Ey kaşı yâ yüzün beri dönmez misin dahı
Her beyti soruyla biten; kaybolan sevgiliden sönmeyen gönle, susan deften yasını bitiremeyen güzele kadar herkese sitem eden beş beyitlik gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey yüzün beri dönmez misin dahı
Ey -i ümîd görünmez misin dahı
1Ey yay kaşlı, yüzünü hâlâ bu yana dönmez misin?
2Ey ümidin hilâli, hâlâ görünmez misin?
- 2
Billâh ne âteş imişsin gönül meğer
Gark oldun eşk-i hûna söyünmez misin dahı
1Vallahi ne çetin bir ateşmişsin, ey gönül.
2Kanlı gözyaşına gömüldün de hâlâ sönmez misin?
Gönül kanlı yaşın içine gömülmesine rağmen yanmayı sürdürüyor. Söndürücü olanın yetmemesi, acının kendi yakıtını ürettiğini gösteriyor; ateşi besleyen şey onu bastırmaya çalışan gözyaşı.
- 3
Kanı o geceler o tarablar terâneler
Ey def anıp o zevki döğünmez misin dahı
1Hani o geceler, o eğlenceler, o nağmeler?
2Ey def, o zevki anıp hâlâ dövünmez misin?
Yas tutması istenen kişi değil, çalgının kendisi. Def zaten vurularak ses verdiği için ‘dövünmek’ hem matem hem müzik anlamına geliyor; sessizlik burada bir çalgının işini bırakması demek.
- 4
Kâfir kızı tükenmedi mi
çekip kızılca sürünmez misin dahı
1Kâfir kızı, baban için tuttuğun yas bitmedi mi?
2Kadeh çekip biraz kızıla bürünmez misin?
Siyah yasla kırmızı şarap aynı beyitte renk yarışına giriyor. Şair üzüntüyü hafife almıyor, süresine itiraz ediyor: matem giysisinin çıkarılacağı bir gün olmalı.
- 5
Dilberle mâcerânı yeter sakladın Nedîm
Nakl eyleyip biraz da öğünmez misin dahı
1Nedîm, sevgiliyle maceranı yeterince sakladın.
2Biraz anlatıp hâlâ övünmez misin?
Divan âşığı sırrını saklamakla övünür; Nedîm bu kuralı bozup anlatmayı öneriyor. Sır, korunacak bir emanet olmaktan çıkıp anlatılmadıkça harcanan bir sermayeye dönüşüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 167254 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (mef’ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kaş yaya, yüz yeni aya benzetiliyor; ikisi de görünmek için doğru açıyı bekler. Şair bir yön ve bir tarih istiyor, ikisini de alamıyor.