Gamzen ki tarf-ı çeşm-i sühan-gûda gizlenir
Redifi "gizlenir" olan bir gazel; her beyit bir şeyi bir başkasının içine saklar. Aslan ceylanın yatağında, servi kendi yansımasının altında, gönül de kaşın gölgesinde gizlenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gamzen ki tarf-ı çeşm-i sühan-gûda gizlenir
Bir şîrdir -i âhûda gizlenir
1Yan bakışın, söz söyleyen gözünün kenarında gizlenir;
2o bir aslandır, ceylanın yatağında saklanır.
- 2
Gülşen de verse ruhsat-ı reftâr kaddine
Aks-i -i serv teh-i cûda gizlenir
1Gül bahçesi boyuna yürüme izni verse bile
2servi fidanının aksi ırmağın dibine saklanır.
Sevgilinin boyu serviye benzetilir; ama burada gerçek servi utanıp suya, kendi yansımasının altına çekilir. "Teh-i cû" ırmağın dibi demektir ve beyti keskinleştiren ayrıntı budur: yansıma normalde suyun yüzeyindedir, buradaysa dibe indirilerek saklanma fiziksel bir yer değiştirmeye dönüşür.
- 3
Zannetme şeb cihânı siyâh eyler âhımız
Rûyuñki zîr-i perde-i gîsûda gizlenir
1Dünyayı geceye çeviren şey ahımızdır sanma;
2yüzün saç perdesinin altında gizlendiği içindir.
Beyit önce yaygın klişeyi anar (âhın dumanı dünyayı karartır), sonra "zannetme" diyerek onu reddeder. Karanlığın gerçek sebebi sevgilinin yüzünü saçıyla örtmesidir; gîsû bir perdeye, yüz de güneşe dönüşür. Gece böylece kozmik bir olay olmaktan çıkıp bir jestin sonucu olur.
- 4
Mestâne sunsa gamzesine tîg-ı şu 'le-tâb
Diller -i zülf-i semen-bûda gizlenir
1Sarhoşça, yan bakışına alev saçan kılıcı sunsa,
2gönüller yasemin kokulu saçın kıvrımına saklanır.
Gamze silahlanınca gönüller kaçacak yer arar ve tam da sevgilinin saçına sığınır: sığınak, tuzağın kendisidir. "Şikenc" kıvrım, büklüm demek; saç hem kement hem barınaktır. Kaynak bu dizede "şu 'le-tâb" yazımını boşluklu dizmiştir, düzeltilmeden bırakıldı.
- 5
Gördikce âftâb ruhıñ şu'le-rîz-i şerm
Yûsuf harîm-i çeşm-i terâzûda gizlenir
1Güneş, yanağının utançtan alev saçtığını gördükçe
2Yusuf, terazi gözünün mahremine saklanır.
Güneş sevgilinin yanağını utanç alevi saçarken görünce Yusuf terazi gözünün mahremine saklanır. Güzellik ölçüsü sayılan Yusuf ile terazi aynı sahnede geri çekilir; yorum kaynakta anlatılmayan satış hikâyesini kanıt diye eklemez.
- 6
Ekrem o şûha secde-ver-i inkıyâddır
Göñlüm ki zîr-i kûşe-i ebrûda gizlenir
1Ekrem, o şuha boyun eğip secde eden,
2kaşının köşesi altında gizlenen gönlümdür.
Ekrem'in gönlü o şuha boyun eğip secde eder ve kaşın köşesi altında gizlenir. Kaşın eğrisi secde edilen yere dönüşür; makta, gazel boyunca dış nesnelerde görülen saklanmayı gönlün kendi hareketine bağlar.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142860 numaralı sürüm esas alındı; baştaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm künyesi alınmadı, kalan on iki dize altı beyte bölündü. Dördüncü beyitteki "şu 'le-tâb" yazımı kaynağın dizgisidir, kesme işareti kaymıştır; düzeltilmeden bırakıldı. "Rûyuñ", "ruhıñ", "göñlüm" yazımlarındaki geniz n'si de kaynağa uygun korundu. Mahlas "* Ekrem *" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gamzesi olmaz cüdâ bir dem dil-i dîvânedenRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel→
Göz ceylana, gamze aslana benzetilir: avın yattığı yerde avcı pusudadır. "Sühan-gû" konuşan demektir, yani göz söz söylerken bakış sessizce saldırır. Redif "gizlenir" matla beytinde işini belli eder; gazel boyunca her beyit bir saklanma sahnesi kuracaktır.