Tecelli şiirleri
32 şiir · 17 şair
Tecelli, görünmeyenin görünür hâle gelmesi demek ve tekke şiirinde bir olay olarak anlatılır. Eşrefoğlu Rûmî'nin “Bir gönül deriçesinden yine bir nur oldı peydâ” dizesinde ışık küçücük bir pencereden çıkar, beş beyit içinde bütün evreni kaplar ve sonunda gören ile görülen arasındaki sınır da kalmaz.
Hurûfî damarda aynı kelime bir olay değil, okuma yöntemidir. Sürûrî'nin “Ey cemâlin Kul hüvallah vey yanağın Vedduhâ” diye açılan gazelinde sevgilinin yüzünün her parçası bir sure adıyla anılır. Bakmak yetmez; yüz, harf harf okunması gereken bir sayfadır.
Tanzimat gazelinde tecelli Tanrı'dan sevgilinin bakışına iner ve bir yaranın adı olur. Namık Kemal'in “Sad-pâre edüp sînemi nezzârelerin hep” diye başlayan gazelinde bakış göğsü yüz parçaya böler; Recaizade Mahmut Ekrem aynı redifle nazire yazar ve “Şevk-aver olunca dile nezzârelerin hep” diyerek aynı yarayı açılan bir goncaya çevirir. İki şair aynı kafiyede buluşur ama biri parçalanmayı, öteki açılmayı anlatır.
32 şiir

