Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni
Sevgilinin nasıl yetiştiğini soran, ipek giysisindeki gülün dikeninden bile korkan ve sonunda kendi güçsüzlüğünü meclisteki sürahiye işaret ettiren yedi beyitlik gazel.
- 1
Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni
Kim yetiştirdi bu gûne servden bâlâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Ey naz sarhoşum, seni böyle pervasız kim büyüttü?
2Kim yetiştirdi de seni serviden yüksek yaptı?
- 2
Bûydan hoş rengden pâkîzedir nâzik tenin
Beslemiş koynunda gûyâ kim gül-i ra’nâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Nazik tenin kokudan hoş, renkten temizdir.
2Sanki seni koynunda al bir gül beslemiş.
Beyit yorumu +
Ten, kokudan ve renkten daha saf sayılıyor; yani duyuların ölçemeyeceği kadar ince. Gülün beslediği bir bedeni anlatmak için şair, gülü sevgiliden aşağı bir dadı yerine koyuyor.
- 3
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Güllü ipek giydin ama korkarım incitir.
2Nazlım, ipekteki gülün dikeninin gölgesi seni yaralar.
Beyit yorumu +
Korkulan şey diken değil, dokunmuş bir gülün dikeninin gölgesi. Nedîm tehlikeyi üç kat inceltiyor; teni yaralayacak şey artık maddeden tamamen çıkmış durumda.
- 4
Bir elinde gül bir elde câm geldin sâkiyâ
Kangısın alsam gülü yâhud ki câmı yâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Bir elinde gül, bir elinde kadeh geldin, ey saki.
2Hangisini alsam: gülü mü, kadehi mi, yoksa seni mi?
Beyit yorumu +
İki elde iki nesne, ortada üçüncü bir seçenek: sakinin kendisi. Beyit, sunulanla sunanı aynı listeye koyarak seçimi imkânsız kılmıyor, yalnızca utandırıcı hâle getiriyor.
- 5
Sandım olmuş ceste bir fevvâre-i âb-ı hayât
Böyle gösterdi bana ol kadd-i müstesnâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Diri fışkırmış bir âb-ı hayat fıskiyesi sandım.
2O emsali olmayan boyun bana seni böyle gösterdi.
Beyit yorumu +
Servi yerine fıskiye: boy artık dikili değil, yukarı fırlayan bir hareket. Lâle Devri bahçelerinin su oyunları, klasik boy mazmununu duran bir ağaçtan akan bir cisme çeviriyor.
- 6
Sâf iken âyîne-i endâmdan sînem dirîğ
Almadım bir kerrecik âgûşa ser-tâ-pâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Göğsüm senin endamının aynası kadar duruyken bile
2seni bir kerecik baştan ayağa kucaklayamadım.
Beyit yorumu +
Ayna sevgilinin bütün bedenini alıyor, âşığın kolları bir kez bile alamıyor. Görmekle dokunmak arasındaki mesafe, gazelin en somut yoksunluğu hâline geliyor.
- 7
Ben dedikçe böyle kim kıldı Nedîm’i nâ-tüvân
Gösterir engüşt ile meclisdeki mînâ seni
Günümüz Türkçesi +
1Ben ‘Nedîm’i böyle güçsüz kim bıraktı’ dedikçe
2meclisteki sürahi parmağıyla seni gösteriyor.
Beyit yorumu +
Suçluyu bulan şair değil, masadaki sürahi; uzun boynu bir parmak gibi işaret ediyor. İtham eşyaya devredilince gazel, şikâyetini kimseye söylemeden kanıtlamış oluyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 167255 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Soru, sevgilinin güzelliğini değil terbiyesini sorguluyor: bu pervasızlık kimin eseri? Nedîm övgüyü şikâyet kılığına sokarak sevgiliyi bir ustanın elinden çıkmış gibi anlatıyor.