Ateşe yakar cihânı aşk ile nârın senin
Dudak değmez biçimindeki şiir, aşk ateşiyle dilden dile düşen kişiyi önce serserilik ve ar duygusuyla yüzleştirir; ardından Işığı mahlasıyla Allah yoluna, secdeye ve duaya çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ateşe yakar cihânı aşk ile senin
Âh ettin arşa dayandı senin
içinde destan oldun düştün dilden dillere
Yâr elinden serserisin ya hani ârın senin
Der Işığı sen gel çalış Hak râhına
Uzak git şeytan şerrinden sığın şahlar şâhına
Seni halk eden secde kıl dergâhına
Her ne dilek dilesen ihsân ede Tanrın senin
1Senin aşkın ve ateşin dünyayı yakar.
2Ah ettin; inleyişin göğe kadar dayandı.
3İnsanlar arasında destan oldun, dilden dile düştün.
4Sevgilinin elinden başıboş geziyorsun; hani utanman?
5Işığı der ki: Sen doğrulukla gel, Allah yolunda çalış.
6Şeytanın kötülüğünden uzak dur, şahlar şahına sığın.
7Seni yaratan Yaratıcı'nın dergâhında secde et.
8Ne dileğin varsa senin Tanrı'n onu ihsan eder.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrah/Işığı (Ahıskalı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dörtlükte aşkın kişisel ateşi bütün dünyayı yakacak ölçüde büyür; âşığın ahı göğe dayanır ve hikâyesi halk arasında destanlaşır. Dördüncü dizedeki sert soru, ikinci bölümün ahlâkî dönüşünü hazırlar. Işığı, şeytanın şerrinden uzaklaşmayı, yaratıcıya secde etmeyi ve dileği yalnız Tanrı’dan istemeyi öğütleyerek aşk söylemini dinî teslimiyete bağlar.