DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Orhan Veli Kanık/İstanbul Türküsü
Şiir · 20. yüzyıl

İstanbul Türküsü

Şairin kendini adıyla sanıyla şiire koyup, Rumelihisarı'na oturup halk türküsü söylediği; şehrin içindeki yalnızlığı türkü kalıbıyla anlattığı şiir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    İstanbul'da, Boğaziçi'nde,

    Bir fakir 'yim;

    Veli'nin oğluyum,

    Târifsiz kederler içinde.

    1İstanbul'da, Boğaziçi'nde

    2yoksul bir Orhan Veli'yim;

    3Veli'nin oğluyum,

    4anlatılamaz kederler içindeyim.

    Şair kendini bir nüfus kaydı gibi tanıtıyor: yer, ad, baba adı. Divan şiirinin mahlas geleneğini alıp bir kimlik beyanına çeviriyor — ve “tarifsiz” diyerek anlatamayacağını baştan söylüyor.

  2. 2

    'na oturmuşum;

    Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:

    1Rumelihisarı'na oturmuşum;

    2oturmuş, bir türkü tutturmuşum:

    İki dize de aynı sesle bitiyor ve halk türküsünün tekrarlı açılışını taklit ediyor. Şair artık kendi sesiyle değil, türkünün sesiyle konuşacak.

  3. 3

    "İstanbul'un mermer taşları;

    Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;

    Gözlerimden boşanır yaşları;

    Edalım,

    Senin yüzünden bu hâlim."

    1“İstanbul'un mermer taşları;

    2başıma martı kuşları konuyor;

    3gözlerimden ayrılık yaşları boşanıyor.

    4Edalım,

    5bu hâlim senin yüzünden.”

    Türkü kalıbı hazır: mermer taş, martı, hicran yaşı. Orhan Veli bu klişeleri düzeltmeye kalkmıyor, olduğu gibi alıyor; çünkü garipliğin dili zaten hazır kalıplarla konuşur.

  4. 4

    "İstanbul'un orta yeri ;

    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;

    El konuşur, sevişirmiş; bana ne?

    Sevdalım,

    Boynuna vebâlim."

    1“İstanbul'un orta yeri sinema;

    2garipliğimi, hüznümü anneme duyurmayın.

    3Başkaları konuşup sevişiyormuş; bana ne?

    4Sevdalım,

    5vebalim boynuna.”

    “Anama duyurmayın” dizesi kıskançlığın yanına aileden saklama isteğini getiriyor; bunun nedeni açıklanmıyor. “Bana ne?” sözü ise anlatıcının kıskançlığını bastırmaya çalıştığı kısa bir geri çekilme gibi duruyor.

  5. 5

    İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim;

    Bir fakir ;

    Veli'nin oğlu;

    Târifsiz kederler içindeyim.

    1İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim;

    2yoksul bir Orhan Veli,

    3Veli'nin oğlu;

    4anlatılamaz kederler içindeyim.

    Açılış neredeyse birebir dönüyor ama zaman kipi değişiyor: “oğluyum” yerine “oğlu”. Türküyü söyledikten sonra şair kendinden üçüncü kişi gibi söz edebiliyor.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 145650 numaralı sürüm esas alındı; türkü bölümlerinin tırnak içindeki yapısı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKitabe-i Seng-i Mezar
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Orhan Veli Kanık · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

hicran

Ayrılık, ayrılık acısı

mahzunluk

Hüzünlü olma hâli

vebal

Günah, sorumluluk

edalı

Kırıtkan, hoş tavırlı; halk türkülerinde sevgiliye hitap

sinama

Sinema; halk söyleyişiyle

Urumelihisarı

Rumelihisarı; halk ağzında söylenişi

Orhan Veli

şiirin sonunda türkü söyleyen kişi olarak kendi adıyla görünen anlatıcı