Cillenler’de Bir Güzel
Dadaloğlu Cillenler’de karşılaştığı güzeli gümüş, altın, gül ve sümbül imgeleriyle över. Onu atlas yerine sade giysi içinde, yüksek sarayda ve paşaya yaraşır bir konumda düşünür; göç yollarına ve mahlaslı kapanışa uzanan tasvir, güzelin salınarak gidişiyle biter.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cillenler’de bir güzele uğradım
Gümüş giyer altın halınan
1Cillenler’de bir güzele uğradım.
2Gümüş nalın giyer; “altın halınan” sözünün anlamı kaynakta belirsizdir.
- 2
Onun her bakışı bin gaza değer
Şu dünyada yetmez malınan
1Onun her bakışı bin gaza değer.
2Bu dünyada hiçbir mal onun değerine erişmez.
Bir bakışın bin gaza bedel sayılması güzelliğe ölçüsüz bir değer yükler; ardından hiçbir dünya malının bu değere ulaşamayacağı söylenerek kıyas bütünüyle sevgilinin lehine kapatılır.
- 3
Entarisin giydirsinler sivayı
Hiç giymesin atlas ile dîbâyı
1Entarisini “siva” ile giydirsinler; “siva”nın buradaki anlamı kesinleşmez.
2Atlas da ipekli brokar da giymesin.
Giysi buyruğu, “siva” denen belirsiz yüzeyi korurken atlas ve ipekli kumaşı özellikle reddeder. Böylece güzeli gösterişli kumaştan bağımsız yücelten, seçici bir beğeni belirir.
- 4
Beş yüz arşın yüksek olsun sarayı
Al yanağa gün değmesin yılınan
1Beş yüz arşın yüksek olsun sarayı.
2Al yanağına güneş değmesin; “yılınan” sözü kaynakta açıklanmaz.
Beş yüz arşınlık saray hayali güzeli erişilmez bir yüksekliğe çıkarır. Güneşin al yanağa değmemesi dileği de bu yüceliği korunması gereken narin bir ten imgesiyle tamamlar.
- 5
İnanmayan gelsin baksın meşkına
Altın tasta içmiş aşkına
1İnanmayan gelsin, “meşkına” diye anılan hâlini görsün; sözcüğün özel anlamı belirsizdir.
2Onun aşkına altın tastan şarap içmiş.
Şair, inanmayanı görmeye çağırarak övgüsünü tanıklık iddiasına dönüştürür. “Meşk” yüzeyi çözümsüz kalsa da altın tas ve şarap, güzelin çevresindeki ihtişamı açıkça sürdürür.
- 6
Ben ilâyık gördüm sultan köşküne
Dört çevresi sünbül ilen gül ilen
1Ben layık gördüm sultan köşküne.
2Dört çevresi sünbül ile gül ile.
Güzeli sultan köşküne uygun bulmak toplumsal mevkiyi yükseltir; köşkün sümbül ve güllerle çevrilmesi ise bu yükselişi kokulu, renkli ve korunaklı bir bahçe sahnesine yerleştirir.
- 7
Ben ilâyık gördüm onu paşaya
Arap köle tayınını taşıya
1Ben layık gördüm onu paşaya.
2Bir Arap köle tayını taşısın.
Describe only the slave carrying the printed tayın surface; do not infer that the beauty carries no load or enjoys a specific service regime.
- 8
Yurttan yurda bindirsinler koşuya
Göçebede böyle gitsin elinen
1Yurttan yurda bindirsinler koşuya.
2Göçebe topluluğunda böyle gitsin; “elinen” sözü kaynakta açıklanmaz.
Koşuya bindirilip yurttan yurda götürülme, güzeli durağan saray tasvirinden göç yoluna çıkarır. İkinci dizedeki belirsiz “elinen” yüzeyi nedeniyle hareketin aracı kesinleştirilmez.
- 9
DADALOĞLU bunu söyler yolınan
Ebruları sırmayılan telinen
1DADALOĞLU bunu kaynakta ‘yolınan’ sözüyle söyler.
2Kaşları sırma ve tellerle bezenmiştir.
Mahlas şairi övgünün sahibi olarak sahneye getirir; “yolınan” biçimi açıklanmadan korunur. Sırma ve tellerle bezenmiş kaşlar, kapanışa yaklaşırken portreyi ince bir süs ayrıntısına toplar.
- 10
Sallanı sallanı gidiyor mayan
Gezdir zalim yeşillilen alınan
1Dişi deve salına salına gidiyor.
2Ey zalim, onu yeşiller ve al giysiler içinde gezdir.
Salınan dişi deve, göçebe güzelliğin yürüyüşünü canlı bir harekete çevirir. Yeşil ve al giysiler içinde gezdirme buyruğu, şiirin renkli portresini hareket hâlinde tamamlar.
Metnin kaynağı
Dadaloğlu mahlası gövdede görünür ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Dadaloğlu, basılı No. 5, PDF 153; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönülden gönüle yol gider derlerDadaloğlu · Yiğitlik ve dayanışma öğütleri taşıyan koşma→
Karşılaşma, güzelin gündelik bir kişi değil değerli eşyalarla çevrili seçkin biri olarak görülmesiyle açılır. Nalın ve çözülemeyen “altın halınan” yüzeyi, övgünün maddi parıltısını büyütür.