Murâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardır
Beşiktaş’taki viran eve davetten pençeli fermana, zahide meydan okumadan rakip kıskançlığına uzanan; iddiasını her beyitte ‘vardır’ diyerek kuran yedi beyitlik gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Murâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardır
Belî söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır
1O yan bakışın ne istediğini anlarız; anlayışımız vardır.
2Evet, söz ustası değiliz ama biraz irfanımız vardır.
- 2
O şûhun sunduğu peymâneyi reddetmeziz elbet
Anınla böylece ahd etmişiz peymânımız vardır
1O şuhun sunduğu kadehi elbette geri çevirmeyiz.
2Onunla böyle sözleşmişiz; verilmiş bir sözümüz vardır.
‘Peymâne’ kadeh, ‘peymân’ ahittir; iki kelime bir harf farkıyla aynı beyitte duruyor. İçmek böylece keyif olmaktan çıkıp tutulması gereken bir söze bağlanıyor.
- 3
Münâsibdir sana ey tıfl-ı nâzım hüccetin al gel
Beşiktaş’a yakın bir hâne-i vîrânımız vardır
1Ey nazlı çocuğum, sana uygun düşer: belgeni al gel.
2Beşiktaş’a yakın viran bir evimiz vardır.
Davet, mahalle adı ve resmî belge istenerek yapılıyor. Nedîm klasik gazelin adressiz sevgilisini İstanbul haritasına yerleştiriyor; teklif, tapu diliyle söylendiği için hem ciddi hem şakacı duruyor.
- 4
Elin koy sîne-i billûra rahm et âşıka zîrâ
Beyâz üzre bizim de bir fermânımız vardır
1Elini billur göğsüne koy da âşığa acı, çünkü
2beyaz üzerine pençeli bir fermanımız vardır.
Beyaz göğse konan el, beyaz kâğıda basılan padişah tuğrasına benziyor. Âşık merhamet dilenirken elindeki belgeyi de gösteriyor: acımak isteğe değil hükme bağlanıyor.
- 5
Güzel sevmekte zâhid müşkilin var ise bizden sor
Bizim ol fende çok tahkîkimiz itkânımız vardır
1Ey zahit, güzel sevmekte bir zorluğun varsa bize sor.
2O ilimde çok araştırmamız, çok ustalığımız vardır.
Aşk burada medresede okutulan bir ‘fen’ gibi anlatılıyor ve şair kendini o dalın hocası ilan ediyor. Zahide yöneltilen davet, dindarlığı değil bilgisizliği hedef alıyor.
- 6
Kuçup her şeb miyânın cânına cân katmada ağyâr
Behey zâlim sen insâf et bizim de cânımız vardır
1Rakipler her gece belini kucaklayıp canına can katıyor.
2Behey zalim, insaf et; bizim de canımız vardır.
‘Bizim de canımız vardır’ sözü gazelin en gündelik cümlesi; kavga eden iki kişi arasında da duyulabilir. Yüksek üslup bir anda sokak diline iniyor ve sitem bu yüzden inandırıcı oluyor.
- 7
Sıkılma bezme gel yok da’vetlimiz ancak
Nedîmâ bendeniz var bir dahı sultânımız vardır
1Sıkılma, meclise gel; yabancı yok, davetlimiz belli.
2Nedîmâ kulunuz var, bir de sultanımız vardır.
Meclisin nüfusu iki kişiye indiriliyor: bir kul, bir sultan. Kalabalığı eleyen bu davet, mahremiyeti güvence olarak sunuyor ve şairin adı da listeye kul sıfatıyla giriyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 167253 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şair kendini önce küçültüyor, sonra küçülttüğü yerden bir üstünlük çıkarıyor. Söz bilmemek itiraf edilirken bakış okumak marifet sayılıyor; ölçü kitaptan tecrübeye kayıyor.