DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Karardı çeşmime yekser cihân baht-ı siyâhımdan
Gazel · 19. yüzyıl

Karardı çeşmime yekser cihân baht-ı siyâhımdan

Redifi “baht-ı siyâhımdan” olan bir kara talih şikâyetnamesi. Her beyit bir felâketi aynı tek sebebe bağlar; gökyüzü bile şairin bahtından sürme alır. Son beyitte söz beklenmedik biçimde övülen bir mîre döner.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Karardı çeşmime cihân baht-ı siyâhımdan

    Görünmez rûz-ı rûşen bir zamân baht-ı siyâhımdan

    1Kara bahtımdan gözüme bütün cihan karardı;

    2kara bahtımdan bir an bile aydınlık gün görünmez oldu.

    Redif bir ayrılma hâli taşıyor: “-dan”. Her beyit böylece bir sonucu tek kaynağa, kara bahta bağlayan bir cümleye dönüşüyor; gazel şikâyet listesinden çok bir nedensellik zinciri kuruyor. Matla' siyah ile aydınlığı karşı karşıya koyarak rengi metnin ölçüsü yapıyor.

  2. 2

    -ı belâda dershân-ı mihnet-i aşkım

    Kazâ her lâhza eyler imtihân baht-ı siyâhımdan

    1Belâ mektebinde aşk mihnetinin dersini okuyanım;

    2kaza her an kara bahtımdan beni imtihan eder.

    Beyit mektep sözlüğüyle kurulur: belâ mektebi, aşk mihnetinin dersi ve kazanın yaptığı imtihan. Konuşanın kara bahtı sınanmasının kaynağıdır; yorum şairin dış biyografisini benzetmenin kanıtı yapmaz.

  3. 3

    Perîşân hâtır-ı zârım perîşân âh-ı serdimden

    Yamân ahvâl-i mahzûnum yamân baht-ı siyâhımdan

    1Ağlayan gönlüm perişan, soğuk âhımdan perişan;

    2hüzünlü hâlim yaman, kara bahtımdan yaman.

    İki dize aynı kalıba dökülmüş: sıfat, isim, sonra sıfatın tekrarı ve sebebi. “Perîşân… perîşân” ile “yamân… yamân” eşleşmesi şikâyete tekerleme sağlamlığı veriyor. Âhın soğuk olması alışılmışın tersi; ateşli âh yerine donduran bir rüzgâr çalışıyor.

  4. 4

    -yı derûna rûz u şeb sevdâ-yı zülfüñle

    Göñül eder sad dâsitân baht-ı siyâhımdan

    1Gönül, zülfünün sevdasıyla gece gündüz içimin süveydasına

    2kara bahtımdan yüz destan karalar.

    Beytin kelime oyunu tek bir Arapça kökten çıkıyor: süveydâ, sevdâ ve tesvîd üçü de siyahlık kökünü paylaşır; redifteki “siyâh” ile aynı renk dört kez tekrarlanmış olur. “Tesvîd” müsvedde yazmak demek: gönül destanlarını karalarken hem yazıyor hem karartıyor.

  5. 5

    Eder meyl-i hilâl-i mehle çeşm-i şâhid-i kâma

    sürmesâyi âsmân baht-ı siyâhımdan

    1Gökyüzü, ay hilâline meylederek murat güzelinin gözüne

    2kara bahtımdan durmadan sürme çeker.

    Hilâl burada sürme çekilen mile benzetiliyor ve sürmenin siyahı şairin bahtından ödünç alınıyor: kara talih artık bir felâket değil, göğün kullandığı bir malzeme. Böylece şikâyet gizli bir övünmeye dönüşüyor; kâinatın süsü şairin karanlığından yapılıyor.

  6. 6

    Degildir kabil-i u hâsılı Ekrem

    Felekte gördügüm gadr u ziyân baht-ı siyâhımdan

    1Ekrem, sözün kısası, sayılıp açıklanır gibi değil

    2kara bahtımdan felekte gördüğüm zulüm ve ziyan.

    Mahlas beyti listeyi kapatmak yerine listenin bitirilemeyeceğini ilan ediyor: “ta'dâd u tibyân”, yani sayma ile açıklama yetersiz kalır. Şikâyet gazellerinin bilinen kapanış hamlesi; söz tükenirken derdin tükenmediği söyleniyor.

  7. 7

    Cenâb-ı mîr-i memdûhü'l-hısâle peyrev olmuşdur

    Urur dem hâme-i mu'ciz-beyân baht-ı siyâhımdan

    1Hasletleri övülen mîr hazretlerinin ardınca gitmiştir;

    2mucize söyleyen kalem kara bahtımdan dem vurur.

    Mahlas beytinden sonra gelen bu beyit gazelin düzeninden çıkıyor: muhatap birden övülen bir mîr oluyor, konuşan da şair değil onun kalemi. Kaynak sayfa iki beyti tek metin içinde dizdiği için ayrılmadı; bir kasideye bağlanan geçiş beyti olabilir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142900 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in Kafiye-i Nûn bölümünün yedinci gazeli. Sayfa başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı dize sayılmadı, mahlasın yıldızları atıldı. On dört dizenin on ikisi hezecin on altı hecesini dolduruyor; ikinci beytin ilk dizesi ile beşinci beytin ikinci dizesi birer hece eksik, düzeltilmedi. Yapı bakımından dikkat çeken nokta şu: mahlas altıncı beyitte geçiyor ama sayfa ondan sonra bir beyit daha diziyor ve o beyit gazelin şikâyet düzeninden çıkıp bir “mîr”i övüyor. Kaynak ikisini tek metin olarak verdiği için ayrılmadı. Eski imlâ (“zülfüñle”, “Göñül”, “gördügüm”) korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKavseyn-i Kazâ Halka-i Cem'iyyetimizdir
Kavseyn-i kazâ halka-i cem'iyyetimizdir
Recaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

yekser

Baştan başa, tamamen

debistân

İlk mektep, okul

ders-hân

Ders okuyan, öğrenci

süveydâ

Kalbin ortasındaki siyah nokta

tesvîd

Karalama, müsvedde yazma

hemâre

Daima, durmadan

ta'dâd

Sayıp dökme

tibyân

Açıklama, beyan etme