DDizegâhDijital şiir arşivi
Bütün temalar
Tema

Hürriyet şiirleri

9 şiir · 4 şair

Türkçede hürriyet şiirinin bir öncesi bir de sonrası var; ikisini ayıran tarih 1908. Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi öncesine aittir ve ilk beyitte bir tavır alışla açılır: “Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten / Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten”. Kasidenin methedilen kişisi yoktur; övülen şey bir ilkedir.

Tevfik Fikret'te aynı talep tekil bir sesten çıkıp topluluğa döner. “Millet Şarkısı” nakaratlıdır, doğrudan bir muhataba seslenir, vatanı yardıma muhtaç bir anne olarak resmeder ve “Çiğnendi, yeter, varlığımız cehl ile kahre” diye başlar. Şiirin işi ikna etmek değil, harekete geçirmektir.

1908'den sonra ses değişir, çünkü artık savunulan şeyin sonucu ortadadır. Mehmet Âkif hürriyeti savunanlardandı; Süleymaniye Kürsüsünden'de şehre girişini “Bir de İstanbul'a geldim ki: bütün çarşı, pazar / Nârâdan çalkanıyor, öyle ya... Hürriyet var!” diye anlatır — coşku bir fikir olarak değil, gürültü olarak görünür. “Hürriyet” başlıklı sekiz dizesinde ise hesap doğrudan çıkarılır: cemiyet diye kurulanın tefrika getirdiğini yazar.

Bu sayfadaki şiirler hürriyetin nasıl önce bir talep, sonra bir çağrı, sonra bir muhasebe konusu olduğunu gösteriyor. Kelime üçünde de aynıdır; değişen, kelimenin hangi zamanda söylendiğidir.

Dönemsel dağılım
119. yüzyıl
519.–20. yüzyıl
320. yüzyıl
Arşivden

9 şiir

Katalogda filtrele →
Bu şiirlerin paylaştığı başka temalar