DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Hüsn İçinde Bây İmişsin Yâ Ali Senden Meded
On beyitli medet şiiri · 16. yüzyıl

Hüsn İçinde Bây İmişsin Yâ Ali Senden Meded

Hz. Ali’yi güzellik, gökyüzü, aşk ve ilahî sır imgeleriyle över. Şiir görünmeyeni uzaklarda aramak yerine Ali’yi varlık içinde açık bir tecelli olarak okur; Hatâyî’nin birlik inancına bağlanmasıyla kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hüsn içinde imişsin yâ Ali senden meded

    Gök yüzünde imişsin yâ Ali senden meded

    1Güzellik içinde zenginmişsin ey Ali; senden yardım

    2Gökyüzünde yer edinmişsin ey Ali; senden yardım

    Güzellik içindeki zenginlik ile gökyüzünde yer edinme, Ali’yi hem değer hem mekân bakımından yüceltir. Medet isteği, erişilmez görünen bu yüksekliği dua eden kişiye yardım verebilecek yakın bir kudret sayar.

  2. 2

    Aşk ile ma’şûk u âşık senden olmuşdur

    Sırr-ı Mâ evhâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Aşk, sevgili ve âşık senden ortaya çıkmıştır

    2“Mâ evhâ” sırrıymışsın ey Ali; senden yardım

    Aşk, sevgili ve âşığın aynı kaynaktan inişi ilişkinin üç unsurunu Ali’de birleştirir. “Mâ evhâ” sırrı bu kökeni vahyin kapalı alanına taşır; beyit açıklamaktan çok kutsal bir menşe sezdirir.

  3. 3

    Hak okurlar ismini râh-ı hakîkatte senin

    Aşk ile şeydâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Hakikat yolunda senin adını Hak diye okurlar

    2Aşkla çılgınmışsın ey Ali; senden yardım

    Hakikat yolunda adın “Hak” diye okunması, isim ile temsil edilen gerçek arasındaki mesafeyi daraltır. Aşkla çılgınlık niteliği ise bu yüceliği soğuk bir kavramdan çıkarıp taşkın sevgiyle hareketlendiren ikinci kutuptur.

  4. 4

    Mü’mine dâim edersin lûtf u ihsân u kerem

    Kâfire gavgayimişsin yâ Ali senden meded

    1Mümine sürekli lütuf, ihsan ve cömertlik edersin

    2İnkârcıya kavga imişsin ey Ali; senden yardım

    Mümine lütuf ve cömertlik gösteren yüz, inkârcıya kavga olarak döner. Aynı öznenin merhamet ile mücadeleyi birlikte taşıması, davranışın muhatabın inanç konumuna göre değişen adaletini anlatır.

  5. 5

    Bunca yıl kim gezerem ben bu vücûdun şehrini

    Hüsn-i bîhemtâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Yıllardır bu varlık şehrini gezerim

    2Eşsiz güzellikmişsin ey Ali; senden yardım

    Varlık bir şehir gibi yıllarca dolaşılır; aranan eşsiz güzellik bu uzun iç yolculuğun sonunda Ali’de bulunur. Şehir imgesi bedeni ve dünyayı araştırma alanına, güzellik ise keşfedilen merkeze çevirir.

  6. 6

    Yerde görmez gökte ister kör münâfıklar seni

    Zâhir ü peydâyimişsin ’yâ Ali senden meded

    1Kör münafık seni yerde görmez, gökte arar

    2Oysa açık ve görünürmüşsün ey Ali; senden yardım

    Kör münafığın yerde göremediğini gökte araması, uzaklık beklentisini alaya alır. Ali’nin açık ve görünür oluşu, hakikatin gizlenmesinden çok bakışın körlüğünü sorun eder.

  7. 7

    Kısmet-i bezm-i ezelden Murtezâ ismin senin

    Nerkis-i şehlâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Ezel meclisinden payına Murtezâ adı düşmüştür

    2Baygın bakışlı nergismişsin ey Ali; senden yardım

    Ezel meclisinden düşen “Murtezâ” adı kader ve seçilmişlik işaretidir. Baygın bakışlı nergis benzetmesi bu soyut seçilmişliği zarif bir yüz ayrıntısına indirerek yücelik ile sevgili güzelliğini kaynaştırır.

  8. 8

    Enbiyâlar evliyâlar çokdürür ammâ ki sen

    Cümleden a’lâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Peygamberler ve veliler çoktur ama sen

    2Hepsinden yüceymişsin ey Ali; senden yardım

    Peygamberler ve velilerin çokluğu kabul edilir, fakat Ali hepsinden yüce ilan edilir. Karşılaştırma sayıyı değil mertebeyi ölçer; medet nakaratı üstünlük beyanını doğrudan sığınma gerekçesine dönüştürür.

  9. 9

    Bu cihânı seyr idenler bir cemâlûllah içün

    Hüsn ile zîbâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Bu dünyayı gezenler Allah’ın güzelliği için gezer

    2Güzellikle süslüymüşsün ey Ali; senden yardım

    Dünyayı dolaşmanın amacı Allah’ın güzelliğini görmek olarak açıklanır ve Ali bu güzelliğin süslü görünüşü sayılır. Seyahat dış mekânda gezinmekten, ilahî cemalin bir yansımasını aramaya doğru derinleşir.

  10. 10

    Birliğe bel bağlamıştır bu Hatâyî haste dil

    Vâhid ü yektâyimişsin yâ Ali senden meded

    1Bu hasta gönüllü Hatâyî birliğe bağlanmıştır

    2Bir ve eşsizmişsin ey Ali; senden yardım

    Hasta gönüllü Hatâyî birliğe bel bağlar; Ali’nin bir ve eşsiz oluşu bu tutunmanın cevabıdır. “Bel bağlamak” hem güvenmek hem yola hazırlanmak anlamıyla tevhid fikrini kişisel kararlılığa dönüştürür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163300 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKırklar meydanına vardımŞah İsmail Hatâyî · nefes/deyiş

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bây

Zengin, varlıklı

cây

Yer, makam

nüzûl

İnme, ortaya çıkma

Mâ evhâ

Necm suresindeki “vahyettiğini vahyetti” ifadesine gönderme

bî-hemtâ

Eşsiz

şehla

Baygın bakışlı göz

zîbâ

Süslü, güzel

vâhid ü yektâ

Bir ve eşsiz