Senin katında çok günah işledim
Fakir Ednâ günahını kabul ederek Şah-ı Merdan'a ve Hızır'a yardım çağrısında bulunur. Edep, erkân ve niyaz öğütleri Kerbelâ, on iki imam ve Kırklar meclisi hatıralarıyla genişler; kapanışta Hatâyî yolunda duran kişinin cehennem ateşinden korunacağı umulur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çok günah işledim senin katında
Eriş Şâh-ı sen eyle
1Senin katında çok günah işledim.
2Şah-ı Merdan, yetiş ve bana yardım et.
- 2
Kul daralmayınca yetişmez
Yetiş sen eyle
1Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez.
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Hızır'ın kul ancak daralınca yetişmesi, yardımın en sıkışık anda göründüğüne dair halk inancını aktarır. İkinci dize bu genel sözü kişisel ve acil bir imdat çağrısına çevirir.
- 3
Yalvarması boynumuza farz oldu
mü’minlere arz oldu
1Yalvarmak boynumuza görev oldu.
2Edep ve yol düzeni müminlere bildirildi.
Yalvarmanın görev sayılması, duayı isteğe bağlı bir rahatlama olmaktan çıkarır. Edep ve erkânın müminlere bildirilmesi de yakarının belirli davranış ve yol kuralları içinde yapılmasını ister.
- 4
Mü’minin secdesi Hak niyâz oldu
Yetiş sen eyle
1Müminin secdesi Hakk'a yakarıştır.
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Secdenin Hakk'a niyaz olması, bedensel ibadeti doğrudan dilek ve teslimiyet dili olarak yorumlar. Hızır'a yinelenen çağrı, bu yönelişin somut sıkıntı içinde sürdüğünü gösterir.
- 5
Kim kaildir mahşer- kalan da’vâya
Şah Hasan’a ağu verdi Muâviye
1Mahşerde kalan davayı kim kabul eder?
2Muaviye, Şah Hasan'a zehir verdi.
Mahşere kalan davanın kabul edilip edilmeyeceği sorusu çözülmemiş tarihî hesabı öne çıkarır. Hasan'ın zehirlenmesi, bu hesabı Ehl-i beyt'e yönelen haksızlığın somut örneğine bağlar.
- 6
İmam Hüseyn mürvet eyle cânıma
Yetiş sen eylee
1İmam Hüseyin, canıma iyilik eyle.
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
İmam Hüseyin'den cana mürüvvet istenmesi, Kerbelâ şehidini merhamet aracısı olarak anar. Hızır nakaratı da iyilik dileğini sıkıntı anında yetişme beklentisiyle tamamlar.
- 7
Zeynel’i zindana atan o soydur
Muhammed Bâkır’a verilen paydır
1Zeynel'i zindana atan aynı soydur.
2Muhammed Bâkır'a verilen pay budur.
Zeynel'i zindana atan soyun anılması zulmün kuşaklar boyunca süren yönünü belirtir. Bâkır'a verilen pay, Ehl-i beyt imamlarının bu ortak acı ve mirastan ayrı tutulmadığını gösterir.
- 8
İmam Câ’fer erkânı kadim yoldur
Yetiş sen eyle
1İmam Cafer'in yol düzeni eskiden beri sürer.
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Cafer erkânının kadim yol sayılması, inanç düzeninin yeni icat değil süreklilik taşıyan gelenek olduğunu savunur. Hızır çağrısı, bu köklü yola bağlı şairin bugünkü yardım ihtiyacını dile getirir.
- 9
Musa Kâzım ile salâyı veren
İmam Rıza ile mescide giren
1Musa Kâzım ile çağrıyı yapan,
2İmam Rıza ile mescide giren,
Musa Kâzım ile yapılan çağrı ve Rıza ile mescide giriş, imamları ibadet topluluğunun etkin kişileri olarak sıralar. İki eylem, seslenme ile kutsal mekâna katılmayı birbirine bağlar.
- 10
Taki ile Naki carına gelen
Yetiş sen eyle.
1Takî ile Nakî'nin yardımına yetişen kudret adına,
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Takî ve Nakî'nin yardımına yetişen kudret geçmişteki korumayı hatırlatır. Şair aynı yetişme fiilini Hızır'a yönelterek imamlar silsilesindeki desteği kendi dar zamanına çağırır.
- 11
Askerî’nin askerine katılan
Kul olub Belh, Buhârâ’da satılan
1Askerî'nin ordusuna katılan,
2kul olup Belh ile Buhara'da satılan,
Askerî'nin ordusuna katılmak manevi saf tutmayı, Belh ve Buhara'da kul olarak satılmak ise ağır sınanmayı anlatır. Birim bağlılığın yalnız şeref değil esaret ve gurbet bedeli de taşıdığını gösterir.
- 12
Çöl Kûfe şehrinde nâra atılan
Yetiş sen eyle
1Kûfe çölünde ateşe atılan kişi adına,
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Kûfe çölünde ateşe atılma görüntüsü zulüm ve sınanmanın doruğudur. Hızır'dan istenen yardım, tarihî acıyı bugünkü yakarıya taşısa da kapalı özneyi tahminle belirlemez.
- 13
Kırkların cemine berâber gelen
Server Muhammed’in bacını alan
1Kırklar meclisine birlikte gelen,
2Önder Muhammed'in kız kardeşini alan,
Kırklar cemine birlikte gelmek, manevi topluluğa kabulü anlatır. Muhammed'in kız kardeşiyle evlenme göndermesi ise kaynakta kurulan akrabalık bağını olduğu gibi koruyarak topluluk içindeki yakınlığı belirtir.
- 14
Sancağını çeküb Zülfikar çalan
Yetiş sen eyle
1sancağını çekip Zülfikar'ı çalan er adına,
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Sancağın çekilmesi mücadeleye çıkışı, Zülfikar'ın çalınması Ali'nin savaşçı mirasını çağrıştırır. Hızır nakaratı bu yiğitlik görüntüsünü şairin korunma ihtiyacına bağlar.
- 15
Fakir Ednâ’m der ki bu sırra eren
Üstadım Hatâyî dârına duran
1Fakir Ednâ der ki bu sırra eren,
2üstadım Hatâyî'nin darağacında duran,
Fakir Ednâ sırrı kavrayan kişiyi Hatâyî'nin dârında duran yol eri olarak tanımlar. Dâr sözü hem yol meydanındaki hesap yerini hem darağacı çağrışımını taşır; modern aktarım bu çift anlamı tekleştirmez.
- 16
Tamuda yanar mı nûrunu gören
Yetiş sen eyle
1onun nurunu gören cehennemde yanar mı?
2Hızır Nebi, yetiş ve bana yardım et.
Hatâyî nurunu gören kişinin cehennemde yanıp yanmayacağı sorusu, manevi aydınlığın kurtarıcı gücünü savunur. Son Hızır çağrısı şiiri kesin hükümle değil, yardım bekleyen yakarıyla kapatır.
Metnin kaynağı
fakir-edna bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Çok günah işledim senin katında kaydıdır. 32 özgün dize ve 16 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Deli gönül gussalanub gam yemeFakir Ednâ · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Şair günahının çokluğunu saklamadan Şah-ı Merdan'a seslenir. Ali'den yetişmesini istemesi, suç itirafını umutsuzluğa değil, manevi aracılık ve yardım beklentisine dönüştürür.