Hatt-ı şeb-rengi gamıyla dilde sevdâ yüz verir
On dizesinin her biri “hat” kelimesiyle açılan, redifi “yüz verir” olan bir söz oyunu gazeli. Ayva tüyü, yazı satırı ve hüsn-i hat aynı kelimede toplanıyor; sevgilinin yüzü okunacak bir sayfaya dönüşüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı şeb-rengi gamıyla dilde sevdâ yüz verir
Hat-be-hat sad -i dâg-ı yüzverir
1Gece renkli ayva tüyünün gamıyla gönülde sevda baş gösterir;
2satır satır, kalbin kara noktasında yüz yara açılır.
- 2
-ı mu 'ciz nakş ile yazmış kazâ ruhsârına
Âyet-i hüsnün ki ettikçe temâşâ yüzverir
1Kaza, onun yanağına mucizeli bir yazıyla nakşetmiş;
2güzelliğinin âyeti, seyrettikçe kendini gösterir.
Beyit yüzü bir mushaf sayfasına çeviriyor: kâtip kaza, yazı mucize, satır ise âyettir. Mu'ciz kelimesi Kur'an'ın benzerinin yazılamaz oluşuna gönderme yapar; sevgilinin yüzü de aynı gerekçeyle taklit edilemez ilan edilir. Bakış burada okumanın yerini alır.
- 3
ber-âverdir cemâl-i pâk-i cânân ba'd-ezîn
Dilde bî-pervâ yine hayli temennâ yüzverir
1Bundan böyle sevgilinin tertemiz yüzünde ayva tüyü belirmiştir;
2yine de gönülde pervasızca hayli istek baş gösterir.
Sevgilinin yüzünde ayva tüyü belirmiştir; buna rağmen gönülde pervasız istekler yeniden baş gösterir. ‘Ba'd-ezîn’ değişimi zamana bağlar, ‘bî-pervâ’ ise arzunun bu değişime aldırmadığını söyler. Başka şiirlerdeki güzellik yargıları karşılaştırmaya sokulmaz.
- 4
eylemez kılmaz ta'allüm dersini
-i devrân o şûha gör ki halâ yüzverir
1Ayva tüyü ne meşk eder ne ders öğrenmeye yanaşır;
2buna rağmen devrin hocası o şuha hâlâ yüz veriyor.
Beyit bir mektep sahnesi kurar: temeşşuk yazı meşk etmek, ta'allüm ders almaktır. Şuh öğrenci hiçbirini yapmaz, ama hoca ona iltimas geçer — çünkü “yüz vermek” hem redifin göz göstermesi hem kayırma anlamındadır. Söz oyunu iki anlamı aynı dizede çalıştırır.
- 5
-ı gûn-â-gûn ile yazılsa Ekrem bu gazel
Yaraşır kim tarz-ı hâsında bu ma'nâ yüzverir
1Ey Ekrem, bu gazel rengârenk bir hatla yazılsa yeridir;
2kendine mahsus üslubunda bu mana yüz gösterir.
Mahlas beyti ‘hat’ı yazı sanatına çevirir: gazelin türlü türlü hatla yazılmasının yakışacağı söylenir. ‘Tarz-ı hâs’ hem yazının biçimini hem bu gazeldeki özel söz oyununu gösterir; özgünlük veya corpus sıralaması iddia edilmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142859 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/Kafiye-i Râ/On Dördüncü Gazel”dir; künye matlaın ilk dizesiyle kuruldu, baştaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlas dizesindeki yıldızlar atıldı. Redif kaynakta bir “yüz verir” bir “yüzverir” diye dizilmiş, üçüncü beyitte “mu 'ciz” araya boşluk girmiş hâlde geçiyor; ikisi de düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla bütün gazelin kelime oyununu kuruyor: “hat” hem sevgilinin ayva tüyü hem bir yazı satırıdır, bu yüzden “hat-be-hat” aynı anda tüy tüy ve satır satır demektir. Sevdâ ile süveydâ da aynı kökten gelir ve ikisi de siyahlığı gösterir; gönüldeki karalık böylece hem duygu hem mürekkep olur.