Dil ne mihnetden kaçar hergiz ne gamdan incinür
Gönlün dertten değil sevgilinin incinmesinden tedirgin olduğunu söyleyen; her beyitte “incinür” redifini başka bir öznenin üzerine bindiren altı beyitlik gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dil ne mihnetden kaçar hergiz ne gamdan incinür
elinden çekdügi cevr ü sitemden incinür
1Gönül ne sıkıntıdan kaçar ne de kederden incinir.
2Onu inciten şey, ayrılığın elinden çektiği eziyet ve haksızlıktır.
- 2
Katlüme -i yâr itsün işaret gam degül
Kangı nâ-dândur o kim hükm-i kalemden incinür
1Sevgilinin parmağı öldürülmemi işaret etsin, üzülmem.
2Kalemin verdiği hükümden incinen kaç bilgisiz vardır ki?
Parmak işareti bir idam buyruğu; şair onu kalemle yazılmış kaza hükmüne çeviriyor. Beyit itiraz etmemeyi erdem değil bilgi sayıyor, çünkü yazılmışa kızmak yalnız bilmeyene düşer.
- 3
Olsa kahruñla mukayyed lutfıdur ihsânıdur
Yâr eger incinse de mahz-ı keremden incinür
1Sevgili seni kahrıyla bağlarsa bu bile onun lütfu ve bağışıdır.
2O incinse de incinmesi katıksız bir cömertlikten gelir.
Ceza, gönderenin kimliği yüzünden armağan hâline geliyor. Âşık mantığı sonuna götürüp sevgilinin kırılmasını bile ödül sayar; kendine itiraz edecek tek zemin bırakmıyor.
- 4
Kâmeti servin nem-i eşküm eyledi
N’oldı ol nâzük-nihâle şimdi nemden incinür
1Gözyaşımın nemi onun servi boyunu büyütüp yükseltti.
2Ne oldu o narin fidana, şimdi nemden incinir hâle geldi?
Gözyaşı fidanı büyüten sudur; aynı nem şimdi ona batıyor. Şair bunu bahçıvan şikâyeti gibi söylüyor, karşılık olarak da yalnız gereksiz görülmeyi alıyor.
- 5
Gözlerüm yaşını sûfî istemez kıldugum
Görmedüm bir böyle hâr ‘âlemde yemden incinür
1Sofu, gözlerimin yaşını denize çevirmemi istemiyor.
2Böyle bir diken görmedim; suyun kendisinden incinir.
“Yem” hem deniz hem yemdir; Bâkî sofuyu dikene benzetip suyu geri iten bir bitki yapıyor. Zahitliğin bedeli, kendini besleyecek şeyi reddetmek.
- 6
Hûn-ı eşküm bir zamân âlûde kıldı işigin
Baña dil-ber Bâkıyâ dahı o demden incinür
1Kanlı gözyaşım bir vakit sevgilinin eşiğini kirletmişti.
2Ey Bâkî, sevgili bana hâlâ o günden ötürü kırgın.
Gazelin bütün soyut incinmeleri sonunda tek somut olaya bağlanıyor: eşikte kalan bir kan lekesi. Kırgınlığın sebebi aşk değil, aşkın bıraktığı iz.
Metnin kaynağı
Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 76 numaralı gazeli (PDF s. 107–108) esas alındı; Mehmet Akın’ın “incinür” redifli gazel şerhi (RumeliDE 36, 2023) beyit sırası ve kelime okunuşu için ikinci tanık. İkinci beyitteki “işaret” yazımı neşirdeki gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize acıya bağışıklık ilan ediyor, ikinci dize hemen bir istisna getiriyor. Fark kaynakta: gam sevgiliden gelir ve kabul edilir, ayrılık ise aradan gelir ve edilmez.