DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Hükmî/Canımı Ali’nin aşkına kurban etmişim
Tarihî Bektaşî şiiri · 18. yüzyıl

Canımı Ali’nin aşkına kurban etmişim

Hükmî, Ali aşkı uğruna can, baş, itibar ve rahatlıktan vazgeçtiğini anlatır. Kurban, meydan, harabat, zehir, bülbül, kayık ve umman imgeleriyle aşkın hem acıtan hem dönüştüren gücünü işler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Etmişim ben canımı kurban Ali’nin aşkına

    Olmuşum dîvâne vü Ali’nin aşkına

    1Canımı Ali’nin aşkına kurban etmişim;

    2Ali’nin aşkıyla divane ve çıplak olmuşum.

    İlk beyit, Ali sevgisini hem kurban hem de toplumsal örtülerden sıyrılma diliyle açar. Divanelik ve çıplaklık bedensel bir durumdan çok, aşk karşısında hesap ve gösteriş bırakmayan teslimiyeti anlatır.

  2. 2

    Girmişim meydâna bir şâhın fedâsı oluben

    Salmışım nâmûs u ârı can Ali’nin aşkına

    1Meydana bir şahın fedaisi olarak girmişim;

    2Ali’nin aşkına namusu ve utanmayı bırakmışım.

    Meydan, şah uğruna can sunulan bağlılık alanıdır. “Namus ve arı salmak” ahlaksızlığı değil, insanların ayıplamasından çekinmeyi bırakmayı ve aşk yolunda görünüş kaygısını aşmayı bildirir.

  3. 3

    Vermişim aşkı yolunda Şah Hüseyn’in başımı

    Gelmişim âvâre vü mihman Ali’nin aşkına

    1Aşk yolunda başımı Şah Hüseyin’e vermişim;

    2Ali’nin aşkına başıboş bir konuk olarak gelmişim.

    Başın Hüseyin yoluna verilmesi Kerbelâ fedakârlığını kişisel söze dönüştürür. Âvare ve mihman oluş ise dünyada kalıcı mülk sahibi olmadığını, Ali aşkının kapısında geçici bir konuk olduğunu söyler.

  4. 4

    Varmışım kûy-i harâbâta olub abdâl-ı aşk

    Tatmışım zehri Şeh-i merdan Ali’nin aşkına

    1Harabat mahallesine aşk abdali olarak varmışım;

    2Şah-ı Merdan Ali’nin aşkına zehri tatmışım.

    Harabat, yerleşik itibarın dışında kalan aşk meclisini; abdal oluş da dünyadan el çekişi taşır. Zehri tatmak, bu yolda yalnız coşku değil acı ve sınanma payının da gönüllüce kabul edildiğini gösterir.

  5. 5

    Bilmişim baştan nukuşumu serâser noliser

    Kılmışım iki gözüm Ali’nin aşkına

    1Baştan sona bütün yazgımın ne olacağını bilmişim;

    2Ali’nin aşkına iki gözümü ağlar kılmışım.

    Konuşan, başına geleceklerin yazısını baştan sona bildiğini söylerken buna rağmen yoldan çekilmez. Ağlayan iki göz, yazgıyı değiştirme çabasından çok onu aşk bilinciyle karşılayan sürekli tanıklığı taşır.

  6. 6

    Solmuşum bülbül gibi bâğ içre güller aşkına

    Sevmişim bir gonce-i handan Ali’nin aşkına

    1Bahçede bülbül gibi güllerin aşkına solmuşum;

    2Ali’nin aşkında gülen bir gonca sevmişim.

    Bülbülün gül uğruna solması ile gülen goncanın sevilmesi aynı bahçe içinde kayıp ve neşeyi birleştirir. Ali aşkı, âşığı tüketirken ona yeniden açılan güzellik de sunan çift yönlü bir güçtür.

  7. 7

    Çekmişim dil zevrakın dolu gubâr-ı derd ile

    Dalmışım bahre olub umman Ali’nin aşkına

    1Gönül kayığını dert tozuyla dolu çekmişim;

    2Ali’nin aşkına denize dalıp umman olmuşum.

    Gönül bir kayık, dert ise onu dolduran toz gibi düşünülür; ardından küçük tekne denize dalıp ummana dönüşür. Bu ölçü değişimi, kişisel kederin Ali aşkında daha geniş bir varlık hâline gelmesini anlatır.

  8. 8

    Atmışım top eyleyüb başım safâ meydânına

    Olmuşum âlemlere destan Ali’nin aşkına

    1Başımı top edip safa meydanına atmışım;

    2Ali’nin aşkına bütün âlemlere destan olmuşum.

    Başın top edilip meydana atılması, canın oyunsuz ve geri dönüşsüz biçimde ortaya konduğunu gösterir. Bu fedakârlığın âlemlere destan olması, bireysel bağlılığı topluca anlatılan örnek bir hikâyeye çevirir.

  9. 9

    Hükmî’yim âşık u mecnûn oluben Ferhâd veş

    Düşmüşüm vü hayran Ali’nin aşkına

    1Hükmî’yim; âşık ve mecnun olup Ferhat gibi,

    2Ali’nin aşkına şaşkın ve hayran düşmüşüm.

    Mahlas beyti Hükmî’yi Mecnun ve Ferhat gibi aşk kahramanlarıyla yan yana getirir. Ancak onların sevgili odağı Ali’ye çevrilir; şaşkınlık ve hayranlık şiirdeki bütün fedakârlıkların son ruh hâlidir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Hükmî (18. yüzyıl Yeniçeri saz şairi) atfı basılı bölüm ve görünür mahlasla sınırlıdır; kanonik profil, bağımsız kimlik incelemesi tamamlanana kadar bekletilmektedir.

Atıf kanıtını aç ↗

Ergun 1955; tarama s. 375; 9 birim/18 dize. Kayıt kaynakta “Etmişim ben canımı kurban Ali’nin aşkına” ile başlar, “Düşmüşüm âşüfte vü hayran Ali’nin aşkına” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Benzer bir okuma‘Akl müşâveredeyken cünûn alur meydânKânî · Mısra

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

üryan

Çıplak; burada dünyalık örtülerden soyunmuş.

harabat

Meyhane veya kalenderî aşk meclisi.

zevrak

Küçük kayık.

giryan

Ağlayan, gözyaşı döken.

âşüfte

Aşkla perişan ve şaşkın.

safâ meydanı

Canın fedakârlıkla ortaya konduğu sevinç ve teslimiyet alanı.