Bir gönül deriçesinden yine bir nur oldı peydâ
Gönülde açılan küçük bir pencereden çıkan ışığın bütün evreni kaplaması. Beş beyit boyunca görünen ile gören arasındaki sınır silinir; şiir zaman ve mekânın da bittiği yerde kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir gönül deriçesinden yine bir nur oldı peydâ
Aklumı başumdan aldı beni kıldı delü
1Gönlün küçük penceresinden yine bir nur belirdi;
2aklımı başımdan aldı, beni deli divane etti.
- 2
Temâmet gönül cihânın o nûrun 'ı tutdı
Yir ü gök tecceli toldı tağ u taş u kûh u sahra
1O nurun ışını bütün gönül cihanını tuttu;
2yer gök tecelliyle doldu, dağ taş, tepe ve ova.
Işık pencereden çıkıp genişliyor. İkinci dizedeki dört kelimelik sıralama — dağ, taş, tepe, ova — kapsamı saymayla değil, ritimle anlatıyor.
- 3
Ne ki var cemî-i eşyâ nikâbın götürdi yüzden
Kâmûsını gördüm ol dôst bana ma'şûk oldı her câ
1Var olan bütün eşya yüzünden örtüsünü kaldırdı;
2hepsini gördüm; o dost bana her yerde sevgili oldu.
Perde kalkıyor ve görülen şey her yerde aynı: dost. Vahdet-i vücûd düşüncesinin şiirdeki en yalın ifadelerinden biri — çokluk kalkmıyor, hepsi tek bir şeye çıkıyor.
- 4
Nireye kim bakarısam gözüm anı görür ancak
Görinen oldur hem gören kanı gelsün imdi
1Nereye bakarsam gözüm ancak onu görür;
2görünen de odur gören de; hani, gelsin bakalım gören kişi.
Gazelin dönüm noktası. Gören ile görünen aynı olunca ortada bakan bir özne kalmıyor. Son yarım dize bir meydan okuma: “hani, gelsin gören” — artık kimse gören olduğunu iddia edemez.
- 5
Ne vücûd u ne ' var ne zamân u ne mekân var
Ne ne fevk ü taht ne yesâr u ne hôd-yümnâ
1Ne varlık var ne yokluk, ne zaman var ne mekân;
2ne ön ne arka, ne üst ne alt, ne sol ne de sağ.
Şiir art arda gelen yoklamalarla bitiyor. Sekiz kavram sayılıp sekizi de reddediliyor: varlık, yokluk, zaman, mekân ve dört yön. Geriye tarif edilecek hiçbir koordinat kalmıyor — mahlas bile söylenmiyor, çünkü söyleyecek bir “ben” de kalmamış.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 147904 numaralı sürüm esas alındı. Metin bilimsel çeviriyazıyla dizilmiş (“toldı”, “götürdi”, “kâmûsını”); kaynağa sadık kalmak için imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Deriçe” — küçük pencere. Işığın geldiği yer dar, etkisi ise aklı alacak kadar geniş. Tasavvufî tecelli anlatımlarının klasik açılışı: kavrayış değil, kaybediş.