DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler
Gazel · 16. yüzyıl

Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler

Redifi “görsünler” olan beş beyitlik bir gazel. Baştaki emirler sevgiliyi bir seyirlik hâline getirir; sonra bakılması istenen şey güzellik değil yaradır. Son beyit bütün bu görme çağrısını paraya bağlayarak gazeli sert bir tespitle kapatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler

    Salın serv ü şîve-i reftârı görsünler

    1Açıl da bahçenin gülü ile yaban gülü o yanağı görsün;

    2salın da servi ile çam yürüyüşünün edasını görsün.

    Matla sevgiliye iki emir veriyor — açıl, salın — ve her emrin karşısına bitki tanıklar diziyor. “Görsünler” redifi gazeli baştan sona görülmek üzerine kuruyor: güzellik kendi başına değil, seyredenlerin yenilgisiyle kanıtlanan bir şey oluyor.

  2. 2

    Kapunda hâsıl itdi bu devâsuz derdi hep gönlüm

    Ne derde mübtelâ oldı dil-i bîmârı görsünler

    1Gönlüm bu devasız derdi hep senin kapında edindi;

    2hasta gönül ne derde tutulmuş, görsünler.

    Aynı redif bu kez tersine çalışıyor: bakılması istenen şey artık yanak değil hastalık. “Hâsıl itmek” kazanmak, elde etmek demek; sevgilinin kapısı derdin devşirildiği yer sayılıyor. Gazel gösteriyi güzellikten âşığın kendi harabına çeviriyor.

  3. 3

    Açıldı dâğlar sînemde çâk itdüm girîbânum

    Mahabbet gülşeninde açılan gül-nârı görsünler

    1Göğsümde yara dağları açıldı, yakamı yırttım;

    2muhabbet gülbahçesinde açılan nar çiçeğini görsünler.

    Matladaki “açıl” buyruğu burada “açıldı” olarak geri geliyor: çiçek açar, yara da açılır. Yırtılan yaka dağlanmış göğsü sergiliyor, kızıl yanıklar da nar çiçeği diye okunuyor. Bahçe benzetmesi böylece bahçeden değil bedenden çıkarılıyor.

  4. 4

    Ten-i zârumda pehlum üstühânı sayılur bir bir

    Beni seyr itmeyen ahbâb musîkârı görsünler

    1Zayıf bedenimde yan kemiklerim bir bir sayılır;

    2beni seyretmeyen dostlar mûsikârı görsünler.

    Mûsikâr, gagası ney gibi delikli olduğu söylenen efsanevî kuştur. Sayılabilir hâle gelmiş kaburgalar o delikli gagaya benzetilince âşığın bedeni bir şikâyet çalgısına dönüşüyor; kendisine bakmayan dostlara bari kuşa bakmaları söyleniyor.

  5. 5

    Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur iy Bâkî

    Olur Vallahî Billâhi heman yalvarı görsünler

    1Güzeller şefkatli olmaz demek yanlıştır ey Bâkî;

    2olur vallahi billahi — yeter ki altını görsünler.

    Bütün gazeli taşıyan “görsünler” redifi son beyitte altın sikkeye bağlanıyor: bakılması gereken şey ne yanak ne yaradır, paradır. “Yalvar” altın demek ama sesi yalvarmak fiilini de çağırıyor; yakarışla ödeme karşı karşıya getirilip iki yemin bir pazar hükmüne çevriliyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 165892 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Kaynak sayfanın başlığı “Hem Vallahi, Hem Billahi...” son beyitteki yeminden çıkarılmış modern bir yorum başlığıdır; künye divan usulünce matlaın ilk dizesiyle kuruldu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAyağun toprağın özler yürürken gökde her kevkebBâkî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nesrîn

Yaban gülü, ağustos gülü

sanevber

Çam, fıstık çamı; boy benzetmesi

şîve-i reftâr

Yürüyüş edası, salınma tarzı

dâğ

Yakılmış yara izi

girîbân

Yaka, elbise yakası

gül-nâr

Nar çiçeği

mûsikâr

Gagası ney gibi delikli olduğu söylenen efsanevî kuş

yalvar

Altın para, sikke