Gamzen mey-i nahvetle ser-endâz degilmi
“Değil mi” redifli sekiz beyit, baştan sona soru kalıbıyla ilerler. Gamzeyi sarhoş bir yiğit, Cebrail'in sırdaşı ve iki şahin yuvası olarak tanıtır; mahşer surunun sesini şehnaz makamıyla aynı perdeye koyar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gamzen mey-i nahvetle degilmi
Uşşâkını öldürmez ise nâz degilmi
1Gamzen kibir şarabıyla başını ortaya atmış değil mi?
2Âşıklarını öldürmezse ona naz denir mi?
- 2
Cân-suhteyim âteş-i sevdâ cigerimden
Tûfân gibi cûş eylese de âz degil mi
1Canı yanmış biriyim; sevda ateşi ciğerimden
2tûfan gibi coşup taşsa bile az değil mi?
Şair kendini “cân-suhte”, yani canı yanmış diye tanıtır, sonra ölçüyü büyütür: sevda ateşi ciğerden tufan gibi coşsa dahi azdır. Tufan ile ateşin karşı karşıya konması bilinçli; su bile bu şiddeti karşılamıyor.
- 3
Mest olsa eder sırr-ı fezâyı bize ifşâ
Gamzen dahi Cibrîl ile hem-râz degil mi
1Sarhoş olsa feza sırrını bize açar;
2gamzen de Cebrail ile sırdaş değil mi?
Gamze burada Cebrail'e ortak edilir: sarhoş olsa feleğin sırrını açacak kadar sırdaştır. Vahiy meleğiyle bir bakışın aynı sırra sahip sayılması gazelin küfür sınırında oynayan mübalağasıdır; ifşa için sarhoşluk şartı da bu cüreti hafifletir.
- 4
Ser-beste-i -ı ser-i zülfün olan dil
Mansûr kadar aşkla mümtâz degil mi
1Zülfünün ucundaki zünnâra bağlanmış gönül,
2aşkta Mansûr kadar seçkin değil mi?
Zülüf ucu zünnâra, gönül de o zünnârla kuşanmış bir kâfire benzetilir; ardından bu bağ Mansûr'un aşkıyla ölçülür. Hallâc-ı Mansûr “ene'l-Hak” dediği için asılan sûfîdir. Kaynak bu ikinci dizeyi bir hece eksik diziyor; düzeltilmedi.
- 5
Bî-vâsıta kâri-i zebân etse tekellüm
Çeşminde bu bir şîve-i i'câz degil mi
1Aracısız, dilin işini görüp konuşsa,
2bu, gözünde bir i'câz edası değil mi?
Beyit gözün dile ihtiyaç duymadan konuşmasını mucize sayar: “bî-vâsıta”, yani araya kelime girmeden. “İ'câz” hem mucize hem karşısındakini söz söylemekten âciz bırakma demektir; bakış, âşığı susturduğu ölçüde mucizedir.
- 6
Âvâze-i dehşet-figen-i sûr-ı kıyâmet
Aşk ehline hem-perde-i degil mi
1Kıyamet surunun dehşet salan sesi,
2aşk ehline şehnaz makamıyla aynı perdede değil mi?
Mahşer suru ile şehnaz makamı aynı perdeye konur: dehşet salan ses, aşk ehli için müziğe dönüşür. “Hem-perde” iki sesin aynı perdeden çıkması demek; kıyametin korkusu âşığa tanıdık geldiği için ürkütmez.
- 7
Ol cân alıcı çeşm-i sühan-gûları yârin
Bir yerde iki lâne-i degil mi
1Yârin o can alıcı, söz söyleyen gözleri,
2bir arada iki şahin yuvası değil mi?
Yârin iki gözü, iki şahin yuvası sayılır: hem can alıcı hem söz söyleyici. Şehbâz avcı kuş olduğu için bakış avlanmaya çıkmış demektir; “bir yerde iki” ifadesi yüzün küçük alanında iki avcıyı birlikte barındırmasına şaşar.
- 8
Ekrem şeb-i gamda sana yâ hikmet-i işrâk
Pervâne de bülbül gibi dem-sâz değil mi
1Ekrem, gam gecesinde sana — ey işrâk hikmeti —
2pervâne de bülbül gibi dem-sâz değil mi?
Makta iki gönüllü yanışı yan yana koyar: pervane ateşe, bülbül güle. İkisi de ölümüne bağlılığın simgesi olduğu için âşığa “dem-sâz”, yani aynı nefesi paylaşan arkadaş olur. “Hikmet-i işrâk” ışımanın hikmeti; kaynağın “sana yâ” dizilişi kapalı kalmıştır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142918 numaralı sürüm esas alındı. Metin kitabın “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölümünde “Kafiye-i Yâ / Birinci Gazel” fihrist maddesiyle geçiyor; başlık matlaın ilk dizesinden alındı. “İbtidâ-yı Gazeliyyât” künye satırı ile “Kâfiye-i yâ adedi- gazel 5” sayaç satırı metne alınmadı; kalan on altı dize sekiz beyte bölündü. Mahlastaki “*Ekrem*” yıldızları atıldı. Aynı metin Vikikaynak'ta bir de “Kafiye-i Hâ / On Birinci Gazel” sayfasında (oldid 142917) duruyor; iki sayfa da “Kâfiye-i yâ adedi- gazel 5” künyesini taşıdığı için metnin yeri yâ kafiyesi kabul edildi ve çift kayıt açılmaması için 142917 kullanılmadı. Redif kaynakta üç biçimde dizilmiş — “degilmi”, “degil mi”, son dizede “değil mi”; birleştirilmedi. Dördüncü beytin ikinci dizesi (“Mansûr kadar aşkla mümtâz degil mi”) ölçüye göre bir hece eksiktir, olduğu gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla gamzeyi sarhoş bir yiğit gibi kurar: içtiği şarap kibir olduğu için başını ortaya atmıştır. İkinci dize naza şart koşar — âşığını öldürmeyen bakışa naz denmez. “Değil mi” redifi bütün gazelde bu soru kalıbını sürdürür.