İstanbul şiirleri
19 şiir · 5 şair
İstanbul Türk şiirinde bir manzara değil, şairin kendi hâlinin aynası. Nedîm'de şehir bir eğlence sahnesidir; Sâdâbâd'a gidilir, mesire yerleri sayılır, zaman keyfin ölçüsüdür. 18. yüzyılın İstanbul'u şiire neşesiyle girer.
Bir buçuk asır sonra aynı şehir Tevfik Fikret'te lanetlenir. “Sis”te İstanbul'un üstünü örten duman ahlâkî bir örtüdür; şair şehri güzelliğiyle değil, sakladığı çürümeyle anar. Aynı silüet, bakan gözün ahlâkına göre bambaşka bir şeye dönüşür.
Orhan Veli'de ise şehir küçülür ve kişiselleşir. Rumelihisarı'na oturup türkü tutturan “bir fakir Orhan Veli”, İstanbul'u sahiplenmez; içinde garip kalır. Bu sayfadaki şiirler aynı şehrin üç yüzyıl boyunca nasıl sırayla sahne, suç ortağı ve sığınak olduğunu gösteriyor.
19 şiir














