Reng-i hüsnüñ verdi haclet gülşene
Üç bentlik nakaratlı bir şarkı. İlk iki bent sevgilinin güzelliğini gül bahçesi, ayna, güneş ve ay karşısında ölçer; üçüncü bent cevre döner. Aynı nakarat iki kez gelir ama ikinci gelişinde övgü değil şikâyet cümlesi olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Reng-i hüsnüñ verdi gülşene
Tâb-ı rûyundan âyine
Mihr ü meh benzer mi sen sîmin-tene
Yok nazîrin vâr ise sensin yine
1Güzelliğinin rengi gül bahçesini utandırdı;
2yüzünün parıltısından ayna kederlendi.
3Güneş ile ay senin gümüş tenine benzer mi?
4Benzerin yok; varsa o da yine sensin.
- 2
Bir görüşte eyledin cân u dili
Nâzınıñ birden esîr ü mâ'ili
Dil şikâr etmekte işte hâsılı
1Bir görüşte canı ve gönlü birden
2nazının hem esiri hem ona meyilli ettin;
3gönül avlamakta işin özü bu.
İkinci bent bakıştan sonuca geçer. “Esîr” zorla tutulmayı, “mâ'il” isteyerek eğilmeyi anlatır; ikisinin aynı dizede durması âşıklıktaki iradesizliği tek hamlede kurar. Kaynak bu bendin nakaratını yazmaz, yerine “eyzan” der.
- 3
Tig-ı gamzen etti sînem
Firkatinle oldu cismim pek
Âşıka cevr etmede ey meh-'izâr
Yok nazîrin vâr ise sensin yine
1Gamzenin kılıcı göğsümü yaraladı,
2ayrılığınla bedenim bir hayli zayıfladı.
3Âşığa cevr etmekte, ey ay yüzlü,
4benzerin yok; varsa o da yine sensin.
Son bent güzellikten cevre döner: gamze artık kılıç, ayrılık bedeni eritiyor. Nakarat ikinci kez okunduğunda anlamı da değişir — “benzerin yok” övgüsü, eziyette benzersizlik hükmüne dönüşür. Şarkı biçiminin aynı dizeyi iki ayrı yükleme bağlamasına iyi bir örnek.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142818 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Metin kitapta “Şarkılar” bölümünde “yine nakaratlı şarkı” fihrist maddesiyle geçiyor; bu bir ad değil bölüm künyesi olduğu için başlık matlaın ilk dizesinden alındı. Sayfanın ilk iki satırı (“Şarkılar” bölüm adı ve “şarkı” tür etiketi) metne alınmadı. “nakarat” ve “eyzan” satırları da dize değil dizgi işaretidir: birincisi nakaratın geldiğini, ikincisi aynı nakaratın tekrarlandığını gösterir. Kaynak ikinci bendin nakaratını yazmayıp “eyzan” dediği için o bent üç dize bırakıldı; olmayan dize eklenmedi. Nazal ñ (“hüsnüñ”, “Nâzınıñ”) korundu; “Tig-ı” ve “dagdâr” yazımları da kaynaktaki gibi şapkasız bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sad hayf ü sad gam sad keder Kim yok vefâdan bir eserRecaizade Mahmut Ekrem · Manzume→
İlk üç dize güzelliği üç ayrı yere tutar: gül bahçesi utanır, ayna kederlenir, güneşle ay ölçüye bile giremez. Nakarat bu üç yenilgiyi tek cümlede toplayıp karşılaştırmayı kapatır — benzeri yoktur, varsa o da kendisidir.