DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Namık Kemal/Sad-pâre edüp sînemi nezzârelerin hep
Gazel · 19. yüzyıl

Sad-pâre edüp sînemi nezzârelerin hep

Sevgilinin bakışını yara açan bir güce, açılan yarayı da yol aydınlatan bir ışığa çeviren; sonunda gözyaşını yetersiz bulup ciğer parçası isteyen beş beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    edüp sînemi nezzârelerin hep

    Her lâhzada bir tâzelenür yârelerin hep

    1Bakışların sinemi yüz parçaya bölüyor;

    2yaraların her an yeniden tazeleniyor.

    Bakış burada bir silah gibi çalışıyor ve yarayı bir kez değil sürekli açıyor. 'Her lâhza' sözü acıyı tek bir olaydan çıkarıp âşığın süreğen hâline dönüştürüyor.

  2. 2

    Hurşîd gibi dâğın edüp -i şevk

    Dünyâyı döner aşk ile âvârelerin hep

    1Senin açtığın yarayı güneş gibi şevk saçan bir ışığa çevirip

    2avare âşıkların hep aşkla dünyayı dolaşır.

    Göğüsteki yara bir ışık kaynağına dönüşünce âşık, yolunu kendi acısıyla aydınlatan biri oluyor. Aydınlık bedava değil: ışık verdiği sürece yara kapanmıyor.

  3. 3

    -ı elemin çâre-res-i derd-i derûndur

    Cân içre tutar tîrini bî-çârelerin hep

    1Senin açtığın acı yara, içteki derdin çaresidir;

    2bu yüzden çaresizler okunu canlarının içinde tutar.

    İlaç ile hastalık aynı şey sayılıyor; yarayı açan ok, ağrıyı dindiren tek nesne. Çaresizlerin oku çıkarmaması iyileşmeyi değil bağı korumayı seçmek anlamına geliyor.

  4. 4

    Gör reşha-i müjgânımı ey

    akıdır hecr ile fevvârelerin hep

    1Ey tecelli gülü, kirpiğimden düşen damlalara bak;

    2senin fıskiyelerin ayrılıkla hep kan karışık su akıtır.

    Gözyaşı fıskiyeye, damla suya benzetilirken bahçe sahnesi kuruluyor ve hemen bozuluyor: akan şey su değil kan. Süs havuzunun yerini âşığın yüzü alıyor.

  5. 5

    Nâmık gam-ı aşk ile değil girye-i hûnîn

    Gözden dökülür hâke ciger-pârelerin hep

    1Ey Nâmık, aşk gamıyla dökülen kanlı gözyaşı değil;

    2gözden toprağa dökülen, senin ciğer parçalarındır.

    Şair mahlas beytinde gözyaşını reddedip yerine organ koyuyor; ağlamak yetersiz bir kanıt sayılıyor. İddia büyüdükçe geriye gösterilecek beden azalıyor, acının ölçüsü de eksilen parçalarla tutuluyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Metin, Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü'ndeki 'Dîvân-ı Nâmık Kemâl / Eş'âr-ı Kemâl' maddesinin 'Eserden Örnekler' bölümünden alındı; madde kaynağı olarak Önder Göçgün'ün Nâmık Kemâl'in Şairliği ve Bütün Şiirleri (Ankara 1999) neşrinin 217. sayfasını gösterir. Şiirin ayrı bir başlığı yoktur; matla mısraı başlık olarak kullanıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirKedi Mersiyesi
Kedimin her gece böbrekle dolardı sepeti
Namık Kemal · Müseddes (mütekerrir)

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sad-pâre

Yüz parça

nezzâre

Bakış, seyretme

dâğ

Yanık yarası; âşığın göğsündeki iz

şu'le-ver

Alev saçan, ışık veren

zahm

Yara

verd-i tecellî

Tecelli gülü; ilahi görünüşün gül olarak anılması

hûn-âb

Kan karışık su; kanlı gözyaşı

ciger-pâre

Ciğer parçası; en değerli varlık