Ey Gönül, İmkân Varlığı Hep Tanrı’nın Görünüşüdür
Varlığı Tanrı’nın görünüşü olarak okur; celal ile cemal, lâmekân ve fenâ imgeleri üzerinden aklın sınırını ve birlik sırrını anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
دلا هپ ذات بارينك ظهوريدر وجود امكان
حقيقتجه نظر ايله نه صورت كوسترر رحمان
1Ey gönül, imkân varlığı bütünüyle Tanrı’nın görünüşüdür
2Hakikat gözüyle bak; Rahman hangi suretleri gösterir
- 2
ولى ذاتى نهايتدر كمال اختفا سندن
انى عقل ايتمدى ادراك انجون كورمدى اعيان
1Fakat Zât’ın gizlenişindeki yetkinlik senden ötede bir son sınırdır
2Akıl onu kavrayamadı; bu yüzden gözler de göremedi
Gizlenişin yetkinliği aklın ve gözün sınırını çizer; kavrayamama burada eksiklikten çok Zât’ın erişilmezliğini belirtir. Akıl ile gözün birlikte durması, gizli Zât’ın ne düşünce nesnesine ne de doğrudan görüntüye indirgenebileceğini belirtir.
- 3
جلالى ماوراسندن جمالن عرض ايدردائم
قى شمول ديده حق بين جمالينه اوله حيران
1Celalinin ötesinden cemalini sürekli sunar
2Hak gören göz, o güzelliğe bütünüyle hayran kalır
Celal perdesinin ardından sunulan cemal, korku ile güzelliği ayırmaz; hak gören göz iki niteliği aynı görünüşte karşılar. Heybetin gerisindeki güzelliği görebilmek için bakışın korkuyu aşması gerekir; hayranlık bu iki niteliği aynı anda taşır.
- 4
آيك عشقى هو استنده اوچار عاشقلرى هردم
فضاى لامكاننده ايدر قدسيلرى جولان
1Hû aşkının kuşu göğünde âşıkları her an uçurur
2Lâmekân boşluğunda kutsal varlıklar dolaşır
Hû aşkının kuşları lâmekân göğünde uçar; mekânsızlık, sıradan yön ve mesafe ölçülerinin geçersizleştiği manevi alanı anlatır. Kuş ve gök dili, mekânsız alanı hareketli kılar; kutsal dolaşım sıradan coğrafyaya değil aşkın “Hû” çağrısına uyar.
- 5
قوى دعوى ايله زاهد صقين بيلدم ديمه حقى
انى بيلن فدا ايلر يولنه نيجه يوزبيك جان
1Ey zahit, kuru iddiayı bırak; “Hakk’ı bildim” demekten sakın
2Onu bilen, yoluna yüz binlerce can feda eder
Zahidin “bildim” iddiası canı ortaya koyan gerçek bilgiyle sınanır; sözde kesinlik yerine fedakârlık ölçüsü getirilir. Yüz bin canın feda edilmesi sayısal abartıdan çok, bilgiyi can güvenliğinin önüne koyan kesin bağlılığı anlatır.
- 6
گل اى ذاتى فنا اندر فنا اول سندخى تاكيم
سراى سر وحدتده سنى باقى قيلا جانان
1Gel ey Zâtî, sen de yokluk içinde yok ol ki
2Birlik sırrı sarayında sevgili seni kalıcı kılsın
Yokluk içinde yok olma çağrısı, birlik sırrı sarayında sevgili tarafından kalıcı kılınma paradoksuyla şiiri tamamlar. Fenâ ile bekā arasındaki geçişte özne kendi kalıcılığını kurmaz; onu birlik sarayında kalıcı kılan sevgilidir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Zâtî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Internet Archive kaydındaki tarihî taramaya bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
كرمه اى خواجه بيابانده اولوب خور و ذليلZâtî · 5 beyitli manzume→
İmkân âlemi Tanrısal görünüş olarak okunur; ilk çift, görünen suretleri bağımsız nesneler değil Rahman’ın işaretleri sayar. Rahman’ın gösterdiği suretler çoğalsa da hepsi aynı kaynağın görünüşüdür; beyit çokluk içinde birlik okuması teklif eder.