DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Hem berk-i cemâliz ruh-ı Leylâ'da ıyânız
Gazel · 19. yüzyıl

Hem berk-i cemâliz ruh-ı Leylâ'da ıyânız

Baştan sona birinci çoğul kişiyle söylenmiş bir fahriye. Her beyit "biz şuyuz" diye yeni bir kimlik iddia eder: Leylâ'nın yanağındaki şimşek, meyhane kapısındaki dilenci-şah, yaysız atılan kaza oku. Kapanışta iddia şairliğe döner.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hem -i cemâliz ruh-ı Leylâ'da ıyânız

    Hem âteş-i aşkız dil-i içre nihânız

    1Hem güzelliğin şimşeğiyiz, Leylâ'nın yanağında apaçığız;

    2hem aşkın ateşiyiz, Kays'ın gönlünde gizliyiz.

    Matla, Leylâ ile Mecnun hikâyesini ikiye bölüp iki yarısını da üstlenir. Beytin ekseni ıyân/nihân, yani açık/gizli karşıtlığıdır ve bu karşıtlık sevgili ile âşık ayrımının üstüne oturur. Kays, Mecnun'un delirmeden önceki adıdır; şair kendini iki tarafın da kaynağı ilan eder.

  2. 2

    Ol dâver-i aşkız dil-i sad-çâk ile her dem

    Bin leşker-i endûh ü gama -i emhanız

    1O aşk hükümdarıyız ki yüz parça gönlümüzle her an

    2bin keder ve gam ordusuna sığınak mağarasıyız.

    Beyit iki askerî görüntüyü ters çevirir: yüz yerinden yarılmış gönül bir yenilgi işareti sayılacakken hükümdarlık nişanına dönüşür, gam orduları da düşman değil misafirdir. "Kehf" mağara demektir ve Ashâb-ı Kehf kıssasını çağırır; kaynağın "emhanız" yazımı ise "emân" okumasını istiyor.

  3. 3

    Biz -i der-i meyhâne-i aşkız

    Keyhüsrev-i dânâ-dil-i Cemşîd-nişânız

    1Biz aşk meyhanesinin kapısında toprağa oturanlarız;

    2gönlü bilge, Cemşîd nişanlı bir Keyhüsrev'iz.

    Rind şiirinin klasik ters çevirmesi: eşikte toprağa oturmak bir düşkünlük değil, saltanat iddiasının dayanağıdır. Keyhüsrev ile Cemşîd'in birlikte anılması tesadüf değildir; ikisi de dünyayı gösteren kadehle ünlüdür, yani içki ile hükümdarlık aynı görüntüde toplanır.

  4. 4

    Teng olsa aceb mi bize nüh-sâha-i imkân

    Biz -i hoş-cünbüş-i âzâd-ı nânız

    1İmkân âleminin dokuz sahası bize dar gelse şaşılır mı?

    2Biz ekmek kaygısından âzat, hoş salınışlı bir refrefiz.

    Dokuz felek bile dar sayılıyor ve gerekçe olarak mirac bineği refref gösteriliyor — o feleklerin ötesine geçen tek araç. Beytin asıl sürprizi son kelimededir: bu kozmik genişliğin şartı "âzâd-ı nân", yani ekmek derdinden kurtulmaktır. Gökle mutfak aynı dizede buluşur.

  5. 5

    Yârân iledir da'vi-i bî-câmız acebkim

    A'dâya tebehgerde-i nakd-i dil ü cânız

    1Yersiz davamız dostlarladır, tuhaftır ki

    2düşmanlara gönül ve can sermayemizi harcamışızdır.

    Gazelin tek özeleştirel beytidir: kavga dostlarla, cömertlik düşmanlarladır. "Nakd" peşin para demektir; gönül ile can bir kesenin içeriği gibi sayılır ve yanlış yere harcandığı söylenir. "Bî-câ", yersiz; iddiaların ardı ardına dizildiği bir şiirde kendi davasını yersiz ilan etmek dikkate değer.

  6. 6

    Biz fitne-i şûr-efken-i bî-güft ü şinîdiz

    Biz tîr-i kazâ -i bî-kavs ü gümânız

    1Biz dedikodusu edilmemiş, gürültü salan bir fitneyiz;

    2biz kaza okuyuz, yaysız ve şüphesiz bir sığınağız.

    İki dize de ikişer kelimelik olumsuzlamalarla kurulur: "bî-güft ü şinîd" (söylenmemiş ve işitilmemiş), "bî-kavs ü gümân" (yaysız ve şüphesiz). Kaza okunun yaya ihtiyacı yoktur, bu yüzden ondan kaçılamaz; aynı şeyin bir de sığınak sayılması beytin göze alınmış çelişkisidir.

  7. 7

    Ârâyiş-i elfâz ne lâzım bize Ekrem

    Biz şâ'ir-i -ı tâze-beyânız

    1Ey Ekrem, söz süsüne ne gerek var bize;

    2biz renkli sözlü, taze anlatımlı şairleriz.

    Kapanış bir poetika beyanıdır ve Ekrem'in ilerideki edebî kavgasını önceler: Muallim Naci ile tartışacağı mesele tam olarak eskimiş söz ile taze söz meselesiydi. Beytin ince ironisi de burada — söz süsünü reddeden dize, kendisi üç halkalı bir Farsça tamlama zinciriyle kurulmuştur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142866 numaralı sürüm esas alındı. On beş satırın ilki kitabın bölüm başlığıdır ("İbtidâ-yı Gazeliyyât"), dize sayılmadı; geriye yedi beyit kalıyor. Dördüncü dizedeki kafiye kelimesi kaynakta "emhanız" yazılmıştır; anlam "kehf-i emân" (emniyet mağarası) okumasını gerektirir, ama metin düzeltilmedi. Mahlas kaynakta boşluksuz "* Ekrem*" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı. Beşinci, altıncı, sekizinci ve on üçüncü dizeler ham hece sayısı olarak kalıptan bir eksiktir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHengâme-i bahâr ne âlemdedir acebRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

berk

şimşek

ıyân

apaçık, görünür

Kays

Mecnûn'un asıl adı

kehf

mağara

hâk-nişîn

toprakta oturan

refref

mirac'ta binildiğine inanılan binek; ince kumaş

me'men

sığınılacak yer

rengîn-sühan

renkli, parlak sözlü