Recaizade Mahmut Ekrem kimdir?
Recaizade Mahmut Ekrem (1847–1914), Tanzimat edebiyatının ikinci kuşağından bir şair, eleştirmen, romancı ve öğretmendir. Abdülhak Hâmid'le birlikte Türk şiirine Batılı biçimlerin ve yeni bir güzellik ölçüsünün yerleşmesini sağlayan isim sayılır.
Adı bugün üç şeyle birlikte anılıyor: Muallim Naci ile giriştiği eski-yeni tartışması, Türk romanının en bilinen erken mizah denemesi Araba Sevdası ve Mekteb-i Mülkiye'deki öğrencilerini Servet-i Fünûn dergisine taşıyarak Edebiyat-ı Cedîde topluluğunu doğurması. Şiirdeki çıraklığı ise bu arşivdeki metinlerin geldiği ilk kitabında, Nağme-i Seher'de görülür.
Hayatı ve yaşadığı çevre
1847'de İstanbul'da doğdu. Babası, kitap toplayıcılığıyla tanınan devlet adamı Recâî Mehmed Şâkir Efendi'dir; “Recaizade”, yani Recâî'nin oğlu adı buradan gelir. Öğrenimini Mekteb-i İrfan ve Harbiye İdadîsi'nde yaptı, 1862'de Hariciye Nezareti'nin kalemine girdi.
Kalemde Namık Kemal'le tanışması onu Tasvir-i Efkâr çevresine kattı; Kemal 1867'de Avrupa'ya gidince gazeteyi bir süre Ekrem yürüttü. İlk şiir kitabı Nağme-i Seher 1871'de çıktı ve henüz bütünüyle divan geleneğinin içindeydi; Yâdigâr-ı Şebâb (1873) bunu izledi.
Şûrâ-yı Devlet'te memurluk yaptı, Mekteb-i Mülkiye'de edebiyat okuttu. Ders notlarından doğan Ta'lîm-i Edebiyyât (1879) yeni edebiyat anlayışının ders kitabı oldu. 1880'lerde Zemzeme'yi üç cilt hâlinde ve Takdîr-i Elhân'ı yayımladı; bu metinler Muallim Naci ile arasındaki kafiye ve edebiyat tartışmasını başlattı.
Çocuklarını genç yaşta kaybetmesi şiirinin yönünü değiştirdi; oğlu Nijad'ın ölümü üzerine yazdıklarını yıllar sonra Nijad Ekrem'de (1910) topladı. 1890'ların ortasında Servet-i Fünûn dergisine yöneldi ve Tevfik Fikret'in başına geçtiği Edebiyat-ı Cedîde topluluğunun oluşmasına önayak oldu. Tek romanı Araba Sevdası 1896'da kitap olarak basıldı. 1914'te İstanbul'da öldü.
Şiir anlayışı ve dili
Ekrem'in edebiyat tarihindeki ağırlığı şiirlerinden çok şiir üzerine kurduğu düşüncededir. Ta'lîm-i Edebiyyât ve Takdîr-i Elhân'da güzelin sınırını genişletti: şiirin konusu belli mazmunlar değil, güzel bulunan her şeydir. Muallim Naci ile tartışması, esasen bu genişlemenin kabul görüp görmeyeceği üzerineydi.
Tartışmanın en bilinen maddesi kafiyedir. Naci kafiyeyi harfin görünüşüne bağlarken Ekrem kulağı esas aldı; kafiyenin göz için değil kulak için olduğu hükmü, Türkçe şiirin ses düzenini yazının biçiminden ayıran dönüm noktalarından biri sayılır.
Nağme-i Seher'deki gazeller bu tartışmadan on yıldan fazla öncesine aittir ve şairi, sonradan eleştireceği geleneğin tam içinde gösterir: aruzla yazılmış, redifle kurulmuş, mazmun dağarcığı bütünüyle divan şiirinden alınma metinlerdir. Kitaptaki birçok gazelin “nâ-tamâm” kaydıyla, yani tamamlanmamış hâlde basılmış olması da bu çıraklık dönemi belgesinin bir parçasıdır.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Nağme-i Seher1871'de basılan ilk şiir kitabı; henüz divan geleneği içinde yazılmış gazellerden oluşur.
- Yâdigâr-ı Şebâb1873'te çıkan ikinci şiir kitabı.
- Ta'lîm-i Edebiyyât1879'da yayımlanan, Mekteb-i Mülkiye derslerinden doğmuş edebiyat kitabı.
- Zemzeme1880'lerde üç cilt hâlinde çıkan şiir kitabı; önsözleri Muallim Naci tartışmasının metinlerindendir.
- Takdîr-i Elhân1886'da yayımlanan eleştiri kitabı; eski-yeni tartışmasının en sert halkası.
- Araba Sevdası1896'da kitap olarak basılan tek romanı; Batı özentisinin mizahî hicvi.Arşivdeki ilgili şiirleri gör →
- Nijad Ekrem1910'da yayımlanan, oğlu Nijad'ın ölümü üzerine yazdıklarını toplayan kitap.
Edebiyat tarihindeki yeri
Edebiyat-ı Cedîde'yi kendisi yazmadı, mümkün kıldı: Servet-i Fünûn kuşağı onu hoca bildi ve “Üstâd-ı Ekrem” unvanı ona buradan kaldı.
Hayat bilgileri Vikikaynak kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
Vikikaynak kaydını aç ↗