DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nedîm/Murâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardır
Gazel · 18. yüzyıl

Murâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardır

Beşiktaş’taki viran eve davetten pençeli fermana, zahide meydan okumadan rakip kıskançlığına uzanan; iddiasını her beyitte ‘vardır’ diyerek kuran yedi beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Murâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardır

    Belî söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır

    1O yan bakışın ne istediğini anlarız; anlayışımız vardır.

    2Evet, söz ustası değiliz ama biraz irfanımız vardır.

    Şair kendini önce küçültüyor, sonra küçülttüğü yerden bir üstünlük çıkarıyor. Söz bilmemek itiraf edilirken bakış okumak marifet sayılıyor; ölçü kitaptan tecrübeye kayıyor.

  2. 2

    O şûhun sunduğu peymâneyi reddetmeziz elbet

    Anınla böylece ahd etmişiz peymânımız vardır

    1O şuhun sunduğu kadehi elbette geri çevirmeyiz.

    2Onunla böyle sözleşmişiz; verilmiş bir sözümüz vardır.

    ‘Peymâne’ kadeh, ‘peymân’ ahittir; iki kelime bir harf farkıyla aynı beyitte duruyor. İçmek böylece keyif olmaktan çıkıp tutulması gereken bir söze bağlanıyor.

  3. 3

    Münâsibdir sana ey tıfl-ı nâzım hüccetin al gel

    Beşiktaş’a yakın bir hâne-i vîrânımız vardır

    1Ey nazlı çocuğum, sana uygun düşer: belgeni al gel.

    2Beşiktaş’a yakın viran bir evimiz vardır.

    Davet, mahalle adı ve resmî belge istenerek yapılıyor. Nedîm klasik gazelin adressiz sevgilisini İstanbul haritasına yerleştiriyor; teklif, tapu diliyle söylendiği için hem ciddi hem şakacı duruyor.

  4. 4

    Elin koy sîne-i billûra rahm et âşıka zîrâ

    Beyâz üzre bizim de bir fermânımız vardır

    1Elini billur göğsüne koy da âşığa acı, çünkü

    2beyaz üzerine pençeli bir fermanımız vardır.

    Beyaz göğse konan el, beyaz kâğıda basılan padişah tuğrasına benziyor. Âşık merhamet dilenirken elindeki belgeyi de gösteriyor: acımak isteğe değil hükme bağlanıyor.

  5. 5

    Güzel sevmekte zâhid müşkilin var ise bizden sor

    Bizim ol fende çok tahkîkimiz itkânımız vardır

    1Ey zahit, güzel sevmekte bir zorluğun varsa bize sor.

    2O ilimde çok araştırmamız, çok ustalığımız vardır.

    Aşk burada medresede okutulan bir ‘fen’ gibi anlatılıyor ve şair kendini o dalın hocası ilan ediyor. Zahide yöneltilen davet, dindarlığı değil bilgisizliği hedef alıyor.

  6. 6

    Kuçup her şeb miyânın cânına cân katmada ağyâr

    Behey zâlim sen insâf et bizim de cânımız vardır

    1Rakipler her gece belini kucaklayıp canına can katıyor.

    2Behey zalim, insaf et; bizim de canımız vardır.

    ‘Bizim de canımız vardır’ sözü gazelin en gündelik cümlesi; kavga eden iki kişi arasında da duyulabilir. Yüksek üslup bir anda sokak diline iniyor ve sitem bu yüzden inandırıcı oluyor.

  7. 7

    Sıkılma bezme gel yok da’vetlimiz ancak

    Nedîmâ bendeniz var bir dahı sultânımız vardır

    1Sıkılma, meclise gel; yabancı yok, davetlimiz belli.

    2Nedîmâ kulunuz var, bir de sultanımız vardır.

    Meclisin nüfusu iki kişiye indiriliyor: bir kul, bir sultan. Kalabalığı eleyen bu davet, mahremiyeti güvence olarak sunuyor ve şairin adı da listeye kul sıfatıyla giriyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 167253 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün) korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seniNedîm · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gamze

Süzgün yan bakış

iz’ân

Anlayış, kavrayış

peymâne / peymân

Kadeh / verilmiş söz, ahit

hüccet

Kadı huzurunda düzenlenen resmî belge

tıfl-ı nâz

Nazlı çocuk; genç sevgili

pençe

Padişah fermanına basılan tuğra biçimi

itkân

Bir işi sağlam ve ustaca bilme

bîgâne

Yabancı, meclise ait olmayan