Adı aşk
Beş beyitte beş tanım, hepsi aynı redifle biter: “adı aşk”. Her tanım bir öncekinden ağırdır ve sonuncusu artık bir eylem değil, bir yok oluştur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cihanı hiçe satmaktır, adı aşk
Döküp varlığı gitmektir, adı aşk
1Dünyayı hiçe satmaktır, adı aşk;
2varlığını döküp gitmektir, adı aşk.
- 2
Elinde sükkeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır, adı aşk
1Elindeki şekeri başkasına verip
2zehri kendi yutmaktır, adı aşk.
Tanım somutlaşıyor: iki elde iki şey var, iyisi başkasına gidiyor. Beytin gücü sadeliğinde — hiçbir tasavvufî terim kullanmadan îsâr, yani başkasını kendine tercih etme ilkesini anlatıyor.
- 3
yağmur gibi gökten yağarsa
Bâşını âna tutmaktır, adı aşk
1Bela gökten yağmur gibi yağarsa
2başını ona tutmaktır, adı aşk.
Sığınmak değil, karşı durmak. Yağmurdan kaçmak insanın ilk tepkisidir; burada tersi isteniyor. Belanın yağmura benzetilmesi onu doğal, kaçınılmaz bir şey yapıyor.
- 4
Bu âlem sanki oddan bir denizdir
Âna kendini atmaktır, adı aşk
1Bu âlem sanki ateşten bir denizdir;
2ona kendini atmaktır, adı aşk.
Üçüncü beyitte gelen bela dışarıdandı; burada atlayan kendisi. Ateşten deniz imgesi iki karşıt unsuru birleştirerek dünyanın çelişkili doğasını tek görüntüde topluyor.
- 5
Var Eşrefoğlu Rumî bil hakikat
Vücûdu fâni etmektir, adı aşk
1Yürü Eşrefoğlu Rûmî, hakikati bil:
2varlığı yok etmektir, adı aşk.
Mahlas beyti bütün tanımları tek bir kavrama bağlıyor: fenâ. İlk beyitteki “varlığı dökmek” burada “vücudu fâni etmek” oluyor — şiir başladığı yere, daha kesin bir dille dönüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143533 numaralı sürüm esas alındı; kaynak sayfası KM-ÇY lisans şablonuyla işaretli.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit iki fiille açılıyor: satmak ve dökmek. İkisi de elden çıkarma. Aşkın tanımı baştan bir kazanç değil, bir vazgeçiş olarak konuyor.