Hem berk-i cemâliz ruh-ı Leylâ'da ıyânız
Baştan sona birinci çoğul kişiyle söylenmiş bir fahriye. Her beyit "biz şuyuz" diye yeni bir kimlik iddia eder: Leylâ'nın yanağındaki şimşek, meyhane kapısındaki dilenci-şah, yaysız atılan kaza oku. Kapanışta iddia şairliğe döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hem -i cemâliz ruh-ı Leylâ'da ıyânız
Hem âteş-i aşkız dil-i içre nihânız
1Hem güzelliğin şimşeğiyiz, Leylâ'nın yanağında apaçığız;
2hem aşkın ateşiyiz, Kays'ın gönlünde gizliyiz.
- 2
Ol dâver-i aşkız dil-i sad-çâk ile her dem
Bin leşker-i endûh ü gama -i emhanız
1O aşk hükümdarıyız ki yüz parça gönlümüzle her an
2bin keder ve gam ordusuna sığınak mağarasıyız.
Beyit iki askerî görüntüyü ters çevirir: yüz yerinden yarılmış gönül bir yenilgi işareti sayılacakken hükümdarlık nişanına dönüşür, gam orduları da düşman değil misafirdir. "Kehf" mağara demektir ve Ashâb-ı Kehf kıssasını çağırır; kaynağın "emhanız" yazımı ise "emân" okumasını istiyor.
- 3
Biz -i der-i meyhâne-i aşkız
Keyhüsrev-i dânâ-dil-i Cemşîd-nişânız
1Biz aşk meyhanesinin kapısında toprağa oturanlarız;
2gönlü bilge, Cemşîd nişanlı bir Keyhüsrev'iz.
Rind şiirinin klasik ters çevirmesi: eşikte toprağa oturmak bir düşkünlük değil, saltanat iddiasının dayanağıdır. Keyhüsrev ile Cemşîd'in birlikte anılması tesadüf değildir; ikisi de dünyayı gösteren kadehle ünlüdür, yani içki ile hükümdarlık aynı görüntüde toplanır.
- 4
Teng olsa aceb mi bize nüh-sâha-i imkân
Biz -i hoş-cünbüş-i âzâd-ı nânız
1İmkân âleminin dokuz sahası bize dar gelse şaşılır mı?
2Biz ekmek kaygısından âzat, hoş salınışlı bir refrefiz.
Dokuz felek bile dar sayılıyor ve gerekçe olarak mirac bineği refref gösteriliyor — o feleklerin ötesine geçen tek araç. Beytin asıl sürprizi son kelimededir: bu kozmik genişliğin şartı "âzâd-ı nân", yani ekmek derdinden kurtulmaktır. Gökle mutfak aynı dizede buluşur.
- 5
Yârân iledir da'vi-i bî-câmız acebkim
A'dâya tebehgerde-i nakd-i dil ü cânız
1Yersiz davamız dostlarladır, tuhaftır ki
2düşmanlara gönül ve can sermayemizi harcamışızdır.
Gazelin tek özeleştirel beytidir: kavga dostlarla, cömertlik düşmanlarladır. "Nakd" peşin para demektir; gönül ile can bir kesenin içeriği gibi sayılır ve yanlış yere harcandığı söylenir. "Bî-câ", yersiz; iddiaların ardı ardına dizildiği bir şiirde kendi davasını yersiz ilan etmek dikkate değer.
- 6
Biz fitne-i şûr-efken-i bî-güft ü şinîdiz
Biz tîr-i kazâ -i bî-kavs ü gümânız
1Biz dedikodusu edilmemiş, gürültü salan bir fitneyiz;
2biz kaza okuyuz, yaysız ve şüphesiz bir sığınağız.
İki dize de ikişer kelimelik olumsuzlamalarla kurulur: "bî-güft ü şinîd" (söylenmemiş ve işitilmemiş), "bî-kavs ü gümân" (yaysız ve şüphesiz). Kaza okunun yaya ihtiyacı yoktur, bu yüzden ondan kaçılamaz; aynı şeyin bir de sığınak sayılması beytin göze alınmış çelişkisidir.
- 7
Ârâyiş-i elfâz ne lâzım bize Ekrem
Biz şâ'ir-i -ı tâze-beyânız
1Ey Ekrem, söz süsüne ne gerek var bize;
2biz renkli sözlü, taze anlatımlı şairleriz.
Kapanış bir poetika beyanıdır ve Ekrem'in ilerideki edebî kavgasını önceler: Muallim Naci ile tartışacağı mesele tam olarak eskimiş söz ile taze söz meselesiydi. Beytin ince ironisi de burada — söz süsünü reddeden dize, kendisi üç halkalı bir Farsça tamlama zinciriyle kurulmuştur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142866 numaralı sürüm esas alındı. On beş satırın ilki kitabın bölüm başlığıdır ("İbtidâ-yı Gazeliyyât"), dize sayılmadı; geriye yedi beyit kalıyor. Dördüncü dizedeki kafiye kelimesi kaynakta "emhanız" yazılmıştır; anlam "kehf-i emân" (emniyet mağarası) okumasını gerektirir, ama metin düzeltilmedi. Mahlas kaynakta boşluksuz "* Ekrem*" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı. Beşinci, altıncı, sekizinci ve on üçüncü dizeler ham hece sayısı olarak kalıptan bir eksiktir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla, Leylâ ile Mecnun hikâyesini ikiye bölüp iki yarısını da üstlenir. Beytin ekseni ıyân/nihân, yani açık/gizli karşıtlığıdır ve bu karşıtlık sevgili ile âşık ayrımının üstüne oturur. Kays, Mecnun'un delirmeden önceki adıdır; şair kendini iki tarafın da kaynağı ilan eder.