Cihân hüsnü yüzünden bir varakdır
Kısa ölçüsüyle hızlı akan yedi beyit. Dünyayı sevgilinin yüzünden kopmuş tek bir yaprak sayarak açılır; her beyit o yaprağın bir harfini okur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cihân hüsnü yüzünden bir varakdır
Ki her bir harfi bin câna sebakdır
1Dünya, güzelliğinin yüzünden kopmuş bir yapraktır;
2onun her harfi bin cana derstir.
- 2
Kulum demiş keremden serve kaddin
Yüce hikmetlinin gönlü aşakdır
1Boyun, cömertliğinden serviye “kulum” demiş;
2yüce hikmet sahibinin gönlü alçaktır.
Servi boyluluğun ölçüsüdür; sevgilinin boyu ona bile kul diyecek kadar yüksek. Ama ikinci dize yükseklikten tevazuya geçiyor: gerçek yükseklik alçakgönüllülükte.
- 3
Rakîbin koyup urdum eşiğe yüz
Ana hürmet gerek kim ulurakdır
1Rakibi bırakıp eşiğe yüz sürdüm;
2ona saygı gerek, çünkü daha büyüktür.
Beyit alaylı bir mantık kuruyor: rakiple uğraşmak yerine eşiğe yönelmek. Eşik “daha büyük” sayılıyor çünkü sevgiliye ondan yakın kimse yok — rakip bu kıyasla siliniyor.
- 4
Gözüm yaşını âhım şefkatinden
Çıkardı göklere adı şafakdır
1Âhım, şefkatinden gözyaşımı göklere çıkardı;
2onun adı şafaktır.
Kızıl gözyaşı göğe çıkınca ufkun kızıllığı, yani şafak oluyor. Klasik şiirin en sevdiği türden bir kozmik abartı: kişisel acı, gökyüzünün bir olayına dönüşüyor.
- 5
Gönül bin cân verir sana ‘aceb bu
İki ‘âlemde varı bir ramakdır
1Gönül sana bin can verir; şaşılacak şey,
2iki dünyada varı yoğu bir soluktur.
Hesap tutmuyor ve şair bunu fark ediyor: verilecek bin can var ama elde tek bir nefes. Aşkın matematiği burada bilinçli olarak bozuluyor.
- 6
gözlerin ne kan içerse
Helâl olsun ana kim ‘ayn-ı hakkdır
1Haydut gözlerin ne kadar kan içerse içsin,
2helal olsun; çünkü hakkın ta kendisidir.
“Harâmî” ile “helâl” aynı beyitte karşı karşıya getiriliyor. Söz oyunu “ayn” kelimesiyle tamamlanıyor: hem “göz” hem “ta kendisi” demek. Göz, hakkın gözü olduğu için haydutluğu bile meşrudur.
- 7
Yüzün şerh edeli gülşende Şeyhî
Hayâdan gül yüzü gark-ı ‘arakdır
1Şeyhî gül bahçesinde yüzünü anlatalı beri
2gülün yüzü utançtan ter içinde kaldı.
Mahlas beyti bir kıyas yarışını bitiriyor: şiir gülü utandırmıştır. Güldeki çiy taneleri utanç teri sayılıyor — doğa olayı, edebî bir zafere dönüşüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141030 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bütün evren bir sayfaya indirgeniyor ve o sayfa sevgilinin yüzünden kopmuş. Okumak burada bir bilgi edinme değil, ders alma — “sebak” kelimesi mektebi çağırıyor.