Dedim Dilber, Aslın Nereli?
Türâbî, sevgiliyle soru-cevap biçiminde konuşur; Bor ile ‘çor’, pir ile tabirci ve saç ile kement arasında nükteli bağlar kurar. Âşığın her yakınlaşma isteği sevgilinin ters ve küçümseyici cevabıyla kesilir; şiir körlük sözüyle kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dedim dilber senin aslın nereli
Konya tarafından Bor dedi bana
1Güzele ‘Aslen nerelisin?’ diye sordum;
2‘Konya tarafındaki Bor’danım’ dedi.
- 2
Dedim aşkın ile
Dermanı bulunmaz dedi bana
1‘Aşkın yüzünden göğsüm yara içinde’ dedim;
2‘Bunun çaresi bulunmaz bir derttir’ dedi.
Sinedeki yara gerçek bir bedensel kesikten çok aşkın bıraktığı acıdır. Sevgili bu acıyı iyileştirmeye yanaşmaz; ‘çor’ diyerek dermansız bir dert sayması, âşığın yakınlık umudunu alaycı bir teşhisle geri çevirir.
- 3
Dedim eyle boynuma zincir
Dedi var yıkıl git hey ihtiyar pir
1‘Saçlarını boynuma zincir yap’ dedim;
2‘Yıkıl karşımdan, hey yaşlı pir!’ dedi.
Âşık sevgilinin saçını boynuna dolanacak bir zincir olarak ister; tutsaklığı gönüllü bir kavuşma biçimi sayar. Sevgili ise yaşını öne çıkarıp onu kovar, böylece romantik teslimiyet isteğini kaba ve mesafeli bir karşılıkla keser.
- 4
Dedim talim edip ol sen
Bir rüya görmüşüm yor dedi bana
1‘Öğrenip usta bir rüya yorumcusu ol’ dedim;
2‘Bir rüya gördüm, haydi yorumla’ dedi.
Muabbir rüyayı anlamlandıran kişidir; âşık sevgiliden bu hüneri öğrenmesini ister. Sevgilinin ‘Ben bir rüya gördüm, sen yor’ cevabı rolleri tersine çevirir ve âşığın kendisini bilgili gösterme çabasını sınava dönüştürür.
- 5
Dedim kemendimdir
Dedi TÜRABÎ çek sen benden elin
1‘Tel tel saçların beni yakalayan kementtir’ dedim;
2‘TÜRÂBÎ, artık peşimi bırak’ dedi.
Tel tel saçın kement sayılması, güzelliğin âşığı uzaktan yakalayıp bağlayan gücünü anlatır. Mahlasıyla çağrılan TÜRÂBÎ’ye el çekmesinin söylenmesi, onun bu bağı sevgi saymasına karşı sevgilinin açık reddini duyurur.
- 6
Dedim seyreyleyim
İşte gözün görmez kör dedi bana
1‘Boynundaki beni seyredeyim’ dedim;
2‘Gözün görmüyor mu, kör müsün?’ dedi.
Âşık boyundaki beni seyretmek isteyerek sevgiliye bakışını daha da yaklaştırır. Sevgili ‘kör’ sözüyle hem bu isteği azarlar hem de gözünün önündeki mesafeyi göremeyen âşığı taşlar; konuşma son bir terslemeyle kapanır.
Metnin kaynağı
Afyonlu Türâbî Baba (İbrahim) isnadı kaynak bölümü, görünür mahlas ve kamuya açık kimlik/çalışma kanıtıyla bağlandı. Eş adlar: Türâbî, Türâbî Baba, İbrahim. Türâbî mahlaslı farklı şairler yalnız mahlasa dayanarak birleştirilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Afyonlu Türâbî Baba (İbrahim), basılı No. 2, PDF 295–296; 6 birim/12 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-TURABI-2. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Eski sebaktan geçübenAfyonlu Türâbî Baba · Öğüt nefesi→
Şiir, âşığın sorusu ve sevgilinin cevabıyla ilerleyen canlı bir konuşma olarak açılır. Sevgili Konya tarafındaki Bor’u söylerken yer adı bir sonraki beyitteki ‘çor’ kafiyesini hazırlayan nükteli bir işarete dönüşür.