Âşığın göz açıp bakması ne mümkün
Şair sevgilinin yanakları karşısında âşığın gözünü açamayacağını söyler; ben, Hintli asker, Cem ve kalkan imgeleri yüzü savaş alanına çevirir. Güzellik olgunlaşmıştır fakat zamanla solacaktır. Pesendî meclise çağırdığı sevgilinin gonca ağzı ve kanlı yanakları karşısında öpme arzusunu dile getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Âşıkın göz açup bakmak ne mümkün
Çarpar âşıkını sem yanakların
1Âşığın gözünü açıp bakması mümkün değildir.
2Yanakların âşığını çarpar.
- 2
Sipahiler kalkan eylemiş bütün
Hâli Hinduları Cem yanakların
1Bütün sipahiler kalkan kaldırmış.
2Yanaklarındaki benler Cem’in Hintlileri gibidir.
Sipahilerin kalkan kaldırması yüzü savaş düzenine sokar. Yanaktaki koyu benlerin Hintli askerlere benzetilmesi renk ayrımını kullanırken Cem adı sevgilinin yüzüne hükümdarlık ihtişamı ekler.
- 3
Bulmuş kemalini cemalin dilber
Âşıka mahsustur visâlin dilber
1Ey sevgili, yüz güzelliğin olgunluğa ermiş.
2Ey sevgili, sana kavuşmak âşığa mahsustur.
Cemalin kemale ermesi güzelliğin en olgun anıdır; visalin âşığa mahsus oluşu bu olgunluğun gerçek muhatabını belirler. Yine de sonraki dize zeval tehdidiyle bu zirvenin geçiciliğini hatırlatır.
- 4
Yetişmeden hüsnü zevalin dilber
Gönlüm der ki bana yanakların
1Güzelliğin solmadan önce,
2Gönlüm, yanakların bana ilaçtır, diyor.
Sevgilinin güzelliği solmadan ona erişme isteği öne çıkar; gönül, yanağı kendisi için bir ilaç ve merhem sayar. Baskıdaki ‘em’ burada emmek buyruğu değil, aşk yarasını iyileştirecek çare anlamındaki addır.
- 5
Meclisi uşşaka geleyim dersen
Bağrımı teberle deleyim dersen
1Âşıklar meclisine geleyim dersen,
2Bağrımı baltayla deleyim dersen,
Uşşak meclisine çağrı, sevgilinin görünmesiyle topluluğun tamamlanacağını söyler. Bağrın teberle delinmesi aşkın bedelidir; şair geliş karşılığında yaralanmayı bile kabul eder.
- 6
Kazara şazolup güleyim dersen
Çukurlaşır gonca fem yanakların
1Bir rastlantıyla sevinip güleyim dersen,
2Gonca ağzının yanında yanakların çukurlaşır.
Kazara sevinip gülme ihtimali âşığın mutluluğu ne kadar uzak gördüğünü belirtir. Gonca ağız gülünce yanaklarda oluşan çukurlar, soyut güzelliği yüz hareketinin gözle görülür ayrıntısına çevirir.
- 7
Biçare kalmışım netsem neylesem
Bu garip gönlümü nasıl eylesem
1Çaresiz kaldım; ne etsem, ne yapsam?
2Bu garip gönlümü nasıl yönetsem?
‘Netsem neylesem’ tekrarı karar veremeyen gönlün çaresizliğini seslendirir. Şair arzuyu yönetmek ister, fakat garip gönül aklın planına uymayan bağımsız bir özne gibi davranır.
- 8
PESENDÎ ben seni öpmek dilesem
Nem demeden döker dem yanakların
1Pesendî, seni öpmek istesem,
2Yanakların ‘nem’ demeden kan döker.
Öpme isteğine karşı yanakların kan dökmesi, kırmızı rengi yaralanma sonucuna bağlar. Pesendî yakınlık ararken sevgilinin yüzü cevap vermeden cezalandırır; şiir arzu ile tehlike arasındaki gerilimle kapanır.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Pesendî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Pesendî bölümü, 3 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-pesendi-n3-E16A6867F1E4.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bezmi muhabbeti zevki sohbetiPesendî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Âşık bakışını kaldıramaz; çünkü yanak yalnız görülen değil çarpan bir güçtür. İlk iki dize sevgilinin yüzünü gözle seyredilecek sakin bir nesne olmaktan çıkarıp âşığı sersemleten etkiye dönüştürür.