Dolanı Dolanı Gelir
Ölümün ağır ağır yaklaşmasıyla yüzü gülmeyen, gözü uzağı seçmeyen ve eli işe varmayan âşık, artan zulmü kayda geçirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
gelir
Ölüm yavaşça yavaşça
Kalem alıp yaz derdini
Gülüm yavaşça yavaşça
Sönmüyor bir dem
Sevda oldu öz diyarım
Güz dedi geçti baharım
Selim yavaşça yavaşça
Garip yüzüm gülmez oldu
Gözüm görmez oldu
İşe güce varmaz oldu
Elim yavaşça yavaşça
Sevdiğim bu yana bakmaz
Kaş edip kipriğin kalkmaz
Kırıldı kanadım kalkmaz
Kolum yavaşça yavaşça
Bu dünyaya gelen bilmez
Ölmeyince kan kesilmez
Mesleki'm artar eksilmez
Zulüm yavaşça yavaşça
1Kıvrıla kıvrıla yaklaşıyor,
2ölüm ağır ağır geliyor.
3Kalemi eline alıp derdini yaz,
4sevgilim, acele etmeden yaz.
5İçimdeki ateş bir an bile sönmüyor.
6Sevda benim öz yurdum oldu.
7Güz geldi, baharım geçip gitti;
8Selim de yavaş yavaş geliyor.
9Bu garip yüzüm artık gülmüyor.
10Gözlerim artık uzağı seçemiyor.
11İşe güce uzanamaz oldu
12elim, ağır ağır.
13Sevdiğim artık bu tarafa dönüp bakmıyor.
14Kaşın işaret etse de kirpiğin kalkmıyor.
15Kanadım kırıldı; artık kalkmıyor
16kolum, ağır ağır.
17Bu dünyaya gelen, başına geleceği bilmez.
18İnsan ölmeden bu kanama durmaz.
19Ben Meslekî'yim; artıyor, hiç azalmıyor
20zulüm, ağır ağır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Âşık Mesleki adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 160192 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Diyar-ı gurbette Cezayir’lerde,Kul Himmet · koşma→
“Yavaşça yavaşça” dönüşü ölümü birdenbire gelen son değil, bedeni adım adım güçten düşüren süreç olarak kurar. Ateşin sönmemesi ve baharın geçmesi iç dünyadaki sevda ile dış zamandaki çöküşü birleştirir. Meslekî son kıtada kanın ancak ölümle duracağını söyleyerek bu ilerleyişi mühürler.