Ezelden şâh-ı ‘aşkuñ bende-i fermânıyuz cânâ
Aşkı ezelî bir devlet gibi kuran, kendi bağrındaki kanı marifet madenine çeviren ve son beyitte şiirini bütün meclisi dolaşan bir kadehe benzeten beş beyitlik gazel.
- 1
Ezelden şâh-ı ‘aşkuñ bende-i fermânıyuz cânâ
Mahabbet mülkinün sultân-ı ‘âlî-şânıyuz cânâ
Günümüz Türkçesi +
1Ey can, ezelden beri aşk padişahının buyruğuna bağlı kullarıyız.
2Sevgi ülkesinin yüksek şanlı sultanı da biziz.
- 2
Sehâb-ı lutfuñ âbın teşne-dillerden dirîg itme
Bu deştüñ bagrı yanmış Lâle-i Nu’mânıyuz cânâ
Günümüz Türkçesi +
1Lütuf bulutunun suyunu susuz gönüllerden esirgeme.
2Ey can, biz bu çölün bağrı yanmış lâle-i Nûmânıyız.
Beyit yorumu +
Lale ortasındaki siyah leke yüzünden bağrı yanmış sayılır; şair kendini o çiçekle bir tutuyor. İstek küçük, tek damla su; ama isteyen kişi susuzluğunu yüzünde taşıyor.
- 3
Zamâne bizde gevher sezdügiçün dil-hırâş eyler
Anuñ’çün bagrumuz hûndur ma’ârif kânıyuz cânâ
Günümüz Türkçesi +
1Zaman bizde cevher sezdiği için gönlümüzü tırmalayıp durur.
2Ey can, bağrımız bu yüzden kan; çünkü biz bilgi madeniyiz.
Beyit yorumu +
Madenden cevher çıkarmak kazma ister; şair kendini kazılan yer sayınca acısını değerinin kanıtı yapıyor. Yeteneğin bedeli, tam da o yeteneği fark eden zamanın elinden gelir.
- 4
Mükedder kılmasun gerd-i küdûret çeşme-i cânı
Bilürsin âb-rûy-ı milket-i ‘Osmânîyüz cânâ
Günümüz Türkçesi +
1Bulanıklık tozu can pınarını kirletmesin.
2Bilirsin ki ey can, biz Osmanlı ülkesinin yüz suyuyuz.
Beyit yorumu +
“Âb-rûy” hem yüz suyu hem itibar demek; şair kendini devletin şerefini taşıyan su sayıyor. Ricası da buna uygun: kirlenmesin, çünkü kirlenirse ülkenin itibarı bulanır.
- 5
Cihânı câm-ı nazmum şi’r-i Bâkî gibi devr eyler
Bu bezmüñ şimdi biz de Câmî-i devrânıyuz cânâ
Günümüz Türkçesi +
1Şiirimin kadehi Bâkî’nin şiiri gibi dünyayı dolaşır.
2Ey can, bu mecliste artık devrin Câmî’si biziz.
Beyit yorumu +
Kadeh meclisi elden ele dolaşır, şiir de dünyayı; “devr” iki hareketi tek kelimede toplar. Câmî adı hem cam hem Herat şairini çağırdığı için övünme ses üzerinden kuruluyor.
Metnin kaynağı
Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 13 numaralı gazeli (PDF s. 78) esas alındı. Ayn işaretleri ve uzatma şapkaları neşirdeki biçimiyle korundu; yalnız PDF metin katmanındaki kelime içi boşluklar kapatıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Aynı kişi bir dizede kul, öteki dizede sultan. Bâkî kulluğu aşağılanma saymıyor; aşka bağlılık, o mülkte hükümdarlık hakkı doğuran tek unvan oluyor.