DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Gamzen mey-i nahvetle ser-endâz degilmi
Gazel · 19. yüzyıl

Gamzen mey-i nahvetle ser-endâz degilmi

“Değil mi” redifli sekiz beyit, baştan sona soru kalıbıyla ilerler. Gamzeyi sarhoş bir yiğit, Cebrail'in sırdaşı ve iki şahin yuvası olarak tanıtır; mahşer surunun sesini şehnaz makamıyla aynı perdeye koyar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gamzen mey-i nahvetle degilmi

    Uşşâkını öldürmez ise nâz degilmi

    1Gamzen kibir şarabıyla başını ortaya atmış değil mi?

    2Âşıklarını öldürmezse ona naz denir mi?

    Matla gamzeyi sarhoş bir yiğit gibi kurar: içtiği şarap kibir olduğu için başını ortaya atmıştır. İkinci dize naza şart koşar — âşığını öldürmeyen bakışa naz denmez. “Değil mi” redifi bütün gazelde bu soru kalıbını sürdürür.

  2. 2

    Cân-suhteyim âteş-i sevdâ cigerimden

    Tûfân gibi cûş eylese de âz degil mi

    1Canı yanmış biriyim; sevda ateşi ciğerimden

    2tûfan gibi coşup taşsa bile az değil mi?

    Şair kendini “cân-suhte”, yani canı yanmış diye tanıtır, sonra ölçüyü büyütür: sevda ateşi ciğerden tufan gibi coşsa dahi azdır. Tufan ile ateşin karşı karşıya konması bilinçli; su bile bu şiddeti karşılamıyor.

  3. 3

    Mest olsa eder sırr-ı fezâyı bize ifşâ

    Gamzen dahi Cibrîl ile hem-râz degil mi

    1Sarhoş olsa feza sırrını bize açar;

    2gamzen de Cebrail ile sırdaş değil mi?

    Gamze burada Cebrail'e ortak edilir: sarhoş olsa feleğin sırrını açacak kadar sırdaştır. Vahiy meleğiyle bir bakışın aynı sırra sahip sayılması gazelin küfür sınırında oynayan mübalağasıdır; ifşa için sarhoşluk şartı da bu cüreti hafifletir.

  4. 4

    Ser-beste-i -ı ser-i zülfün olan dil

    Mansûr kadar aşkla mümtâz degil mi

    1Zülfünün ucundaki zünnâra bağlanmış gönül,

    2aşkta Mansûr kadar seçkin değil mi?

    Zülüf ucu zünnâra, gönül de o zünnârla kuşanmış bir kâfire benzetilir; ardından bu bağ Mansûr'un aşkıyla ölçülür. Hallâc-ı Mansûr “ene'l-Hak” dediği için asılan sûfîdir. Kaynak bu ikinci dizeyi bir hece eksik diziyor; düzeltilmedi.

  5. 5

    Bî-vâsıta kâri-i zebân etse tekellüm

    Çeşminde bu bir şîve-i i'câz degil mi

    1Aracısız, dilin işini görüp konuşsa,

    2bu, gözünde bir i'câz edası değil mi?

    Beyit gözün dile ihtiyaç duymadan konuşmasını mucize sayar: “bî-vâsıta”, yani araya kelime girmeden. “İ'câz” hem mucize hem karşısındakini söz söylemekten âciz bırakma demektir; bakış, âşığı susturduğu ölçüde mucizedir.

  6. 6

    Âvâze-i dehşet-figen-i sûr-ı kıyâmet

    Aşk ehline hem-perde-i degil mi

    1Kıyamet surunun dehşet salan sesi,

    2aşk ehline şehnaz makamıyla aynı perdede değil mi?

    Mahşer suru ile şehnaz makamı aynı perdeye konur: dehşet salan ses, aşk ehli için müziğe dönüşür. “Hem-perde” iki sesin aynı perdeden çıkması demek; kıyametin korkusu âşığa tanıdık geldiği için ürkütmez.

  7. 7

    Ol cân alıcı çeşm-i sühan-gûları yârin

    Bir yerde iki lâne-i degil mi

    1Yârin o can alıcı, söz söyleyen gözleri,

    2bir arada iki şahin yuvası değil mi?

    Yârin iki gözü, iki şahin yuvası sayılır: hem can alıcı hem söz söyleyici. Şehbâz avcı kuş olduğu için bakış avlanmaya çıkmış demektir; “bir yerde iki” ifadesi yüzün küçük alanında iki avcıyı birlikte barındırmasına şaşar.

  8. 8

    Ekrem şeb-i gamda sana yâ hikmet-i işrâk

    Pervâne de bülbül gibi dem-sâz değil mi

    1Ekrem, gam gecesinde sana — ey işrâk hikmeti —

    2pervâne de bülbül gibi dem-sâz değil mi?

    Makta iki gönüllü yanışı yan yana koyar: pervane ateşe, bülbül güle. İkisi de ölümüne bağlılığın simgesi olduğu için âşığa “dem-sâz”, yani aynı nefesi paylaşan arkadaş olur. “Hikmet-i işrâk” ışımanın hikmeti; kaynağın “sana yâ” dizilişi kapalı kalmıştır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142918 numaralı sürüm esas alındı. Metin kitabın “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölümünde “Kafiye-i Yâ / Birinci Gazel” fihrist maddesiyle geçiyor; başlık matlaın ilk dizesinden alındı. “İbtidâ-yı Gazeliyyât” künye satırı ile “Kâfiye-i yâ adedi- gazel 5” sayaç satırı metne alınmadı; kalan on altı dize sekiz beyte bölündü. Mahlastaki “*Ekrem*” yıldızları atıldı. Aynı metin Vikikaynak'ta bir de “Kafiye-i Hâ / On Birinci Gazel” sayfasında (oldid 142917) duruyor; iki sayfa da “Kâfiye-i yâ adedi- gazel 5” künyesini taşıdığı için metnin yeri yâ kafiyesi kabul edildi ve çift kayıt açılmaması için 142917 kullanılmadı. Redif kaynakta üç biçimde dizilmiş — “degilmi”, “degil mi”, son dizede “değil mi”; birleştirilmedi. Dördüncü beytin ikinci dizesi (“Mansûr kadar aşkla mümtâz degil mi”) ölçüye göre bir hece eksiktir, olduğu gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGeç hubb-ı câh-ı âlem-i nâ-ber-karârdanRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nahvet

kibir, büyüklenme

ser-endâz

başını ortaya atan, serden geçen

uşşâk

âşıklar

cân-suhte

canı yanmış

zünnâr

rahiplerin bağladığı kuşak

şehnâz

klasik müzikte bir makam

sühan-gû

söz söyleyen, konuşan

şehbâz

iri, cins doğan; avcı kuş