Can Yine Bülbül Oldu
Canın bülbüle, dikenin güle dönüşmesi aşk ateşinin bütün varlığı değiştirdiğini gösterir. Gözyaşı sel olur, bedenin her organı zikreden dile dönüşür; Ferhat gibi varlık dağını delen şair, akla karaya takılmadan kendi hakikatine dönmeye çağrılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Can yine bülbül oldu
açılup gül oldu
1Can yine bülbüle dönüştü.
2Diken açılıp gül oldu.
- 2
Göz kulak oldu her yer
Her ne ki var ol oldu
1Her yanım gören göze ve işiten kulağa dönüştü.
2Var olan her şey o oldu.
Her yanın göz ve kul olması, bedenin bütünüyle algıya açılmasıdır. Var olan her şeyin ‘o’ oluşu, bu genişleyen duyunun çoklukta tek sevgiliyi gördüğünü belirtir.
- 3
Oynadı çün aşk
Kaynadı ebhâr-ı aşk
1Aşk ateşi hareketlenince.
2aşk denizleri kaynadı.
Aşk ateşi hareketlenirken aşk denizleri kaynar; ateş ve su aynı coşkuda birleşir. Karşıt unsurlar, benliği aşan dönüşüm kuvvetini birlikte anlatır.
- 4
Her yanaya çağlayup
Aktı gözüm sel oldu
1Her yöne doğru çağlayarak.
2Gözyaşım aktı ve sele dönüştü.
Her yöne çağlayan hareket gözyaşını sele çevirir. İçteki kaynama dışarı akarak bedeni ve çevreyi etkileyen, önünde durulamayan taşkın bir duygu hâline gelir.
- 5
Gönül o daldı
Dilim tutulup kaldı
1Gönül o denize daldı.
2Dilim tutulup kaldı.
Gönül denize dalınca dil tutulur. Şiirin önceki coşkusu burada sessizliğe varır; yaşanan derinlik sözün kapasitesini aşar. Susmak, deneyimin eksikliği değil yoğunluğudur.
- 6
Girdim anın
dil oldu
1Onun zikrine girdim.
2Bütün organlarım dile dönüştü.
Zikre girişle bütün organların dile dönüşmesi, önceki suskunluğu başka biçimde aşar. Tek dil yetmeyince bedenin her parçası sevgiliyi anmaya katılır.
- 7
Ferhad bugün ben oldum
Varlık dağını deldim
1Bugünün Ferhat'ı ben oldum.
2Benlik dağını deldim.
Şair kendisini Ferhat sayıp varlık dağını deler. Klasik aşk emeği dış kayaya değil, sevgiliye ulaşmayı engelleyen kendi benliğine yöneltilir.
- 8
Şirin’ime varmağa
Her yol oldu
1Şirin'ime ulaşmak için.
2Her yanım bir yola dönüştü.
Şirin’e giden yol bedenin her yanında açılır. Engel delindikçe tek güzergâh yerine bütün varlık, sevgiliye yönelen çok yönlü bir geçit hâline gelir.
- 9
Geç ak ile karadan
Halkı bırak aradan
1Ak ve kara ayrımını aş.
2Araya giren halkı bırak.
Ak-kara ayrımını ve aradaki halkı bırakmak, ikilikleri aşma çağrısıdır. Hakikate dönüş, dış yargıları ve karşıt değer etiketlerini geride bırakır.
- 10
NİYAZÎ dön buradan
Durma sana gel oldu
1Ey Niyâzî, buradan geri dön.
2Durma; sıra kendine gelmektir.
Niyâzî’ye kendisine dönmesi söylenir. Son çağrı dış sevgili arayışını iç hakikate çevirir; durmadan ilerlemek artık insanın kendi özüne gelmesidir.
Metnin kaynağı
Niyâzî-i Mısrî isnadı basılı bölüm, görünür mahlas ve kamu akademik kimlik otoritesiyle bağlandı. Eş ad uyarısı: Niyâzî mahlaslı diğer şairler ve aynı TEİS rota adındaki Geda Muslı ile birleştirilmez; 1618–1694 Malatyalı şair kimliği korunur.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun tarihî baskısı; Niyâzî-i Mısrî bölümü, basılı No. 5; 10 birim/20 dize; sabit sürüm Ergun-1938-NIYAZI-MISRI-5. Özgün yüzey ve apparatus korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey çerh-i dun nettim sanaNiyâzî-i Mısrî · Nefes/ilahi→
Canın bülbüle ve dikenin güle dönüşmesi, aşkın hem özneyi hem çevresini değiştirdiğini gösterir. Acı veren diken yok olmaz; açılarak güzelliğin parçasına dönüşür.