Ey sabah yeli, benden İstanbul’un sevgilisine selam söyle
Şair sabah yelinden İstanbul’un sevgilisine selam ve şehrin bahçelerine övgü götürmesini ister. İstanbul anıldığından beri gönlü gamdan kurtulmamış, gözleri şehrin yüzünü beklemiştir. Ayasofya, Fatih Camii, Kasımpaşa, Galata, Tophane ve Beşiktaş gibi yerler sıralanır. Ömer, Bağdat, Mısır, Şam ve doğu ülkeleri verilse bile İstanbul’daki en küçük işe razı olacağını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey benden selâm et yârına İstanbul’un
Kıl senâlar bağına gülzârına İstanbul’un
1Ey sabah yeli, benden İstanbul’un sevgilisine selam söyle.
2İstanbul’un bağına ve gül bahçesine övgüler sun.
- 2
Yâd olaldan berü gönlüm bulmadı gamdan halâs
Muntazırdır çeşmimiz dîdârına İstanbul’un
1İstanbul anıldığından beri gönlüm gamdan kurtulmadı.
2Gözümüz İstanbul’un yüzünü görmeyi bekliyor.
İstanbul’un yalnız adını duymak bile gönlü gamdan kurtaramaz; göz şehrin yüzünü bekleyen canlı bir özneye dönüşür. Hasret, coğrafi uzaklığı bedenin görme arzusuyla ölçer.
- 3
Bir güzel ziynet-i esâsı hub
Gûşedir izzet-i eşyâsı hub
1Temeli süslü, güzel ve görkemli bir şehirdir.
2Yabancı kişi için bir köşesi ve değerli eşyaları güzeldir.
Şehrin görkemi sağlam ve süslü kuruluşuyla anlatılır; yabancının bile barınacağı bir köşe ve değerli eşyalar bulması İstanbul’u hem güzel hem misafirperver bir merkez olarak gösterir.
- 4
Câmi’-i Sultan Mehemmed hem Ayasofya’sı hub
Benzemez bir memleket diyârına İstanbul’un
1Fatih Sultan Mehmed Camii ile Ayasofya’sı güzeldir.
2Hiçbir ülke İstanbul’un diyarına benzemez.
Fatih Camii ile Ayasofya, İstanbul’un dini ve mimari üstünlüğünü temsil eder. Başka hiçbir ülkenin ona benzememesi, iki belirgin yapının şehir bütünü adına taşıdığı eşsizliği vurgular.
- 5
Biri Kasım Paşa biri Galata Tophânesi
Âşık-ı üftâdelerle doludur
1Kasımpaşa, Galata ve Tophane ayrı ayrı yerleridir.
2Meyhanesi düşkün âşıklarla doludur.
Kasımpaşa, Galata ve Tophane’nin adları şehir haritasını somutlaştırır. Meyhanenin düşkün âşıklarla dolması, bu semtleri yalnız binalardan ibaret bırakmayıp canlı bir aşk ve eğlence çevresine bağlar.
- 6
Şimdi inkâr mı olur Beşiktaş Mevlevîhânesi(?)
Yâ menend olur mu hiç hisârına İstanbul’un
1Beşiktaş Mevlevihanesi şimdi inkâr edilebilir mi?
2İstanbul’un hisarına hiç benzer bulunur mu?
Beşiktaş Mevlevihanesi soru işareti taşıyan basılı yüzeyiyle korunur, fakat yapının ve hisarın övgüsü açıktır. Benzer bulunup bulunmadığı sorusu, şehrin manevi ve savunma yapısını eşsiz sayar.
- 7
Ey Ömer kısmetimi verir Hudâ ben gam yemem
Ne kadar az dahi olursa ben ana gam yemem
1Ey Ömer, Tanrı kısmetimi verir; üzülmem.
2Payım ne kadar az olursa olsun ona üzülmem.
Ömer kısmetin büyüklüğünü değil Tanrı tarafından verilmesini yeterli bulur. İstanbul’da çok küçük bir pay bile şikâyet edilmeyecek kadar değerli olduğundan özlem maddi kazanç ölçüsünü aşar.
- 8
Verseler Bağdâd u Mısr’ı Şâmı Şarkı istemem
ben bir ednâ kârına İstanbul’un
1Bağdat, Mısır, Şam ve doğu ülkelerini verseler istemem.
2İstanbul’un en küçük işine bile razı oldum.
Bağdat, Mısır, Şam ve bütün doğu ülkeleri İstanbul’daki küçük bir işle karşılaştırılır. Şair büyük coğrafi servetleri reddederek şehirde bulunmayı makam ve mülkten üstün tuttuğunu kesinleştirir.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “Ey Ömer kısmetimi verir Hudâ ben gam yemem”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 503 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey sabâ bizden selâm mahbûbuna İstanbul’unÂşık Ömer · Şiir→
Sabah yeli, şair ile uzaktaki İstanbul arasında haberci olur. Selamın sevgiliye, övgünün bağ ve gül bahçesine yönelmesi, şehirle sevilen kişiyi aynı özlem nesnesinde birleştirir.