Ben tâ ezelî tebâh-ı aşkım
Tahmis, aşkın buyruğuna girmiş öznenin çölden dergâha uzanan yolunu anlatır; zühdü terk eden âşık, ahının kıvılcımlarını bütün mâsivâya saçar ve vefasız sevgiliye bağlılığını yineler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben tâ ezelî
Tâir be-hevâ giyâh-ı aşkım
Ben bende-i lûtf hâh-ı aşkım
Kâr âver-i kârgâh-ı aşkım
Bir âşık-ı dilfigâr ü zârım
Bir bülbül-i gül’izâr-ı yârım
Geşt etmede deşti Kays vârım
Âzâde-i bâr-ı neng ü ârım
Çün câm beni etti mest ü evkâr
Bîhûş-ı nazre-i ruh-i yâr
Ettim pes o demde çâr ü nâçâr
Takvâya vü zühde tevbe sad bâr
Tâ
Cevr-i felek-i gam iktizâdan
Şâdî vü sürûr-i dil rızâdan
Efkâr-ı muhâl-i gam fezâdan
Âzâr-ı havâdis-i kazâdan
Âsûde dil-i penâh-ı aşkım
Kânûn-ı dil oldu nâr mâye
İrgürdi şirârımı hevâye
Hemrâh idüb anı ben sabâye
Her demde
Sûziş dih-i nâr-ı âh-ı aşkım
Ol şâha ger arz-ı hâl edersem
Dergâhına
Lûtfıyle nigah hayâl edersem
Bir hâtıra-i visâl edersem
Bin şerm ile özr hâh-ı aşkım
Emnî severim o bîvefâyı
Etse ne kadar bana cefâyı
Bîgâne edüb dile anâyı
Olmam hired âşinâ Günâyî
1Ben ezelden beri aşk yüzünden mahvolmuşum.
2Havada uçan bir kuş, aşk toprağında bir otum.
3Aşkın lütfunu isteyen bir kulum.
4Aşk padişahının buyruğuna uyarım.
5Aşk tezgâhının çalışanıyım.
6Yüreği yaralı ve inleyen bir âşığım.
7Sevgilinin gül yüzüne öten bülbülüm.
8Kays gibi çölde dolaşırım.
9Utanç ve ar yükünden özgürüm.
10Aşkın ana yolunda hızlı koşarım.
11Kadeh beni sarhoş edip coşturunca,
12sevgilinin yüzüne bakarak kendimden geçtim.
13O anda ister istemez,
14takvaya ve zühde yüz kez tövbe ettim;
15çünkü aşk günahını işlemeye koyuldum.
16Feleğin zulmünden ve gamın zorunluluğundan,
17gönlün sevinç ve neşeyi kabullenişinden,
18gam artıran imkânsız düşüncelerden,
19kader olaylarının eziyetinden,
20kurtulmuş, aşk sığınağında huzurlu bir gönlüm.
21Gönül kanununun mayası ateş oldu.
22Kıvılcımlarımı havaya ulaştırdı.
23Sonra onları saba yeline kattım.
24Her an Allah'tan başka bütün varlık âlemine,
25aşk ahımın yakıcı ateşini saçıyorum.
26O padişaha hâlimi arz edersem,
27dergâhına yüz sürersem,
28lütfuyla bir bakışı hayal edersem,
29bir kavuşma hatırası yaşarsam,
30bin utançla aşkın özür dileyeniyim.
31Emnî, o vefasızı severim;
32bana ne kadar eziyet ederse etsin.
33Gönlümü sıkıntıya yabancı kılarak,
34ey Günâyî, akılla tanışmam;
35aşk padişahının buyruğuna uyarım.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emnî (Diyarbakırlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beşer dizelik bentlerde yinelenen aşk padişahı imgesi, şiirin itaat eksenini kurar. Kays gibi çölde dolaşan âşık, kadeh ve sevgilinin yüzüyle kendinden geçerek takva iddiasından vazgeçer. Gönül ateşi saba yeline katılıp bütün varlık âlemine yayılır. Son bentte Emnî, Günâyî’nin dizesine bağlanarak aklın değil aşk buyruğunun belirleyici olduğunu söyler.