Lâleler bezm-i çemende câm-ı ‘işret gösterür
Bahar bahçesini bir içki meclisine, bayram yerindeki dolabı da devranın aynasına çeviren; sonunda şairi Ferhad’a taş yontmayı öğretecek kadar dertli gösteren altı beyitlik gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Lâleler bezm-i çemende câm-ı ‘işret gösterür
Devletinde ‘ayşa ruhsat gösterür
1Laleler çimenlik meclisinde birer eğlence kadehi gibi görünür.
2Gül padişahının saltanatında yaşamaya izin çıkmış demektir.
- 2
Mevsim-i gül ‘îd ile yâr u musâhib düşdiler
Bir birine iki dil-berdür mahabbet gösterür
1Gül mevsimiyle bayram birbirine dost ve sohbet arkadaşı oldu.
2İki sevgili gibi karşılıklı sevgi gösteriyorlar.
Takvimde yan yana düşen iki şeyi Bâkî birbirine kur yapan iki güzele çeviriyor. Baharla bayramın rastlaşması böylece tesadüf olmaktan çıkıp bir yakınlık hikâyesine dönüşüyor.
- 3
‘Îdgehde varalum dûlâba dil-ber seyrine
Görelüm ne sûret gösterür
1Bayram yerinde dolaba gidip güzelleri seyredelim.
2Bakalım devran aynası bize hangi yüzü gösterecek.
Bayram yerindeki dolap döndükçe yeni yüzler getirir; şair bu oyuncağı doğrudan feleğin çarkıyla eşleştiriyor. Eğlenceye çıkan kişi aynı hareketle kendi kaderine de bakmış oluyor.
- 4
Kaddüñe kul olmaga gelmiş dizilmiş karşuña
Servler turmış çemen sahnında gösterür
1Serviler boyuna kul olmaya gelmiş, karşında sıra sıra dizilmiş.
2Çimenlik sahnesinde ayakta durup boylarını ölçüye sunuyorlar.
Serviler divanda sıraya girmiş kullar gibi duruyor; boy ölçüsü, huzura kabul için sunulan tek belge oluyor. Sevgilinin boyu karşısında hepsi kısa kalır.
- 5
‘Âşıkı bî-sabr u ârâm eyleyüp seyyâh ider
Memleket seyr itdürür ‘aşkuñ vilâyet gösterür
1Aşkın, âşığı sabırsız ve huzursuz bırakıp gezgine çevirir.
2Ona memleket memleket dolaştırır, ülkeler gösterir.
Aşk burada yol açan bir güç: âşığı yerinden kaldırıp gurbete salıyor. Kazanç görülen ülkeler, bedel ise bir daha yerinde duramamak.
- 6
-ı gamda Bâkî kesmede
Şöyle üstâd oldı kim Ferhâda san’at gösterür
1Bâkî, gam dağında sıkıntı taşı yontmakta öyle usta oldu ki
2Ferhad’a bile bu işin sanatını öğretir.
Ferhad Bîsütun’da aşk için dağ kesmişti; Bâkî aynı işi kendi kederiyle yapıyor. Beyit övünürken bedeli de söylüyor: taş yontmayı öğrenmek için önce dağ kadar dert gerek.
Metnin kaynağı
Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 51 numaralı gazeli (PDF s. 95–96) esas alındı; beyit sırası ve okunuş için Volkan Aldırmaz’ın “gösterür” redifli gazel incelemesi (SUTAD 40, 2016) ikinci tanık olarak karşılaştırıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Lalenin kırmızı çanağı doğrudan kadehe dönüşüyor, bahçe de meclise. İzin gülün tahta çıkmasına bağlı olduğu için eğlence kişisel bir keyif değil, mevsimin verdiği geçici bir ferman oluyor.