da öyle — hem toplumun ortası hem cemin yapıldığı yer. Açılış dizesi böylece "akordun tutmadan cem meydanına çıkma" gibi okunabiliyor. Nakarat daha ilk dörtlükte iki kez konularak çağrının ısrarı baştan kuruluyor.