DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Âvâzeyi bu ‘âleme Dâvûd gibi sal
Gazel · 16. yüzyıl

Âvâzeyi bu ‘âleme Dâvûd gibi sal

İnsandan geriye hoş bir ses kalacağını söyleyen ünlü beyti; güzelliğin hükümdarlığı, sevgilinin eşiği ve aşk esareti çevresinde kuran beş beyitlik tam gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Zülf-i siyâhı sâye-i perr-i imiş

    İklîm-i hüsne anuñ içün pâdişâ imiş

    1Sevgilinin siyah saçı Hümâ kuşunun kanat gölgesiymiş.

    2Bu yüzden güzellik ülkesinin hükümdarı olmuş.

    Hümâ’nın gölgesi kimin üzerine düşerse onun hükümdar olacağına inanılır. Sevgilinin saçı bu kutlu gölgeye dönüşünce güzelliği yalnız görünüş değil saltanat hakkı kazanır; siyah saç, aydınlık bir ikbal kaynağı olur.

  2. 2

    Bir secde ile kıldı ruh-ı âfıtâbı zer

    ‘aceb kîmyâ imiş

    1Güneş yüzünü bir kez yere koyunca altına dönüştü.

    2Demek sevgilinin eşiğinin toprağı ne şaşırtıcı bir iksirmiş.

    Güneşin sarı rengi, sevgilinin kapısında yaptığı secdenin sonucu olarak yeniden açıklanır. Eşik toprağı değersiz maddeyi altına çeviren simya taşıdır; fakat dönüşen şey zaten gökteki en parlak varlıktır. Böylece sevgilinin üstünlüğü kozmik ölçüye çıkar.

  3. 3

    Âvâzeyi bu ‘âleme gibi sal

    Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

    1Sesini bu dünyaya Davud gibi güçlü ve güzel biçimde duyur.

    2Çünkü bu gök kubbenin altında kalıcı olan yalnız hoş bir sedadır.

    Hz. Davud’un güzel sesine yapılan gönderme, şiiri bir ün ve eser bırakma çağrısına dönüştürür. ‘Bâkî’ hem kalıcı olanı hem şairin adını söyler: Beden ve makam geçerken iyi söz, söyleyenin adını ses olarak yaşatır.

  4. 4

    Görmez cihânı gözlerümüz yâri görmese

    Mir’ât-ı hüsni var ise ‘âlem-nümâ imiş

    1Gözlerimiz sevgiliyi görmese dünyayı da göremez.

    2Eğer güzelliği gösteren bir ayna varsa, bütün âlemi gösteren ayna odur.

    Sevgili görmenin nesnesi olmaktan çıkar, görmenin şartına dönüşür. ‘Âlem-nümâ’ her şeyi gösterdiğine inanılan aynayı çağırırken gözün dünyayı sevgilinin güzelliği içinden anlamlandırdığını söyler.

  5. 5

    Zülfüñ esîri Bâkî-i bî-çâre dûstum

    Bir mübtelâ-yı bend-i -i belâ imiş

    1Dostum, çaresiz Bâkî senin saçının esiridir.

    2Meğer bela kemendinin bağına tutulmuş bir düşkünmüş.

    İlk beyitte hükümdarlık veren saç, son beyitte kement olup şairi bağlar. Böylece gazelin saltanat imgesi kişisel esarete kapanır; kalıcı ses bırakmayı öğütleyen güçlü şair, aşk karşısında kendi çaresizliğini de saklamaz.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 218 numaralı gazeli (PDF s. 172–173) esas alındı. İnternette zaman zaman Kanûnî Mersiyesiyle karıştırılan ‘hoş sadâ’ beyti, ait olduğu tam gazel içinde sunuldu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEzelden şâh-ı ‘aşkuñ bende-i fermânıyuz cânâBâkî · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

Hümâ

Gölgesi hükümdarlık ve talih getirdiğine inanılan efsanevi kuş

hâk-i cenâb-ı dûst

Sevgilinin yüce eşiğinin toprağı

kimyâ

Değersiz madeni altına çevirdiğine inanılan iksir

âvâze

Ses, ün ve şöhret

Dâvûd

Güzel sesiyle anılan Hz. Davud

mir’ât-ı âlem-nümâ

Bütün dünyayı gösterdiğine inanılan ayna

kemend

Kement, bağlayan ip