Ehline Hergiz Helâldir Hem Mübâh Devrân Semâ‘
Fahrî, devrân ve semânın ancak zühd, takva ve ehliyet sahibi kişiler için uygun olduğunu savunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ehline hergiz helâldir hem mübâh
olanlara hergiz mübâh olmaz
1Devrân ve semâ ehline her zaman helâl ve serbesttir;
2ehil olmayanlara ise semâ hiçbir zaman serbest değildir.
- 2
Niçin olmaz diriseñ sen ey şöyle bil
Ehl-i devrânda gerek ger mübâh ola
1Niçin olmadığını sorarsan ey kardeş, şunu bil:
2semâ serbest olacaksa devrân ehlinde zühd bulunmalıdır.
Semâın uygunluğu devrân ehlindeki zühde bağlanır; dış hareketin değeri iç disiplin ve dünyadan el çekmeyle ölçülür. “Niçin olmaz diriseñ” diye kurulan soru-cevap düzeni metni bir fetva diline yaklaştırır; “ey birâder” hitabı ise tartışmayı kardeşçe bir öğretiye çevirir.
- 3
İtme inkâr müttakî olanlarun devrânını
ister-iseñ eyle -ı
1Takva sahiplerinin devrânını inkâr etme;
2Mevlâ'ya yakınlık istiyorsan devrân ve semâ yap.
Takva sahibinin devrânını inkâr etmeme öğüdü Mevlâ'ya yakınlık arzusuyla birleşir; ölçü uygulayıcının niteliğidir. İkinci dize savunmadan çağrıya geçer: “itme inkâr” diyen ses aynı beyitte “eyle” diyerek muhatabını izleyici olmaktan çıkarıp katılımcı yapar.
- 4
ile takvâ ile olanlara dahl eyleme
Hergiz anlara helâl hem
1Zühd ve takvayla yaşayanlara karışma;
2onlara devrân ve semâ her zaman helâldir.
Zühd ve takvayla yaşayanlara karışılmaması istenir; helallik aynı iki ahlaki şartla yeniden sınırlandırılır. “Dahl eyleme” buyruğu tartışmanın konusunu değiştirir: mesele artık semâ edenin hâli değil, ona karışanın tutumudur. Beytin ikinci dizesinde aktarım eksik görünüyor: “Hergiz anlara” ile açılan dize basılı Fâ’ilâtün ×4 kalıbında üç hece eksiktir; modern satır yalnız kaynakta duran sözcükleri karşılar, düşen kısmı tamamlamaz.
- 5
Müttakînden olur iseñ Fahrîyâ sen de eger
Saña helâl olur dahi
1Ey Fahrî, sen de takva sahiplerinden olursan
2devrân ve semâ sana da helâl olur.
Mahlas beyti ölçüyü Fahrî'ye uygular; takva sahiplerinden olursa devrân ve semâ ona da uygun olacaktır. “Eger” şartı şairi kendi hükmünün dışında tutmaz; savunduğu serbestliği ancak koşulu yerine getirdiğinde kendisi için de isteyebilir. Mahlas beytinin ikinci dizesi de aynı biçimde eksik görünüyor: “Saña devrân helâl olur” diye başlayan dize kalıpta üç hece eksiktir ve modern satır bu boşluğu doldurmaz.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf130-printed121-n70. Bu görüntü aralığında 70 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur. Neşirdeki on dizeden sekizi basılı Fâ’ilâtün ×4 kalıbını tam tutar; dördüncü ve beşinci beyitlerin ikinci dizeleri (“Hergiz anlara devrân helâl hem semâ‘” ve “Saña devrân helâl olur dahi semâ‘”) ise üçer hece eksiktir ve bu iki noktada aktarım eksik görünür. Özgün katmanda dizeler aynen korundu; günümüz Türkçesi eksikliği kapatmaz ve durum ilgili birimlerin yorumunda okura bildirilir. Düşen sözcükler için bağımsız ikinci tanık bulunmadığından hiçbir tamamlama ileri sürülmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Emrine fermân-ber olan Hakkuñ ider râhatıMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Devrân ve semâ ehil kişiye uygun, ehil olmayana kapalıdır; manevî hareket sınırsız serbestlik değil yeterlilik ister. “Hergiz” sözü beytin iki dizesinde de geçer ve ikisinde zıt yöne çalışır: bir yanda her zaman helâl, öbür yanda hiçbir zaman mubah değil.