DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Tevfik Fikret/Han-ı Yağma
Kaynaklı metin
Manzume · 20. yüzyıl

Han-ı Yağma

Bir ülkenin soyuluşunu ziyafet sofrası eğretilemesiyle anlatan, Türkçenin en sert siyasî manzumelerinden biri. Nakarat her dönüşünde daha çok tokat gibi iner.

Özgün metin
  1. 1

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Günümüz Türkçesi +

    1Yiyin efendiler yiyin, bu iştah sofrası sizin;

    2doyana, tıksırana, çatlayana kadar yiyin!

    Beyit yorumu +

    Şiir bir davetle açılıyor ama davet küfür yerine geçiyor. “Efendiler” sözü nezaket değil, teşhis: Şair yağmacılara kendi unvanlarıyla sesleniyor.

  2. 2

    Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say

    Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,

    Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;

    Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu nazlı beylerin ortalıkta ne varsa sayın:

    2soy, sop, şeref, oyun, düğün, konak, saray —

    3hepsi sizin efendiler; konak, saray, gelin, alay,

    4hepsi sizin, hazır hazır, kolay kolay…

    Dörtlük yorumu +

    Liste uzadıkça soyulan şeyin sınırı kalkıyor: mala mülkle başlayıp şerefe, düğüne, geline kadar gidiyor. “Hazır hazır, kolay kolay” ise emeksiz elde etmenin ritmi.

  3. 3

    Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar

    Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikamı var.

    Günümüz Türkçesi +

    1Büyüklüğün hazmı biraz ağır olsa da zararı yok;

    2içinde debdebe gururu ve intikam sevinci var.

    Beyit yorumu +

    Yağma yalnız kazanç değil, keyif de veriyor. “İntikam sevinci” ifadesi çok şey söylüyor: soyanlar kendilerini bir hesap kapatıyor sayıyor.

  4. 4

    Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.

    Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu sofra sizin iltifatınızdan parlaklık bekler.

    2Bu baş, beyin, ciğer, bütün bu kanlı lokmalar sizin…

    Beyit yorumu +

    Eğretileme burada kırılıyor: yenen şey artık yemek değil, organ. Şair ziyafeti bir kesim masasına çeviriyor ve okuru midesinden yakalıyor.

  5. 5

    Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını

    Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini

    Günümüz Türkçesi +

    1Zavallı memleket ne varsa verir: malını,

    2bedenini, hayatını, umudunu, hayalini.

    Beyit yorumu +

    Veren tarafın listesi de uzun, ama onun verdikleri maddi olmaktan çıkıp umuda ve hayale kadar iniyor. Yağmanın son aşaması, insanın gelecek tasavvurunu almak.

  6. 6

    Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.

    Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

    Günümüz Türkçesi +

    1Bütün huzurunu, olanca yükselme isteğini.

    2Hemen yutun; haramını helalini düşünmeyin…

    Beyit yorumu +

    “Düşünmeyin” buyruğu şiirin ahlâkî merkezi. Şair yağmacıya değil, yağmacının vicdanına sesleniyor — ve onun çoktan susturulduğunu biliyor.

  7. 7

    Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

    Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu harmanın sonu gelir, giderayak kapışın!

    2Yarın bakarsınız, bugün çıtırdayan ocak söner.

    Beyit yorumu +

    Tehdit değil, hatırlatma: sofra tükenecek. Şair yağmayı ahlâken değil, süre bakımından da mahkûm ediyor — bu düzenin kendi sonu içinde.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 145253 numaralı sürüm esas alındı; nakarat düzeni korundu. Kaynakta dizgi hatası olan iki söz düzeltildi: “ihtiıamı” → ihtişamı, “intikaamı” → intikamı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Tevfik Fikret şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →