Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler
Redifi “görsünler” olan beş beyitlik bir gazel. Baştaki emirler sevgiliyi bir seyirlik hâline getirir; sonra bakılması istenen şey güzellik değil yaradır. Son beyit bütün bu görme çağrısını paraya bağlayarak gazeli sert bir tespitle kapatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Açıl bâğın gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler
Salın serv ü şîve-i reftârı görsünler
1Açıl da bahçenin gülü ile yaban gülü o yanağı görsün;
2salın da servi ile çam yürüyüşünün edasını görsün.
- 2
Kapunda hâsıl itdi bu devâsuz derdi hep gönlüm
Ne derde mübtelâ oldı dil-i bîmârı görsünler
1Gönlüm bu devasız derdi hep senin kapında edindi;
2hasta gönül ne derde tutulmuş, görsünler.
Aynı redif bu kez tersine çalışıyor: bakılması istenen şey artık yanak değil hastalık. “Hâsıl itmek” kazanmak, elde etmek demek; sevgilinin kapısı derdin devşirildiği yer sayılıyor. Gazel gösteriyi güzellikten âşığın kendi harabına çeviriyor.
- 3
Açıldı dâğlar sînemde çâk itdüm girîbânum
Mahabbet gülşeninde açılan gül-nârı görsünler
1Göğsümde yara dağları açıldı, yakamı yırttım;
2muhabbet gülbahçesinde açılan nar çiçeğini görsünler.
Matladaki “açıl” buyruğu burada “açıldı” olarak geri geliyor: çiçek açar, yara da açılır. Yırtılan yaka dağlanmış göğsü sergiliyor, kızıl yanıklar da nar çiçeği diye okunuyor. Bahçe benzetmesi böylece bahçeden değil bedenden çıkarılıyor.
- 4
Ten-i zârumda pehlum üstühânı sayılur bir bir
Beni seyr itmeyen ahbâb musîkârı görsünler
1Zayıf bedenimde yan kemiklerim bir bir sayılır;
2beni seyretmeyen dostlar mûsikârı görsünler.
Mûsikâr, gagası ney gibi delikli olduğu söylenen efsanevî kuştur. Sayılabilir hâle gelmiş kaburgalar o delikli gagaya benzetilince âşığın bedeni bir şikâyet çalgısına dönüşüyor; kendisine bakmayan dostlara bari kuşa bakmaları söyleniyor.
- 5
Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur iy Bâkî
Olur Vallahî Billâhi heman yalvarı görsünler
1Güzeller şefkatli olmaz demek yanlıştır ey Bâkî;
2olur vallahi billahi — yeter ki altını görsünler.
Bütün gazeli taşıyan “görsünler” redifi son beyitte altın sikkeye bağlanıyor: bakılması gereken şey ne yanak ne yaradır, paradır. “Yalvar” altın demek ama sesi yalvarmak fiilini de çağırıyor; yakarışla ödeme karşı karşıya getirilip iki yemin bir pazar hükmüne çevriliyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 165892 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Kaynak sayfanın başlığı “Hem Vallahi, Hem Billahi...” son beyitteki yeminden çıkarılmış modern bir yorum başlığıdır; künye divan usulünce matlaın ilk dizesiyle kuruldu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla sevgiliye iki emir veriyor — açıl, salın — ve her emrin karşısına bitki tanıklar diziyor. “Görsünler” redifi gazeli baştan sona görülmek üzerine kuruyor: güzellik kendi başına değil, seyredenlerin yenilgisiyle kanıtlanan bir şey oluyor.