Rind-i melâmetiz bizim hâtırımız güzeldedir
Öğüt verene verilmiş beş beyitlik bir cevap. Şeyhî zâhidi susturmakla kalmaz, güzel sevmenin ayetle savunulabileceğini söyleyerek tartışmayı onun alanına taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i melâmetiz bizim hâtırımız güzeldedir
Bize öğüt veren sanır gönül ile göz eldedir
1Biz melâmet rindiyiz, gönlümüz güzelde;
2bize öğüt veren, gönülle gözün elde olduğunu sanıyor.
- 2
Kend’özüne ver öğüdün yürü i zâhidim diyen
Mahv idemezsin alnımın yazısı çün ezeldedir
1Öğüdünü kendine ver, yürü git ey zâhidim diyen;
2silemezsin, alnımın yazısı ezelden beri böyledir.
Reddediş sertleşiyor. “Zâhidim diyen” ifadesi karşısındakinin zâhitliğini bile tartışmaya açıyor. Gerekçe yine irade dışı: yazı ezelde yazılmış.
- 3
Tanrı sever güzelleri biz sevicek hatâ mıdır
Göstereyim mi âyetin kim bilesin nezeldedir
1Tanrı güzelleri sever; biz sevince hata mı oluyor?
2Ayetini göstereyim mi ki inmiş olduğunu bilesin?
Gazelin en cüretli beyti. Şair tartışmayı zâhidin kendi zeminine, ayete taşıyor. “Göstereyim mi” meydan okuması, dinî bilgiyi karşı tarafın tekelinden çıkarıyor.
- 4
Sûret ü nakşı gözleyen kâfir ü olur
‘Âşık-ı sâdık olanın hâtırı lem-yezeldedir
1Yalnız dış görünüşe bakan kâfir ve puta tapan olur;
2sadık âşığın gönlü ise ölümsüz olandadır.
Suçlama geri çevriliyor: asıl putperest, güzelde yalnız sureti gören. Sadık âşık ise suretin ardındaki ölümsüzü görür. Bir önceki beyitteki savunma böylece bir tasavvuf ilkesine bağlanıyor.
- 5
Şeyhî bahâr günleri menfa’ati yok öğüdün
Fikri şarâb u ü ü ney ü gazeldedir
1Şeyhî, bahar günlerinde öğüdün faydası yok;
2aklı şarapta, güzelde, çengde, neyde ve gazeldedir.
Mahlas beyti tartışmayı kapatıyor: mesele haklılık değil, mevsim. Son dizedeki beş öğe art arda sıralanarak öğüdün girebileceği bir aralık bırakmıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141031 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Baştan bir kimlik ilan ediliyor: melâmet rindi, yani kınanmayı göze alan. Cevabın mantığı ikinci dizede: gönül iradeye tabi değilse öğüt de boşunadır.