Bak Şu Tophâneye Dilberler ile Toptoludur
Tophane'nin adı, güzelleri barut ve fitil sözlüğüyle anlatan şehirli ve erotik bir kelime oyununa dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Baķ şu Ŧophāneye dilberler ile ŧopŧoludur
Kişi gördükde almaya hįç ķābil mi
1Bak şu Tophane'ye; güzellerle tıklım tıklım doludur.
2İnsan bunu görünce fitil almadan durabilir mi?
- 2
Āteş-i Ǿaşķla bārut gibi hep ŧutuşur
Yalñız ķalsa viren dilberine Fāżıl mı
1Hepsi aşk ateşiyle barut gibi tutuşur;
2yalnız kalınca sevgilisine o fitili veren bir tek Fâzıl mıdır?
İkinci beyitte “aşk ateşi” soyut bir duygudan barutu tutuşturan gerçek aleve dönüşür. Verilen şeyin önceki dizeden düşen “fitil” olduğu anlaşılır; ama bu verişin ne anlama geldiğini beyit açıkça söylemez. Kıta erotik imayı tarihsel şehir mizahının çift anlamı içinde bırakır, kesin bir olay anlatmaz.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:f05be22b-mk15-pdf995 sabit kaydıyla tez edisyonunda Mukatta’ât 15, basılı s.979 / PDF 995. PDF 995'te 15 işaretinden 16 işaretinin hemen öncesine kadar dört dize. Şiir gövdesi yalnız bu numaralı bloktan alındı; dipnot aparatı gövdeye katılmadı. Exact AVESIS item CC BY 4.0 bağlantısını bu ekin hemen yanında gösterir; indirilen PDF'nin içinde gömülü lisans beyanı yoktur. Dört dize sırasıyla on beş, on dört, on üç ve on üç hecedir; “Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün” dizisi ise on beş hece ister ve son iki dizede medle tamamlanacak uzun hece bulunmaz. Dizelerin açık-kapalı sırası da birbirini tutmuyor: ilk dize iki uzun hece arasında bir kısa ile açarken son dize üç uzun hece ile açıyor. Tez edisyonu bu kısa şiir için basılı bir kalıp adı vermiyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Beşiktâş'ıñ kusûr-ı bî-kusûruñ pâre-i elmâsEnderunlu Fâzıl · Kıta→
İlk beyit Tophane semtinin adındaki “top”u, kalabalığı bildiren “toptolu” ve ateşlemeyi başlatan “fitil”le aynı alana çeker. Seyircinin fitil alma isteği hem semtin askerî üretimini hem güzeller karşısında uyanan arzuyu düşündürür.