DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Âkif Ersoy/Süleymaniye Kürsüsünden
Manzume · 19.–20. yüzyıl

Süleymaniye Kürsüsünden

Kürsüdeki vaiz, Meşrutiyet'ten sonra girdiği İstanbul'u anlatır; şehir bir fikirle değil zurna, dilli düdük ve kimin için olduğu bilinmeyen alkış sesiyle çalkalanmaktadır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir de İstanbul'a geldim ki: bütün çarşı, pazar

    Nârâdan çalkanıyor, öyle ya... Hürriyet var!

    1Bir de İstanbul'a geldim ki bütün çarşı pazar

    2bağırışlardan çalkanıyor; öyle ya, hürriyet var!

    Vaiz sözüne şehre girişle başlar ve ilk kaydettiği şey görüntü değil gürültüdür. "Öyle ya" sözü onaylar gibi görünüp hemen alaya çevirir; hiciv tonunu ilk beyitte kurar.

  2. 2

    Galeyan geldi mi, mantık savuşurmuş... doğru:

    Vardı aklından o gün her kimi gördümse zoru.

    1Coşkunluk gelince mantık kaçarmış; doğru:

    2O gün kimi gördüysem aklından zoru vardı.

    Genel bir kural söylenip hemen bir gözlemle sınanır. "Aklından zoru var" deyimi bir teşhis gibi kullanıldığı için kalabalık, siyasi değil ruhsal bir olay olarak tanımlanır.

  3. 3

    Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının;

    Kafalar tütsülü hulya ile, gözler kızgın;

    1Anlaşılan kimse yaptığının farkında değil;

    2kafalar hayalle tütsülenmiş, gözler kızgın;

    Tütsü sözü kalabalığı sarhoş bir mecliste gösterir. Farkında olmamak suç sayılmadığı için eleştiri kişilere değil, herkesi aynı hâle sokan ortama yönelir.

  4. 4

    Sanki zincirdekiler hep boşanır zincirden,

    Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden!

    1Sanki zincirdekiler zincirden boşanmış,

    2tımarhaneyi yıkıp birden dışarı çıkmış!

    Özgürleşme sahnesi tımarhaneden toplu bir kaçışla eşlenir. Zincirin kırılması kendi başına olumlu bir hareketken benzetme onu tehlikeye çevirir; hedef kurtuluş değil, hazırlıksızlığıdır.

  5. 5

    Zurnalar şehr ahalisini takmış peşine;

    Yedisinden tutarak ta dayanın yetmişine!

    1Zurnalar şehir halkını peşine takmış;

    2yedi yaşından tutun yetmişine kadar herkesi!

    Kalabalığı yürüten şey bir fikir değil bir çalgıdır. Yaş aralığının iki sayıyla verilmesi katılımın yaygınlığını gösterirken bunun bilinçli bir tercih olmadığını da söyler.

  6. 6

    Eli bayraklı alaylar yürüyor dört keçeli,

    En ağır başlısının bir , belli!

    1Elinde bayrak taşıyan alaylar dört yandan yürüyor;

    2en ağırbaşlısının bile bir zili eksik, belli!

    Deyim harfi harfine işletilir: zili eksik olmak. Kalabalığın en ölçülü üyesi bile ölçüsüz sayılınca eleştiri, tek tek insan ayıklamayı bırakır.

  7. 7

    Ötüyor her taşın üstünde birer .

    Dinliyor kaplamış etrafını yüzlerce !

    1Her taşın üstünde bir dilli düdük ötüyor.

    2Etrafını kaplamış yüzlerce kaba adam dinliyor!

    Konuşmacı düdük, dinleyici sayıyla anılır. Söz ile kalabalık arasındaki ilişki içerik üzerinden değil ses üzerinden kurulunca meydan, siyasetin değil gürültünün alanı olur.

  8. 8

    Kim ne söylerse, hemen el vurup alkışlayacak

    -Yaşasın -Kim yaşasın? -Ömrü olan. -Şak! Şak! Şak!

    1Kim ne söylerse hemen el çırpıp alkışlayacak.

    2– Yaşasın! – Kim yaşasın? – Ömrü olan. – Şak! Şak! Şak!

    Bölüm bir diyalog ve üç ses taklidiyle kapanır. Alkışlanan kişinin kim olduğu bilinmediği hâlde alkışın sürmesi, katılımın içerikten koptuğunu tek dizede gösterir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Metin Vikikaynak'ın 140603 numaralı revizyonundan alındı; sayfa, Süleymaniye Kürsüsünde manzumesinden Meşrutiyet sonrası İstanbul'u anlatan bir kesit verir. Burada bu kesitin ilk 8 beyti alındı. Kaynaktaki büyük harf hatası "HÜrriyet" → "Hürriyet" olarak düzeltildi; "Naradan" yazımı, aruz ölçüsü uzun ünlü gerektirdiği için "Nârâdan" biçiminde verildi. Kaynak sayfada uzun ünlü işaretleri genel olarak kullanılmamıştır ve bu yazım korundu. Kaynakta dört ayrı satıra bölünmüş son diyalog tek dize hâlinde birleştirildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÂtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Mehmet Âkif Ersoy · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nârâ

Yüksek sesle bağırma, haykırış

galeyân

Coşup taşma, kaynama

hulyâ

Kuruntu, gerçekleşmesi güç hayal

alay

Bayraklarla yürüyen kalabalık, gösteri kortejü

dilli düdük

Durmadan konuşan kimse için kullanılan alaylı tabir

hödük

Kaba, görgüsüz kimse

zili eksik

Aklı yerinde olmayan anlamında deyim

şehr ahalisi

Şehir halkı