Süleymaniye Kürsüsünden
Kürsüdeki vaiz, Meşrutiyet'ten sonra girdiği İstanbul'u anlatır; şehir bir fikirle değil zurna, dilli düdük ve kimin için olduğu bilinmeyen alkış sesiyle çalkalanmaktadır.
- 1
Bir de İstanbul'a geldim ki: bütün çarşı, pazar
Nârâdan çalkanıyor, öyle ya... Hürriyet var!
Günümüz Türkçesi +
1Bir de İstanbul'a geldim ki bütün çarşı pazar
2bağırışlardan çalkanıyor; öyle ya, hürriyet var!
- 2
Galeyan geldi mi, mantık savuşurmuş... doğru:
Vardı aklından o gün her kimi gördümse zoru.
Günümüz Türkçesi +
1Coşkunluk gelince mantık kaçarmış; doğru:
2O gün kimi gördüysem aklından zoru vardı.
Beyit yorumu +
Genel bir kural söylenip hemen bir gözlemle sınanır. "Aklından zoru var" deyimi bir teşhis gibi kullanıldığı için kalabalık, siyasi değil ruhsal bir olay olarak tanımlanır.
- 3
Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının;
Kafalar tütsülü hulya ile, gözler kızgın;
Günümüz Türkçesi +
1Anlaşılan kimse yaptığının farkında değil;
2kafalar hayalle tütsülenmiş, gözler kızgın;
Beyit yorumu +
Tütsü sözü kalabalığı sarhoş bir mecliste gösterir. Farkında olmamak suç sayılmadığı için eleştiri kişilere değil, herkesi aynı hâle sokan ortama yönelir.
- 4
Sanki zincirdekiler hep boşanır zincirden,
Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden!
Günümüz Türkçesi +
1Sanki zincirdekiler zincirden boşanmış,
2tımarhaneyi yıkıp birden dışarı çıkmış!
Beyit yorumu +
Özgürleşme sahnesi tımarhaneden toplu bir kaçışla eşlenir. Zincirin kırılması kendi başına olumlu bir hareketken benzetme onu tehlikeye çevirir; hedef kurtuluş değil, hazırlıksızlığıdır.
- 5
Zurnalar şehr ahalisini takmış peşine;
Yedisinden tutarak ta dayanın yetmişine!
Günümüz Türkçesi +
1Zurnalar şehir halkını peşine takmış;
2yedi yaşından tutun yetmişine kadar herkesi!
Beyit yorumu +
Kalabalığı yürüten şey bir fikir değil bir çalgıdır. Yaş aralığının iki sayıyla verilmesi katılımın yaygınlığını gösterirken bunun bilinçli bir tercih olmadığını da söyler.
- 6
Eli bayraklı alaylar yürüyor dört keçeli,
En ağır başlısının bir zili eksik, belli!
Günümüz Türkçesi +
1Elinde bayrak taşıyan alaylar dört yandan yürüyor;
2en ağırbaşlısının bile bir zili eksik, belli!
Beyit yorumu +
Deyim harfi harfine işletilir: zili eksik olmak. Kalabalığın en ölçülü üyesi bile ölçüsüz sayılınca eleştiri, tek tek insan ayıklamayı bırakır.
- 7
Ötüyor her taşın üstünde birer dilli düdük.
Dinliyor kaplamış etrafını yüzlerce hödük!
Günümüz Türkçesi +
1Her taşın üstünde bir dilli düdük ötüyor.
2Etrafını kaplamış yüzlerce kaba adam dinliyor!
Beyit yorumu +
Konuşmacı düdük, dinleyici sayıyla anılır. Söz ile kalabalık arasındaki ilişki içerik üzerinden değil ses üzerinden kurulunca meydan, siyasetin değil gürültünün alanı olur.
- 8
Kim ne söylerse, hemen el vurup alkışlayacak
-Yaşasın -Kim yaşasın? -Ömrü olan. -Şak! Şak! Şak!
Günümüz Türkçesi +
1Kim ne söylerse hemen el çırpıp alkışlayacak.
2– Yaşasın! – Kim yaşasın? – Ömrü olan. – Şak! Şak! Şak!
Beyit yorumu +
Bölüm bir diyalog ve üç ses taklidiyle kapanır. Alkışlanan kişinin kim olduğu bilinmediği hâlde alkışın sürmesi, katılımın içerikten koptuğunu tek dizede gösterir.
Metnin kaynağı
Metin Vikikaynak'ın 140603 numaralı revizyonundan alındı; sayfa, Süleymaniye Kürsüsünde manzumesinden Meşrutiyet sonrası İstanbul'u anlatan bir kesit verir. Burada bu kesitin ilk 8 beyti alındı. Kaynaktaki büyük harf hatası "HÜrriyet" → "Hürriyet" olarak düzeltildi; "Naradan" yazımı, aruz ölçüsü uzun ünlü gerektirdiği için "Nârâdan" biçiminde verildi. Kaynak sayfada uzun ünlü işaretleri genel olarak kullanılmamıştır ve bu yazım korundu. Kaynakta dört ayrı satıra bölünmüş son diyalog tek dize hâlinde birleştirildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Vaiz sözüne şehre girişle başlar ve ilk kaydettiği şey görüntü değil gürültüdür. "Öyle ya" sözü onaylar gibi görünüp hemen alaya çevirir; hiciv tonunu ilk beyitte kurar.