Müncelī āyīne-i dilde nuḳūş-ı mümkināt
Selîmî mahlasıyla kayıtlı iki beyitlik kıta, mümkün varlıkların suretlerini kalp aynasında görünür sayar; aynayı parlatmanın yolunu Hak dışındakileri silmekte bulur. Köksal'ın A kümesi parçayı Yavuz Sultan Selim'e kesin bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
āyīne-i dilde -ı
İş o -ı mücellāya cilā virmekdedür
1Mümkün varlıkların nakışları gönül aynasında görünür;
2Asıl iş o parlak aynaya cila vermektir.
- 2
Maḥv idince mā-sivāyı nūr-ı Ḥaḳḳ eyler
Āh maḳṣad ḳalbe böyle virmekdedür
1Hak dışındaki her şeyi silince Hakk'ın nuru görünür;
2Ah, amaç kalbe böyle bir parlaklık vermektir.
İkinci beyit cilanın yöntemini açıklayıp ma-sivayı siler. Boşalan yerde Hak nuru görünür; incila hem aynanın parlamasını hem hakikatin açığa çıkmasını anlatır. Ah ünlemi, öğretici önermeyi kişisel özleme dönüştürür.
Metnin kaynağı
Köksal 2019'un A kümesi, mecmua kayıtları ve şiirdeki Selîmî/Selim Şah işaretleri temelinde bu manzumeyi Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlar.
Atıf kanıtını aç ↗cevahir1914-koksal2019-A10. Ali Emîrî, Cevâhirü'l-mülûk (İstanbul, 1330/1914), basılı s. 184–185–186–187/PDF 188–189–190–191: mevcut 4 dizelik özgün gövde görseldeki kapanış Selîmî dizelerine bağlandı. İki Selîmî beyti iki ayrı Ali Emîrî genişletmesinin kapanış çiftleridir; önceleyen dizeler eklemedir. İkinci genişletme basılı 187'ye taşar; sonraki Münâcât başlığı aynı sayfada daha sonra başlar. Eski atıf dört kaynak dizesinin giriş sayfalarını gösterse de genişletilmiş birimin tam sınırını bir basılı sayfa eksik bildirir. Köksal A10 kaydı yalnız aidiyet, kimlik ve mevcut transkripsiyon için kontrol tanığıdır; kamu malı kaynak hakkı ondan devralınmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit kalbi dış dünyayı alan bir ayna olarak düşünür. Mümkünatın nakışları onda zaten belirdiği için mesele yeni görüntü eklemek değildir; mücella aynayı cilalamak, mevcut yüzeyin görme gücünü arıtmaktır.