Bülbül Olsam Gül Dalında Şakırım
Abdal bülbül, gül ve kuş dili imgeleriyle kendi bağına ve kendisine öğretilen dile güvenir. Pir eteğinden Hakk’a yönelir; ölüm karşısında hırka, şal ve çulla yetinip kısmet ve tevekkülü savunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bülbül olsam gül dalında şakırım
Öz bağımda biten gül neme yetmez
Süleymanım kuş dilinden okurum
Bana olan dil neme yetmez
1Bülbül olsam gül dalında şakırım;
2kendi bağımda biten gül bana neden yetmesin?
3Süleyman’ım, kuş dilini okurum;
4bana öğretilen dil bana neden yetmesin?
- 2
Derviş oldum eteğin tutarım
Hak’ka doğru çekilüdür
Baykuş gibi garib garib öterim
Issız viraneler çöl neme yetmez
1Derviş oldum, pirin eteğine tutunurum;
2katarım Hakk’a doğru yönelmiştir.
3Baykuş gibi garip garip öterim;
4ıssız viraneler ve çöl bana neden yetmesin?
Pirin eteği yol bağlılığını, Hakk’a giden katar toplu yürüyüşü kurar. Baykuşun viranedeki sesi yalnızlık taşır; derviş için ıssız çöl eksiklik değil tefekkür ve sadakat mekânıdır.
- 3
Aşk kitabın ele aldım yazarım
Yolum Hak’ka doğru meylim nazarım
Neme gerek dağı taşı gezerim
Karşıda görünen yol neme yetmez
1Aşk kitabını elime aldım, yazarım;
2yolum, eğilimim ve bakışım Hakk’a doğrudur.
3Dağı taşı gezmeye ne gerek var?
4Karşımda görünen yol bana neden yetmesin?
Aşk hem okunan hem yeniden yazılan kitaptır. Yön açıkça Hakk’a dönmüşken dağ taş dolaşmak gereksiz sayılır; görünen yolun yetmesi, manevî arayışta kararlılık ve dağılmama öğüdüdür.
- 4
Dünyanın ötesi neden ma’lûmdur
Anın asılına iren âlimdir
Az yaşa çok yaşa sonu ölümdür
Bir hırka bir şal bir çul neme yetmez
1Dünyanın ötesinin ne olduğu bellidir;
2onun aslına erişen kişi bilgindir.
3Az yaşa, çok yaşa, sonu ölümdür;
4bir hırka, bir şal ve bir çul bana neden yetmesin?
Ölüm bütün yaşam sürelerini eşitler; gerçek âlim bu faniliğin aslına erişendir. Hırka, şal ve çul asgari ihtiyaçları temsil eder; ölümlü dünyada mal çoğaltmak yerine derviş sadeliği seçilir.
- 5
Abdal’ın sırrına kimseler ermez
malını irteye koymaz
Kişi ziyade yemez
Bana kısmet olan mal neme yetmez
1Abdal’ın sırrına kimse erişemez;
2tevekkül malını yarına bırakmaz.
3Kişi kısmetinden fazlasını yiyemez;
4bana ayrılan mal bana neden yetmesin?
Mahlas kıtası sırrı tevekkül ve kısmet anlayışıyla açıklar. Geleceği yığarak güvenceye alma reddedilir; kişinin payını aşamayacağı kabulü, kanaati yoksunluk değil bilinçli yol tavrı yapar.
Metnin kaynağı
Abdal (kaynak-bağlı kimlik) atfı basılı bölüm ve görünür mahlasla sınırlıdır; kanonik profil, bağımsız kimlik incelemesi tamamlanana kadar bekletilmektedir.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1955; tarama s. 270; 5 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Bülbül olsam gül dalında şakırım” ile başlar, “Bana kısmet olan mal neme yetmez” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hakîkatın kilidiniAbdal · Nefes→
Bülbül, gül ve kuş dili imgeleri kişinin kendi manevi kaynağına güvenmesini anlatır. Süleyman göndermesi özel bilgiyi taşır; tekrar edilen soru dışarıda başka gül ve dil aramaya gerek olmadığını savunur.