DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Kaldır nikab-ı zülfünü hayrânın oldugum
Gazel · 19. yüzyıl

Kaldır nikab-ı zülfünü hayrânın oldugum

Sevgiliye doğrudan seslenen, her beyti “oldugum” redifiyle biten bir gazel. Sırasıyla örtünün kaldırılması, yüzün gösterilmesi, saçta bir kıvrım ve bir haber isteniyor; sonunda tek bir bakışa razı olunuyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kaldır -ı zülfünü hayrânın oldugum

    Ey men helâk-ı -i fettânın oldugum

    1Saçından yaptığın örtüyü kaldır, ey hayranın olduğum;

    2ey o fitneci bakışın beni helâk ettiği sevgili.

    Redif her beyti sevgiliye seslenen bir sıfat cümlesiyle kapatıyor: konuşan kişi kendini hep “senin şu hâline tutulan ben” diye tanımlıyor. “Nikab-ı zülf” saçtan yapılmış yüz örtüsü demek; sevgiliyi gizleyen şey yine kendi güzelliğinin bir parçası oluyor.

  2. 2

    Baglatma -i hasretimi îda hürmeten

    Göster -i pâkini kurbânın oldugum

    1Bayram hürmetine hasret gözümü bağlatma;

    2tertemiz yüzünü göster, ey kurbanın olduğum.

    İstek bayram hürmetine bağlanıyor: bayramda küsler barışır, kapalı yüzler açılır. “Çeşm-i hasret bağlatmak” gözün önüne perde çektirmek demek. Yüzün “pâk” sıfatını alması, isteği bir arzudan çok bir ibadet talebine yaklaştırıyor ve beytin tonunu yumuşatıyor.

  3. 3

    Yok mu garîb gönlüm için onda bir

    Ey târ mâr-ı zülf-i perîşânın oldugum

    1Garip gönlüm için o saçta bir kıvrım bile yok mu?

    2Ey dağınık saçınla darmadağın olduğum sevgili.

    Zülfün kıvrımı klasik şiirde âşığın barındığı yerdir; burada âşık o kıvrımlardan yalnızca birini, bir tutamlık sığınak istiyor. Kaynakta “târ mâr” diye dizilen ifade muhtemelen “târ u mâr”, yani darmadağın; bağlaç düşmüş görünüyor, dizeye eklenmedi.

  4. 4

    Göndermedin esîriñe bir kez peyâm-ı lûtf

    Deşt-i belâda âhla pûyânın oldugum

    1Esirine bir kez olsun bir lütuf haberi göndermedin,

    2ey belâ çölünde âh ederek peşinden koştuğum sevgili.

    Sitem burada en somut hâline iniyor: bir haber bile gelmemiş. “Peyâm-ı lûtf” lütuf haberi, “deşt-i belâ” belâ çölü demek; âşık çölde koşan biri olarak resmediliyor. Esir kelimesinin seçilmesi ilişkiyi gönüllü bir bağlılıktan bir sahiplik ilişkisine çeviriyor.

  5. 5

    Ekrem ne çâre ka'il olur bir nigâha da

    Ey men helâk-ı -i fettânın oldugum

    1Ekrem ne yapsın, bir tek bakışa da razı olur;

    2ey o fitneci bakışın beni helâk ettiği sevgili.

    Mahlas beyti bütün istekleri tek bir bakışa indiriyor; pazarlık kaybedilmiş ama ilişki sürüyor. Son dize matla'nın ikinci dizesini aynen tekrar ediyor — kaynak böyle diziyor ve bu tekrar gazeli başladığı yere, aynı çaresiz hitaba geri döndürüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142893 numaralı sürüm esas alındı. Metnin başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlasın yıldızları atıldı. Son dize matla'nın ikinci dizesini birebir tekrar ediyor; kaynak böyle diziyor, tekrar korundu. Üçüncü ve dördüncü beyitlerdeki üç dize kalıptan birer hece eksik; ayrıca “târ mâr” muhtemelen “târ u mâr” olmalı, bağlaç düşmüş görünüyor — dizeye eklenmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKarardı çeşmime yekser cihân baht-ı siyâhımdanRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nikab

Yüz örtüsü, peçe

gamze

Süzgün, manalı bakış

fettân

Fitne çıkaran, baştan çıkaran

çeşm

Göz

cemâl

Yüz güzelliği

şikenc

Kıvrım, büklüm

deşt-i belâ

Belâ çölü

pûyân

Koşan, seğirten