Beni candan usandırdı
Âşığın bitmeyen cefaya, ayrılığa ve kara bahta yönelttiği sorularla ilerleyen; besteleriyle de geniş kitlelere ulaşmış ünlü gazel.
- 1
Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?
Felekler yandı âhımdan, murâdım şem‘i yanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Sevgilinin eziyeti beni canımdan bezdirdi; o eziyetten hiç usanmaz mı?
2Âhımla gökler yandı; dileğimin mumu hâlâ yanmaz mı?
- 2
Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân
Neçin kılmaz bana dermân, beni bîmâr sanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Sevgili bütün hastalara dertlerinin devasını bağışlıyor.
2Neden bana çare olmuyor; beni hasta saymıyor mu?
Beyit yorumu +
Sevgili herkesi iyileştiren bir hekim; kapısında yalnız Fuzûlî bekletiliyor. “Beni hasta saymıyor mu?” sorusu hem kırgın bir serzeniş hem de ince bir suçlama.
- 3
Gamım pinhân kılardım ben, dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem, inanır mı inanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Kederimi gizlerdim; bana onu sevgiliye açıklamamı söylediler.
2Söylesem o vefasız inanır mı, inanmaz mı bilmiyorum.
Beyit yorumu +
Derdini söylese sevgili inanmayabilir; söylemese acı içinde büyüyecek. Beyit, bir mesajı yazıp silmek kadar tanıdık bir kararsızlığı yüzyıllar öncesinden yakalıyor.
- 4
Şeb-i hicrân yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım
Uyandırır halkı efgânım, kara bahtım uyanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Ayrılık gecesinde canım yanar, ağlayan gözüm kan döker.
2Feryadım herkesi uyandırır da kara bahtım uyanmaz mı?
Beyit yorumu +
Feryat bütün halkı uyandırıyor, fakat şairin talihi uyumaya devam ediyor. Beytin en dokunaklı kişisi “kara baht”: Sanki kulakları var da yine de duymuyor.
- 5
Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Gül yüzüne bakarken gözümden kanlı yaşlar akıyor.
2Sevgilim, bu gül mevsimidir; akan sular bulanmaz mı?
Beyit yorumu +
Dışarıda bahar ve gül mevsimi, içeride kanlı gözyaşı var. Fuzûlî iki mevsimi tek manzarada çarpıştırıyor: Dünya açarken âşığın içi kararıyor.
- 6
Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil
Bana ta‘n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Sana yönelmiş değildim; aklımı sen aldın.
2Beni ayıplayan kişi seni görünce utanmaz mı?
Beyit yorumu +
Şairin savunması hazır: “Ben başlamadım, beni bu hâle sen getirdin.” Onu ayıplayan kişi sevgiliyi bir kez görse kendi hükmünden utanacak; aşk böylece kusur değil, kaçınılmaz bir sonuç oluyor.
- 7
Fuzûlî rind ü şeydâdır, hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır, bu sevdâdan usanmaz mı?
Günümüz Türkçesi +
1Fuzûlî çılgın ve kalender bir âşıktır; her zaman halka rezil görünür.
2Sorun ona: Bu nasıl bir sevdadır, bu sevdadan usanmaz mı?
Beyit yorumu +
Son soru artık sevgiliye değil, Fuzûlî’ye yöneliyor. Herkes onun aşkını delilik sayarken o, utanmayı değil aşkından vazgeçmeyi imkânsız buluyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 173072 numaralı sürüm esas alındı; yazım, okunabilirlik için sınırlı biçimde düzenlendi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Fuzûlî önce göğü yakacak büyüklükte bir âh çıkarıyor, sonra tek bir dilek mumunun bile yanmadığını görüyor. Duygu sonsuz, karşılığı yok denecek kadar küçük.